Bireysel Mesaj Gösterim Modu

Görüntülenme: 51096
Eylem Hatırası
2013/06/18 11:46
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! 6.7 (2 oy)

Benim gibi televizyondan, radyodan, internetten uzak biriyseniz eğer; başına gelenler mübah diyebilirsiniz. 1 Haziran günü ingilizce kursumdan çıktım, yanımda bir arkadaşımla indik Güvenpark'a. Şoför yol kapalı inmek isteyen buyursun dedi MSB'nin orda. Atladık bizde *genciz, yürürüz* artistliğiyle. Bi sıra jandarma, bi sıra polis eşliğinde Güvenpark'a kadar yürüdük. Eylem olduğunu anladık velakin ne ben ne kurs arkadaşım şimdiye kadar dolaylı bile olsa herhangi bir eylemin kenarından geçmediği için bilemedik başımıza gelecekleri. Arkadaş şehir dışına çıkacak, benim bir kitap almam lazım dedi ve başladık olgunlara doğru yürümeye. Aman Allahım gitmez olaydık! Daha üst geçite yeni adım atmıştık ki TOMA tazyikli suyu savurdu, kıl payı kurtulduk ama hala olayın ciddiyetinin farkında değiliz. Meşrutiyet girişinde önümde gençten bir çocuk aldı kaldırım taşını yere attı parçaladı ve savurdu bulvardaki polislere. Ağzım açık bakakaldım sadece. Polis bize doğru koşmaya başladı, caddenin içlerine koşmaya başladık; göstericiler ve olaydan bi haber olanlarla. Meşrutiyet üst geçit iskelesinde bir takım sağcı grup polisi tahrik ederken, bir takım solcu grup polisi karanfile çekmeye çalışıyordu. Biber gazını tatmak bize de nasip oldu. Hiç tanımadığımız biri bize limonla yardım etti- ve ben limon-biber gazı ikilisini yüzyılın buluşu olduğunu düşünüyorum o günden beri- Bir kaç saniyelik gözlemimden sonra o kişinin eylemci olduğunu ve bu görevi üstlendiğini anlayabildim.

Nihayetinde kitaptan vazgeçmeyi akıl edebildik ve Karanfil Sokaktaki bir restauranta sığındık. Dışarda millet birbirini yerken  çalışanlar camın kenarına çekmiş sandalyeleri film edasıyla dışarıyı izliyorlar.Olaylar hararetlendikçe içerde sesler yükseliyor, benim ağzım hala açık.Kominin teki çıktı restaurantın önüne bir elinde limon, bir elinde su göstericilere yardım ediyor tabi yardımının karşılığı parasını da alıyor.Güler misin, ağlar mısın...İlkokul arkadaşlarımdan birinin o sokokta bi kafede çalıştığı geldi aklıma. Başladık ona doğru koşmaya.Neden korkacağımı bilemedim; havada uçuşan taşlardan mı, tazyikli sudan mı, tüm nefesimi kesen gazdan mı... Herkes bi yanlara koşarken Karanfil'in ortasında bastonlu bi amca turistik geziye çıkmış: Yüksel metro girişinde polisler, karşısında barikat kurmuş eylemciler; bi taş bi gaz bi taş bi gaz... Amcanın dünya umrunda değil seyrede seyrede yol alıyor.Olayın şaşkınlığıyla etrafı nasıl gözlemleyebildim anlayamıyorum. Nihayetinde kafeye ulaştık. Girişte bir masa emekli teyzeler atmışlar bacak bacak üstüne, ellerinde sigara-İngiltere kraliçesi edasıyla- 'Faşist köpek ayol bunlar ' demez mi. Gelmişsin altmışına totonu yaymaktan ve boş konuşmaktan başka bir işlevin yok diyemedim tabi. Oturduk, soğuk bişeyler içelim bi kendimize gelelim derdindeyiz. Göstericiler kafeye daldı.Polisin yakında olduğunu seslerden ve kokulardan anlayabiliyoruz. Olan oldu ve polis cafe girişine attı gazı. Orada çalışan arkadaşım gazdan etkilendi ve bayıldı, çok korktum çok... Yaklaşık içerde 60 70 kişi vardı (eylemcileri saymıyorum) ve herkes birbirine yardım etti biri elinde limonlarla dolaşırken diğeri su dağıttı.Ordan çıkmamız gerekti çünkü arkadaş şehir dışına çıkacak ama metro kapalı ne yapsak ne yapsak...Uzattık kafamızı  Karanfil metrosuna polisle eylemciler birbirine girmiş.Bir zabıta arabası vardı park edilmiş, 6-7 kişi arabayı duvara doğru iteklemeye çalışıyordu. Bi kere daha açıldı ağzım. Bu neyin hırsıydı ki kime ne için zarar veriyorduk. Doğru ya da yanlış olsun desteklediğimİz şeyler için yaptıklarımızın bedelini tüm millet olarak ödeyeceğimizi idrak etmek çok mu zordu ya da oturduğumuz yerden faşist köpekler demek ya da kaldırımları parçalamak yerine başka şekilde mi ifade etseydik kendimizi... Oraya girdiğimiz gibi çıkmamız gerekti, Yüksel'de duran polise doğru koştuk ve yardım istedik. Polis 'Onlar taş atmıyo, biz gaz atmayız,koşun!' demesiyle hooop biz yine koşuyoruz yine. Kolej metrosuna kadar koşmamızın ardından aştiye sağ salim ulaştık çok şükür

Söylenecek tek şey: Sürü psikolojisiyle yaşıyoruz; Düşünmeden hareket ediyoruz,düşünmeden...

Bu mesaj, zende-ru tarafından, 18.06.2013 13:46:30 itibariyle düzenlenmiştir.
Abonelik Bilgisi Abonelik
Kullanıcı Adı:
Parola:
Bilgi Hatırlatma Yeni Üyelik
İletişim | Kullanım Şartları | Reklam Bilgileri | Tüm Üyeler | Ne Nasıl Yapılır? | Arama | RSS | Twitter | Facebook | Youtube

Son Üyeler: mutluayten, aytenmutlu, 34efsane, falconx, dmr136,
Son Oturumlar: