Kullanıcı Adı:
Parola:
Bilgi Hatırlatma Yeni Üyelik
Beğen
Paylaş
Sayfa: Site:

Geçmişe İnce Fasıl; Yeşilçam

Esra Hatipoğlu
Geçmişe İnce Fasıl; Yeşilçam

Nostaljinin ışıltısı, mutluluğun perde perde yüzümüze temaşa ettiği, geçmişimize ince bir fasıldır; Yeşilçam...
Siyah-beyaz karelerin yansıdığı ekranlarda, masmavi ufuklara yolculuktur. Ruh  iklimimize sükut-u ihtişam ve bir derya olmuştur, adeta... Üşüyen kelimelerimizin, has yüreklerde can bulduğu ana, maziye sesleniştir.

Geçmişin parıltısına özlem duyduğumuz şu zamanlarda, Yeşilçam iklimi bize bir dost eli, tutunma ve ab-ı hayat olmuştur.
Gözyaşlarımız saklıdır artık, akmak için Yeşilçamlar'a... Arşivlik bir şaheserdir onlar, gönül libasımızda... Halet-i ruhiyetimize bir renk, bir canlılık katmışlardır. İçtenliğe, sımsıcacık cümlelerin döküldüğü dile hasret kaldığımız şu zamanlarda, güleç simalarıyla bembeyaz sayfa açtılar hayatımıza...
Sevginin katıksız, insan eliyle emekle yapıldığını öğrenmiştik onlardan.

Yüzlerindeki çizgileriyle hayata meydan okurcasına aşklarını anlatırlardı. Çizgileri; hayatın hüznüne, güzüne neşesine bir fotoğraftır, adeta... Duygu yüklü acı damlacıklarının sereserpildiği filmler bile mutlu sonla bitmeyi bilirdi... Umuttu aşıkları, dostaneydi sohbetleri... Hayatlarının fonunu grimsi renkler çalmamıştı, onların... Hüzün tınısını duymazdı kulakları...

Asıl süsünü gönlünde, en görkemli dantelasıyla sunardı onlar... Onlar için karanlık; biçilesi bir renk değildi , yeşeren düşlerinde... Gökkuşağının yedi parıltısı vardı, sevecen yüzlerinde... Ve yel yel huzmesini bırakmışlardı sinemize...

Mehtaba dalardık onlarla, hazan düşleri unuturduk... Soğuk, zemberek keşmekeş hayatımızın bir köşesinde sıkışıp kalırken, onlar küçücük bir el uzattılar bize... Bir serçe gibi titreyen yüreğimize sımsıcacık bir avuç açmıştı, onlar... Aşk-ı muhabbetleri gönlümüzü pek eylerdi. Sevmiştik Kemal Sunal'ı, Adile Naşit'i, Şener Şen'i, Türkan Şoray'ı... Gülmek ve ağlamak arasındaki ince sızıydı, onlar...
Onlar cana can katan yüreklerdi. Kimilerinin şen kahkahası, kimilerinin efsunkar bakışlısıydı...

Hayat ne kadar yellerini estirse de iklimime,
Ben kapılmışım mazimdeki mavi düşlere...
Ve hadi sende kulak ver serzenişime

Sevgilerimle


Bu sayfa, 7.9.2009 tarihinde yayınlanmış ve 14691 defa görüntülenmiştir.
Oyla!
7,5 (1 oy)
Abonelik Bilgisi
Yorumlar
Hatip 14.12.2010 11:42:02 Bildir!
Herkesin aklında o döneme ait iyi izlenimler olmayabilir, buna benimde saygım var. Ama bakış açınızı farklı bir yöne çekecek olursam her şeyin iyi zaviyeden bakmakta mümkün.Yeşilçam burada bir sembol, asıl anlatmak istenilen samimiyet ve doğallığın bir mazi olarak kalması hayatta. Ben şimdi ki karakterler yerine onları tercih ederim, izlerken tat veriyor en azından.Farklı amaçlarla yapılmışsa da farkına varamadım diyelim, iyi ki de varmamışım belki de.Aldıklarım daha anlamlı ve aldığım iyi yanlarla mutluyum...Vesselam
Itri 18.10.2010 23:56:27 Bildir!
Bence biz o dönemde yaşadığımız için özlüyoruz eski günleri.. Herkezin özleminin perde arkasında başka şeyler var. Herkezin sebebleri ayrı.

Bizim hissettiğimiz bu duyguları yeni nesiller hissetmiyor." Adile Naşit kimmiş" diyorlar. Onların beğenileri ayrı.Belki çok eskilerde sinemayı eleştiriyorlardı."Nerede o eski orta oyunları?" diye..Çok sonra şimdinin yenisi nesil eskiyince "ah neydi o cem yılmazlar" dediklerinde sonrası nesil onara bön bön bakacak.. Bu akış herhalde hayatın bir akışı.

Eskilerde yeşilçamın böyle özlemle andığımız güzellikleri olduğu gibi utandığımız rezilliklerinide hatırlamak lazım. "Yakışıklı oğlan" dediğimiz Tarık Akan bile bir amaç için yapıyorlarmış bunları.. Ve aslında yeşilçamın niyetini sorguladığımızda hiçte masum olmadıklarını görüyoruz. Zaman olsa bunun delilleriyle yazardım.

Ne dersiniz, çokmu karamsar oldu?
Tatlı hayallerinize biraz limonmu sıktım?
E öyleyse özür dilerim. Ben ne zalım adam mışım.
VE303 10.10.2010 21:05:04 Bildir!
bu müzik beni eskilere götürdü üstü dantelle örtülmüş  siyah beyaz televizyon tahta divan  kömür sobası  ve heyacanla seyrettıgımız flimler
Aslancan 29.8.2010 02:06:02 Bildir!
Selam üzerinize olsun,
her şeyi yoktan vareden, gönüllere sevgiyi bahşeden ve kulunu hiç yalnız bırakmayan, kalpleri eviren çeviren (...ne muhteşem!) Allah'ın rahmeti ve bereketide.
Yeşilçamın artısı eksisini telafi etmeye yetmiyor.
Aldığı verdiğinden çokca fazla.
Ölçüye göre değerler algılanır; ölçümüzü tanıyalım...
Vesselam
Hatip 7.2.2010 16:44:55 Bildir!
Çok çok çok Teşekkür ederim Sevgili SARI:)
Sukutumuz çığlıktır; Duyabilene, hissiyatımızı hissedebilene...
O nedenle size ayrıca Teşekkürler:)
Z.SARI 2.2.2010 01:53:41 Bildir!

vay vay vay Sayın Hatip =)
Bu ne sukutu serdeniştir =)
Şu söz çok hoşuma gitti ;
İçimin geveze susuşlarındayım =)
Bu söz çok süper =) maaşallah =)
Yaaa Hayat işte böyle güzellik-olgunluk katıyor İnsan =)
Bu yaralar sayesinde ; hemşire olmadığımız halde ruha sükut enjöktörü ile umut püskürtüyoruz =)

Umudu birde Aşkla yakıyoruz =) Nede güzel oluyor canımızı bile bile yakmak =)

Yandıkça Ateş; Aşk oluveriyor közde , işte o zaman ayrı bir lezzet veriyor insana =)

Madem geldin vur demini =) akalım bizde akışın bakışına =)

 

Bu mesaj, Z.SARI tarafından, 02.02.2010 01:58:31 itibariyle düzenlenmiştir.
Hatip 1.2.2010 14:55:44 Bildir!
Ey Nazeni gönlün susuşu;konuşmaya da mı mecalin yok...
içim susuşlarına yanmakta...Duyabilmekte misin sesimi?
Kokundan daha kaç gece biçareyim...
Ruhumun gülbeşeker’i; suretin, acıma kilit vururken...
Avuçlarım sensizliğe daha kaç zaman durulur...(E.H)


eee geldim!!! konuşmaya pek mecalim yoktu...İçimin geveze susuşlarındaydım...
çok da özlemişim siteyi:)
geçmişe kısa bir fasıl yapıp, geri geldim:)))
Z.SARI 31.1.2010 00:29:28 Bildir!
Girdap zamanlarda dolaşmaktayım azizim,
varlığını bilmek kadar
uzaklarda olmak dokunuyor bana,
Bir başka seyre daldım geçmişe,
Ney üfledim geleceğe,
tamaşa ke, dendi hissiyatsiz kalplere,
vurdum demi kırbaç emsali yüreğime ...
Dili geçmiş zamanlar neden şimdi
ızdırapla sırada
Bir bildiğin varsa bilmediğin kadar konuştuğun lafzatullah la say bana ...


eee hani buranın fasıl sahibi ehilleri ?
kalmasın makale gibi geçmişte =)
Hatip 6.10.2009 11:29:59 Bildir!
Bir garip neylerim,
Boğazıma düğümlenmişken kelimeler...
Bir sıcak ele hasretken ayaz gecelerde...
Yoksul artık düşlerim,yapayalnız bir başına...
Bir garip neylerim işte Dostlar,Ben neyleyim...
Nasıl seveyim üşüyen hayatın beşerini...
Gönlümü buz gibi soğutan ellerini...
Anlamdan yoksun bir çift bakışları...
Ben neyleyim ki; KİM NEYLESİN...
                          ''21 Eylül 2009''

Bişeylerde ben karalayayım dedim:)
Z.SARI 26.9.2009 16:14:13 Bildir!
Önümde cam bir vazo içinde elmalı tütün,
Çektiğim sen değilsin bilesin,
öksürüğüm boğazımda düğüm düğüm,
yok öyle yağmalama birazda Sen beni çek
HAYAT kardeşim...

müzik alıp götürüyo be abisi =)
buda benden olsun az ve öz =)
Hatip 11.9.2009 20:44:15 Bildir!
Ey m1gin Abim ah sizin şu hatırlatmalarınız da yok  mu!!! sağolasınız...Sayenizde engin ismlerle tanışır oldum sevdiğim şeyler arasına birşeyler(kırıntılar) daha eklenir oldu.
Zaten kırıntılar değilmidir bizi hayatta tutan ve sonra bir ekmek gibi su gibi yaşamımızın baş köşesine oturan...

Ve tabi ki Abheri; cümlelerinize döktüğünüz her söz için kelimelerim susar oldu...Siz sevgili dostlarıma Teşekkürlerimi canı gönülden sunuyorum...
m1gin 7.9.2009 22:28:01 Bildir!

Ey abheri, bu güzel dizeleriniz, bana Mustafa Cihat'ın "Emri Olur" adlı eserini çağrıştırdı. :)

Ne demek ey hatip, asıl ben teşekkür ederim ki; sitenin renklenmesine ve canlanmasına önemli katkılar sağlıyorsunuz.

Yazınızın sonundaki, mısralar; bana İbrahim Sadri'nin bir çalışmasını anımsattı. Hatırlamaya çalışayım... Google'dan destek aldım ve buldum. :)

"Hayat haybeye vurmuyor yüzümüze belasını
Hayat sokağımızda bir kehribar tespih gibi
Döküyor tanelerini takır takır yüzümüze"


"Sevda Sokağı" adlı şiirmiş... Bu çalışma da, yukarıdaki yazı gibi nostalji kokulu... Madem öyle, buyurun o halde. ;)

İbrahim Sadri & Aykut Kuşkaya - Bir Adın Kalmalı - Sevda Sokağı

abheri 7.9.2009 21:52:48 Bildir!
Yine yeniden Esra kardeşimin sıcak cümleleri ile şu serin akşamda ısındım. Nerdeyse bütün tv kanallarında alalade dizilerin kol gezdiği bir zamanda yeşilçam filmlerini yâdettirdiğin için müteşekkirim. Başka ne söyleyebilirim ki, kelimelerim kifayet etmeyecek olduktan sonra...
Yazıyı okurken ben kendimi bırakıp geçmişe gitti :) Yine böyle kendimin bensiz kaldığı bir dönemde karaladığım bir kaç cümleyi yazıp susmak en güzeli;

"Beni görürseniz söyleyin a dostlar
Dönsün artık evine
Bana rastlarsanız söyleyin a dostlar
Yaptığı reva mıdır bu yüreğe
Benden haber alırsanız söyleyin a dostlar
İnansın onu her hâliyle sevdiğime
Ben gelirse yanınıza söyleyin a dostlar
Bu beden onsuz olmaz diye
Beni bulursanız söyleyin a dostlar
Bunları kendisine..."

Bu arada müzikleri de çok beğendiğime değinmeden edemeyeceğim :)
Hatip 7.9.2009 21:44:27 Bildir!
Sevgili M1gin Abim,
Sımsıcacık yüreklerin içini döktüğü köşede bana da yer verdiğiniz için teşekkürlerimi istirham ediyorum...
Ayrıca beni kırmayıp Alyazmalım Şarkısınıda yazıma eklediğiniz için sonsuz teşekkürler...
Cümlenize vesselam...
Özellikli Bağlantılar
İletişim | Kullanım Şartları | Reklam Bilgileri | Tüm Üyeler | Ne Nasıl Yapılır? | Arama | RSS | Twitter | Facebook | Youtube

Son Üyeler: xfbhfbhxdfbh, frozenmrl, Serveto, van65, Papatya6217,
Son Oturumlar: