Kullanıcı Adı:
Parola:
Bilgi Hatırlatma Yeni Üyelik
Beğen
Paylaş
Sayfa: Site:

M. Birgin Kimdir?

Öz Geçmiş

Adı: Mustafa, Soyadı: Birgin, Yıl: 1981, İl: Hatay, İlçe: Altınözü, Köy: Erbaşı

* * *

İş yeteneği olmayan birinin, işçilerin bayram yaptığı bir günde dünyaya gelmesi, işçiler açısından talihsiz bir olay olsa gerek.

* * *

Köyündeki ilkokula 5 yaşında gönderilmişti. İhtiyaç için öğretmenden izin istedi ve gitti. Döndüğünde iyi bir dayakla karşılandı. Sebebini hâlâ bilmediği bu dayak yüzünden okula tam 1 sene gitmedi.

* * *

Köy okulu, 1-2-3 ve 4-5'inci sınıflar olmak üzere 2 odalı bir yerdi. Bizimkisi, henüz 2'inci sınıftaydı. Öğretmenin, 3'üncü sınıflara sorduğu ve yanıt alamadığı bir soruya, bizimkisinin doğru cevap vermesi; ileri zekâsının öğretmeni tarafından keşfedilmesi için yeterliydi. Öğretmen, onu ödüllendirmek istedi: Onu 2'inci sınıfların sıralarından kaldırıp 3'üncü sınıfların sıralarına oturttuğunda; bizimkisi, geri zekâlılığının etkisiyle ağlamaya başladı. Ta ki, eski yerine oturması söyleninceye dek.

* * *

Köyde ortaokul yoktu. Ailesiyle şehre yerleşti.
3 yıllık ortaokulun birkaç senesini "Öğretmenler Kurulu Kararıyla" da olsa 3 yılda bitirebilmişti.

* * *

Bizimkisi, lise 2'nin ilk döneminde 7 tane zayıfla eve geldiğinde; babası onu, köydeki eve götürme hazırlıklarına başlamıştı ki, araya girenlere duacıdır kendisi.

* * *

Sonra Selçuk Üniversitesi, Fizik Bölümünde okumaya başladı. 1-3'e takıldı, seneye de 2-4'e takılacağını söylüyor.

* * *

Birkaç ay tiyatro kursuna gitti, yüz bulamadı, bıraktı.

--------------------------------------
Yazan:
Mustafa Birgin (2002)


Öz Geçmiş (Devam)

Evet, nerede kalmıştık...

Bizimkisi, tiyatro kursunu bırakmış olsa da, tiyatroya olan ilgisi devam etti. Bu uğurda kendi kendine bazı eğlenceli uygulamalar geliştirerek, kendini geliştirmeyi amaçladı.

***

"Dünyanın Dört Yanından Şarkılar" sloganıyla, "4 Yön" isimli, haftalık periyotlu, 20 bölümlük bir radyo programı hazırladı.
Bu programda, çok sevdiği bazı şarkıları, çok özel bir şekilde sunmak için erteledi durdu. Ve çok sevdiği o şarkıları bir kere olsun yayınlayamadı.
Bu "4 Yön" ismini ve radyoculuğu fazlaca sevdiği için, ilerleyen yıllarda bu isimle bir radyo kurma hayali var, bizimkisinin.

***

Fizik bölümünde, 2. sınıfta yer alan basit programlama (QBasic) derslerini, ders hocasının âdeta gösteri gibi sunmasından olacak; sonraki yıl, kendi kendine üniversite kütüphanesinden, QBasic'ten daha gelişmiş ve görsel olan "Visual Basic" programlama kitaplarını ödünç almaya başladı.
Gelip geçici bir merak sanıldı, başkalarınca. Ancak sonraki yıllarda daha kalın programlama kitaplarıyla Fizik derslerine katılarak, bazı arkadaşlarının, onun, hava atma çabası içerisinde olduğunu düşünmelerine sebep oldu.

Programlamanın başka boyutlarıyla (Web Programlama) ile de ilgilendi, sonraları.
Ve dönem arkadaşları birer birer mezun olup gitmiş; o ise, bu sefer elinde İngilizce bilgisayar programlama kitaplarıyla dolaşıyordu.

Günün birinde, o da Fizik bölümünü bitirdi ve şu söylemle hava atmaya başladı: "4 yıllık Fizik bölümünü, 8 senede bitirdim!"

***

Daha çok dinleme boyutuyla da olsa, İngilizce ile ilgilendi. Yıllar önce, anlamadığı halde, hergün yaklaşık 30 dakikalık sesli İngilizce bölümler dinlemeye başladı.
Bir zaman sonra, anlamaya başladığını iddia etmeye başladı.
Şimdilerde bu iddiasını biraz abartmış vaziyette.

***

"M. Birgin ve Takıntıları" başlığıyla, kendine ait www.mbirgin.com web sitesini yayınlamaya başladı.
Bu sitede sunulanlara erişim için hiçbir şekilde üyelik istemeyecek; yine de isteyenler üye olabilecekti.
Böylece ilgili içeriğe gerçekten ilgi duyan kişileri filtreleyebileceğini sanıyor.

***

"Enlem ve Boylam" adıyla, radyo programı havasındaki programı, web ortamında yayınlamaya, 2005 yılı başlarında niyetlendiyse de; mükemmeliyetçi takıntıları dolayısıyla, erteledi durdu.
Bazı zamanlarda bu ertelemelerden kendisi de rahatsız olmuş olmalı ki, şöyle bir söz söylemiş: "'Sonra, sonra' diyenler, 'sonra'nın da 'sonra'sı olduğunu düşünmezler mi?"
Daha önce yaşadığı deneyimlerini de anımsayarak ve "hiç olmayacaksa, biraz olsun" düsturunu benimseyerek; sonunda, 2007 yılı sonlarında, aylık periyotlu, "Envaiçeşit Müzik ve İçerik" sloganlı, "Enlem ve Boylam" projesine başlayabildi.

***

2003'te, belli periyotlarla, kendi kendine bazı uygulamaları yazma ve yapma zorunluluğu getirdi. Bunları "Haftalık Plân" ve "Aylık Plân" isimleri altında topladı.
Bunlar, kimileyin eğlenceli, yer yer çılgınca, bazen öylesine uygulamalar olsa da, şu an itibariyle 180'i aşkın "Haftalık Plân" ve 30'u geçkin "Aylık Plân"ı, yapmak bir tarafa; yazmak bile, belki onu tebrik etmek isteyişimizin nedenini açıklar.
Zaten tuttuğu bu notlar, dördüncü bir defter ile sürüyormuş.
Bu plânları daha kolay yönetebilme adına, programlama bilgisini konuşturarak, "Plânet" isimli bir program yazdı. Gerçi, geliştirdiği diğer bazı uygulamaların yanında (örnek, 1'den 10'a kadar olan sayıların toplamını yapan bir program) "Plânet"in lâfı edilmez; lâkin yeri geldiği ve isminin işleviyle olan uyumuna dikkat çekmek istenildiği için, lâfı edildi.
Onu yakından tanıyan arkadaşları, zaman zaman soruyorlarmış, "bu haftaki projen nedir?" diye.
Kulağımıza gelen duyumlara göre, bu plânlarını web ortamına aktarmaya hazırlanıyormuş.

***

Üniversiteyi bitirdikten sonra, sevgisi dışında, onu Konya'ya bağlayan bir sebep kalmamıştı.
Yaklaşık bir yıl önce, Ankara'da, özel bir şirkette çalışmaya başladı. Ve orada, Bilgisayar ve Web Programlama ile uğraşmaya devam ediyor.

***

Yakın zaman sonra askere gidecek.
Döndüğünde, bize bir şeyler anlatırsa, belki bu "Öz Geçmiş" daha da uzayabilir.

----------------------------------------------
Yazan: Mustafa Birgin (Ocak 2008)

Bu sayfa, 25.5.2007 tarihinde yayınlanmış, 24.12.2009 tarihinde güncellenmiş ve 53731 defa görüntülenmiştir.
Oyla!
9,3 (8 oy)
Abonelik Bilgisi
Yorumlar
m1gin 7.6.2016 14:43:38 Bildir!
Hoş geldiniz ademm,

Doğrusu buradaki "öz geçmiş"; sınırının ötesine geçip "biyografi" olma yolunda emin adımlarla ilerliyor gibiydi.

Buradan hareketle, biyografi yazarımız, kahramandan daha fazla ödeme talep etmeye başlamıştı. Kahraman ise o aralar işsizdi.

Hatta kahramanımız, ilginç bir şey önerdi. Karşılık olarak kendisi de, biyografi yazarının biyografisini yazabileceğini söyledi. Biyografi yazarı ise, öz geçmişini yazdığı kahramanı ve potansiyelini az çok kestirdiği için, bu teklife dudak büktü.

Sonuç olarak kahraman, yeni bir yazar bulduğunda, yahut önceki yazarla araları iyileştiğinde, bu "öz geçmiş"in devamı gelebilir tabi. Neden olmasın yani! :)

Selam ile...
ademm 7.6.2016 11:19:17 Bildir!
Merhaba,
Özgeçmişin devamı gelecek mi? Baya eskide kalmış :)
m1gin 31.10.2014 20:36:21 Bildir!

Merhaba sosyalinek,

Bir radyoda program yapmak, yıllar evvelinde ilgimi çekiyordu. Ama internetin nimetleriyle tanıştıktan sonra, radyoda program yapmam için iştah açan bir ödeme teklifi almam gerektiği yönünde bir düşünceye kapılmaya başladım. :)

Yani ne bileyim, binbir emekle bir şeyler hazırlayıp yayınlıyorsunuz, ama sadece o anlık... Ondan sonra puf olup uçuyor tüm emekler.. O yüzden internetin, daha sonra dinlenebilirlik özelliği sunması gibi önemli bir avantajı var. 

Sonuç olarak, şu an için beni aydan aya yoran ve yoğuran Enlem ve Boylam 'a devam... :)

Neden merak etmiştiniz? Yoksa radyoda program yapma teklifi mi sunacaktınız? :)

Selamlar...

sosyalinek 29.10.2014 21:49:51 Bildir!

sayın m1gin, hakkınızda merak ettiğim bir şey var. acaba yerel bir radyoda vs haftalık olarak yayın yapmayı hiç düşündünüz mü? yoksa aylık yayına devam mı ?

m1gin 14.9.2014 05:38:27 Bildir!

Merhaba gallup34,

Üyeler kendileri de içerik ekleyebilmektedirler.
Bu anlamda sizler de içinizden gelenleri ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.

gallup34 14.9.2014 02:15:20 Bildir!
Birginciğim
hatayda okunan söylenen "barak "  ağzı ile okunan türküler var...
hemşehrimiz ASIM KUZULUK  var  trt den emekli oldu..
onun parçalarınıda koymanı istiyorum,
birde hemşeri olacaksın..
kibriya 18.9.2013 10:41:40 Bildir!
yolumun dönüp dolaşıp size çıkması beni çok mutlu ediyor.. ^_^
canruba 9.6.2013 00:22:19 Bildir!
s.aleyküm çook uzun zamandır girmiyordum yani siteye değil evimde internetim olmadığından ve tabii bu uzun süreçte siteye giriş şifremi bile unutmuşum :) tekrardan burdayım yaşlanmışsınız m1gin :)
bed-as 22.2.2013 10:50:09 Bildir!
"'Sonra, sonra' diyenler, 'sonra'nın da 'sonra'sı olduğunu düşünmezler mi?"
Çok güzel selamlar...
m1gin 20.2.2013 17:24:44 Bildir!

Merhaba efza,

Keşke karşılaştığınız problemi yahut takıldığınız noktayı da aktarsaydınız.

Sözünü ettiğiniz konuları kontrol ettim; ancak bir sorun göremedim.

Sayfa altlarında bulunan "Cevap Yaz" bağlantısına tıklayarak ilgili konulara mesaj yazabilmeliydiniz.

"Site neden daha anlaşılır değil" şeklindeki sorunuzu yanıtlayayım:
Öncelikle sistem tarafımızca geliştirilmekte olup, hazır bir şablon değildir. Elden geldiğince, ihtiyaçlarımızı karşılayacak basit/sade/kullanışlı bir sistem olmasına gayret etmekteyiz. Ve doğrusu, bunu başardığımız inancındayız. 

Standart bir sistem olmaması bakımından, yeni kullanıcılar ilkin bir miktar zorlanabilmektedirler.
Az bir süre ilgilenildiğinde ise, sistemin kolay olduğu farkedilecektir.

Kolaylıklar...

efza 20.2.2013 14:07:35 Bildir!
Sayın Mustafa Birgin Bey
nette arama yaparken 'Arkası Yarın'programlarını sitenizde görünce cok sevindim.Ama cok zorlanmış olmalısınız bu kadar teferruatlı bi site kurdugunuz için.üyelerim daha fazla nasıl zorlanabilir?aradakılarını nasıl bulamayabilir ve daha fazla nasıl ugraştırabilirim?sorunlarını bana yazamamaları icin nasıl bir sistem kurabilirim???vs...
neden siteniz daha anlaşılır değil???umarım ilgilenirsiniz.arkası yarın programları ve radyo tiyatroları benim icin cok onemli.
vesselam...
Not:cok alakasız bir bölüme şikayetimi yazıyorum farkındayım.ama başka bi yerde yazmama siteniz izin vermiyor!!!
m1gin 15.5.2012 21:59:55 Bildir!

Siz kendinize veryansın edeceksiniz de ben tutacağım, öyle mi ey nihavend? Buna muhal var mı ya? :)
Hatta şartların oluşması için elimden bir şey geliyorsa esirgemem yani. :)

Bu arada ben hangi paragrafı sizin iki veya daha çok kişiyle yazdığınızı düşündüğümü söylemişim? :)
Hangi ifadelerimden öyle bir sonuç elde ettiniz, merak ettim. :)
Yazarlık kursuna gitmiş/gidiyor olduğunuz için, bize görünmeyen anlamlar size göz mü kırpıyor yoksa? :P

Yetenek başka şey canım! :)

nihavend 3.5.2012 22:43:11 Bildir!
Muhterem diye hitap etmemde bir sakınca yoksa devam ediyorum yazmaya :)

O paragrafı anlayamamanız iki sebepten mümkündür zira başka türlü buna ihtimal vermiyorum asla :P

Birincisi bilgisayarınızın ''beni ne sandın ben de senin gibi bir faniyim'' demesi ki bu aklınızı başınızdan alır gibi bir etki yapmış olabilir.

İkincisi de ben bu konuyu muhatap aldığımdan olsa gerek üzerinize alınıp o kadar işin gücün arasında ve dahi kızgınlıkla karışık üzüntünün vermiş olduğu ruh halindeyken anlamaya (sizin tabirle) üşenmiş olabilirsiniz. :)

Yok değilse ve diğer arkadaşlarda sizinkine benzer düşünceye sahipse özel bir açıklama yapacağım elan! :)Sonra da hiç tutmaya kalkmayın sakın, kendime bir güzel veryansın edeceğim.(''Birde yazarlık kursuna gidermiş miş hıhh'' da diyebilirim belki sadece)

Bu arada demek o paragrafı iki veya daha çok kişiyle yazdığımı düşünürsünüz ha!
Hemen şimdi hepsini geri alıyorum - demiyorum neyse...

Sizin gibi pek sırayı gözetemedim ama (teşekkür sırasından bahsediyorum:) tuzak konusuna gelince... Doğrusu böyle bir etkiye maruz kalır gibi olacağını hiç tahmin etmezdim çünkü öyle kolay kolay etkilenebilecek bir insan olduğunuzu hele de böyle sadece yüzeyde kalmış, derinliğine inilmeden söylenmiş sözlerin etkisi olabileceği pek muhal gözüküyordu bana, aceba ben mi sizin o bahsettiğiniz hâle bürünsem ''şimdi'' diyorum :)

Seneye burada neler göreceğiniz de sizin kondisyonunuza bağlı artık ne diyelim :P

(İç ses ve kendi kendini gözlem...
- tekrar okuyum bi,hımm..., evet.., haa.. tamam galiba gönderebilirim, ama böyle de çok zor oluyor yahu yok sözlüğe bak, aman şurda virgül olsa mıydı, yok şurası olmadı sil,.... Sen ki oturmuş bir foruma mesaj yazıyorsun ha, iyisin iyi :))

Zeki Müren'vâri geri geri adımlarla ayrılırken huzurlarınızdan, isminizle müsemma nice yıllar dilerim tekrar :)
m1gin 3.5.2012 18:45:08 Bildir!

Doğum günü tebrikleriniz, dilekleriniz ve nezaketiniz için teşekkürler değerli citizen, ahaksu, nihavend, abheri ve hazani.

Kusura bakmayınız, parti henüz bittiği için ancak yanıt yazabiliyorum. :P
Şaka şaka! Rezil bilgisayarım birkaç gündür beni çileden çıkarmak için elinden geleni ardına komuyor. Bir miktar veri kaybettim. Neleri yitirdiğimi tam bilememek de sinir bozucu bir durum. :P

Ey nihavend,

"Gün içinde (ta bebeklikten)..." diye başlayan ve aynı zamanda bir paragraf olan cümlenizi birkaç kez okumama rağmen, çözümleyemediğimi itiraf etmek isterim. Ve dahi, öyle bir cümle dizebildiğiniz için sizleri tebrik etmek isterim. :)

Bana reva gördüğünüz onca övgüyü okuyunca, bir an için ayaklarımın yerden kesildiğini ve yavaşça havalanmaya başladığımı hissettim...  Bu hal üzere yükselmeye devam edecek olursam, bu seyehatin dönüşünde canımın yanabileceğini akletmem gecikmedi ve bunun üzerine olanca ağırlığımla, bu yükselişe karşı koydum... Az sonra ufak sayılabilecek bir sarsıntının ardından kendimi sereserpe yerde buldum. İtiraf edin, bu bir tuzak mıydı? 

Para kazanma konusu fazla genel olmuş sanki. Biraz netleştirelim ve "internetten para kazanma yollarını pek güzel bilen" diyelim isterseniz. :)
Ama her şey bir yana, kuru bilgi yetmiyor malesef. Eylem noktasında da üşengeç bir kimse olduğum için, sonuç ortada. :P

Güzel düşünceleriniz için teşekkür ederim.
Seneye neler yazacaksınız bakalım. Şimdiden merak etmeye başladım. Yerin dibine sokan şeyler olmasalar bari. :)

hazani 1.5.2012 23:23:02 Bildir!
Rabbim ailenizle ve sevdiklerinizle birlikte hayirli, saglikli, bereketli, huzurlu, uzun bir ömür nasip etsin insAllah...
abheri 1.5.2012 22:36:54 Bildir!
Sevgili ve değerli site sakinleri öyle güzel şeyler yazmışlar ki, birşeyler söylesem tekerrürden öteye gidemeyecek..
Sözü kısa kesmek lazım vesselam diyerek doğum gününüzü kutlarım ey m1gin, iyi ki varsınız...
nihavend 1.5.2012 19:13:40 Bildir!
Merhaba ''M. Birgin Kimdir?'' konusu :)
Nedense bugün sana günlük gibi davranasım var:)
Gün içinde (ta bebeklikten) arkadaşımla sohbet ederken bir ara evdeki kalabalıktan açıldı söz ve benim bir yerlerden ve bir kimseden olan hatıralar için onları kalabalıktan saymıyorum,hatta dekorum sırf onlardan olabilir sözlerime karşılık,bende öyle yapıyordum ama o kadar çok olmaya başadılar ki artık,onların varlığı bile rahatsız ediyor demesi üzerine anlamış bulunuyorum ki,bir insanın doğum günü de olsa hediye falan vermeyi düşünmek pek akıl kârı değil,sonu belli çünkü:)

Ben hayatımda takıntılarıyla ünlenmiş başka bir insan daha (henüz) tanımadım:)Ve dahi bu özelliğiyle kendini ve çevresindeki insanları,toplumu ihya eden.
Türkçeyi bu kadar dikkatli kullanan,asla bundan taviz vermeyen.
Kendini geliştirme konusunda bu kadar azimkâr.
Para kazanma yollarını pek güzel bilen ve interneti çoğu kimsenin kullanamadığı kadar mümbit ve müsbet kullanan bir insan elbette iyi ki doğdu ve iyi ki bizler onunla hayatın bir çizgisinde karşılaştık!
Sanki kulaklarım,e bu kadar mı yani der gibi bir şeyler duyuyor ama bu senelik bu kadar kâfi,bir sonraki yıla bir şey kalmayacak sonra :P

İzin verdiğim yakınlıktan tanıyanların bildiği üzere,içimden gelmeyen bir şeyi asla söyleyememek gibi bir özelliği olan benin bu hediyesi,ruhun sonsuz evinde pek yer kaplamaz ve fakat akıbeti de yokluk olmaz diye ümit ediyorum!:)

Neyse,gün bitmeden şu mesajı göndereyim artık,yoksa bir anlamı kalmayacak:)

Eyvallah...
ahaksu 1.5.2012 12:06:52 Bildir!
Doğum Günün kutlu olsun sevgili kardeşim. Emekçilerin gününde doğman da tanrının bir takdiri olsa gerek. İzliyorum sizi. Emeğinizi harcayarak başkalarına(ki hiç tanımadığınız) yararlı olmaya çalışıyorsunuz. Bir de sanatla haşır neşir olduğunuzu özgeçmişinizden öğrendim (özellikle tiyatro). Bazı üst düzey(!) yöneticilerimizin sanatçılara "siz kimsiniz" şeklindeki tavrı sizi de üzmüştür. Bu doğum gününüzde hediye veremiyorum ama üzüntünüzü paylaşıyorum ve sizi çalışmalarınız dolayısıyla takdir ediyorum.
citizen 1.5.2012 03:12:38 Bildir!
Allah sağlıklı,hayırlı ömür versin inşaAllah.

Doğum gününüz kutlu olsun!
denizz 6.12.2011 21:46:54 Bildir!
aleykum selam sevgili umman selam sizinde üzerinize olsun..
ama ama ama yani bu durumda sıkıntıdan ölen benmi oluyorum:):) yaa ben bu şiiri çok beyendim şiir bitsinde yoruma öyle devam edeyim:)
şiir bitti ama ama ben bi defa daha dinlemek istiyorum umman 7 defa dinlemiş:) bende dinlicem eksik yanım kalmasın:) güler yüzlü insanları muhabbetle karşılarmış ezan gerçekden harika ya mbirgin çok teşekkr ediyoruz....buraya kadar var yaff gerisi nereye gitti ya çook uzundu bu msj yaa:( neyse olduğu kadarıyla göndereyim bari.ama ama üzüldüm yaa:(
epsilon 6.12.2011 01:27:01 Bildir!

Selam,

selam verip-almayı bilenlerin üzerine olsun :)

Aleyküm selam :)

yalnızca beni yok sanmayın arkamdan kolayca atıp tutmayın diye yazıyorum bu mesajı (mbirgin ve denizze laf atma niteliğinde) :P
ama ne yalan söyliyim mbirgin tarafından alkışlandığıma şaşırdım üstüne üstlük neredeyse şımaracaktım :P

umman yaa herkes her gün iyi hissetmiyor ya da tam dinlenemiyor.. ben öyle günlerde eğer o komşuya "günaydın" demişsem kendimi ikiyüzlü hissediyorum... ama yüzde doksan günaydın diyorum sonra kendi kendime kavga ediyorum :P (içses1: ne kadar yalancısın içten mi gülümsedin şimdi? içses2: napsaydım suratına bakıp gitse miydim?.. içses1: nasıl hissediyorsan öyle davran mesela, ikiyüzlü olma... içses2: saçmalama!!! ve tartışma biter :p)
bu arada şehirde sabah şiirini dinleyemedim :(

amann dostlar siz siz olun beddua etmeyin... denizz e yoğunlukta boğul diyeceğime dilimi ısıraymışım :P  bu da beddua gibi durdu sanki :p

beni özlemenizi umut ederek -yine- kabuğuma çekiliyorum bi süreliğine :) Allaha emanet olun.

Bu mesaj, epsilon tarafından, 06.12.2011 01:28:37 itibariyle düzenlenmiştir.
umman 5.12.2011 16:19:09 Bildir!
Selam, hepinizin üzerine olsun!

Sevgili mbirgin,
'ama ama'ile ilgili iki ileri bir geri agzersizlerinizde başarılar diliyorum. Ama kabul etmek gerekir ki, bu işi Denizz daha ustaca yapıyor.Bırakalımda ona has bir tarz olarak kalsın. Hitaba 'ey' diye başlamanız,arada birde 'ya hu, yaw' gibi ifadeler kullanmanız da size özel tabi.

'Umman ın çiftliği' nden vergi sistemine,haksız vergi uygulamalarına oradan Osmanlı vergi sistemine atlamanız, ilginç bir yolculuk olmuş.Tebrikler!
Bilmelisiniz ki, verdiğiniz mesajı sonuna kadar destekliyor ve özleminizi paylaşıyoruz.

Pirinçler,taşlar,ayıklamalar,sulu çözelti hazırlayıp, mıknatısla deneme yapma düşünceleri....Sanki 'çok uğraştım,her yolu denedim ama olmadı demek istiyor' gibisiniz?Hayalleri ne bir şekle sokabiliyor ne de bir mekana sığdıramıyoruz.

'Şehirde sabah'şiiri için teşekkürler...

Bu sabah yaşadıklarıma ve yaşattıklarıma yönelik iyi bir cevap oldu, bu şiir. 'cemaate vaaz verir gibi' yüksek sesle telefonda konuşan babamın sesiyle uyanmak pek hoşuma gitmedi tabi.Sonrasında yaptığı espriye ve uzaktan komşumuzun 'günaydın' diye seslenmesine karşılık vermeyişim,uykulu ve yorgun bir hal...Sonra şiiri dinledim hemde sekiz kere. İlk altı dinleyişimde kendimi savunma pozisyonundaydım.'ama yorgunum,dinlenmeye hakkım var, hem gün benim için (henüz) aydın olmamıştı ki, günaydın diye karşılık vererek yalan mı söyleseydim' gibi. 7. dinleyişimde bu düşünceler silinmeye ve 'acaba bu edepsizliği nasıl affetirebilirim' demeye başladım.O sırada karşı tepeleri seyrediyordum. Komşunun evinin gülümsediğini farkettim.Gerçekten! Hatta hala gülümsüyor.Demekki doğru yol üzerindeymişim.

Şimdi bu açıklamayı niye yaptığımı merak etmişsinizdir. Sunduğum teşekkürün kuru olmadığını farkedin, dayandığı sağlam temeli görün diye.

İtiraf ediyorum.Şu çekememezlik mevzuunda ne  yazacağımı bilemedim.Bunu halletmeyi Sevgili epsilon a bırakıyorum.

Bu arada yeni bir savaş tekniği keşfettim.Şavaşçı ruhlu insanlar olarak karşı safta yer alanlara karşı yapılacak en güzel taktik, onlara saldırmamaktır/cevap yazmamaktır.Nasıl olsa bir süre sonra sıkıntıdan öleceklerdir.Belki mbirgin ve (son 10 gündür) epsilon da bu taktiği kullanıyordur. Ne dersin Sevgili denizz?
m1gin 5.12.2011 04:10:30 Bildir!

Mesajının ilgili bölümünün akışa halel getirdiğini tasdik ettiği ve bana hak verdiği için epsilon 'a teşekkür ediyorum. :)
Ve dahi, mesajın havada kalan kısmı anlaşılır kılmak adına önemli bir atak yaparak özet sunması karşısında, gayri ihtiyari olarak kendimi onu alkışlıyorken buldum... Doğrusu ustaca bir manevra! :)

Kaçtır yineleniyor... Ne çekememezliği bu yahu? Bir cengaver savaşçının bizim tarafta yer almasını istemek neden çekememezlik olsun ki?
Ya da bir dakika! Yoksa o savaşçıyı kendi safımıza çekemeyişimiz sebebiyle mi öyle deniyor!? Aa! Bakın öyleyse doğrudur! :P

"Ummanın Çiftliği" konusunda içinizden geldiği gibi davranınız ey umman, zira bu çiftliği dilediğiniz bölgeye kurabilecek imkân ve şeraite sahip olmanıza ramak kaldı. Getirisi yüksek olabilecek böyle bir projeden başkalarına hisse vermek mecburiyetinde değilsiniz artık. Çok çok öşür verginizi ödersiniz, olur biter. :)

Bu arada geçen gün bir programda dinledim; Osmanlıda, yüzde 10 olan öşür vergisi toplanıyormuştu. İlk bakışta gözüme yüksek göründü bu oran... Lâkin birkaç saniye sonra bizim standart %18 KDV oranını hatırladım... Ardından, özel iletişim vergisi, özel tüketim vergisi, TRT katkı payı gibi türlü türlü adlarla ve üstelik standart KDV'nin üstüne eklenerek tahsil edilebilen günümüz vergilerini hatırlayınca, kaçıp Osmanlı dönemine gidesim geldi. Yahut da o günler geri gelseydi ne güzel olurmuştu.

Bu noktada Hüseyin Goncagül'ün "Osmanlı'nın 700. Yılına" adlı albümünde yer verdiği ve benim hemen her dinleyişte kuzu kuzu bir hâl aldığım, özlem kokan pek anlamlı bir şiir geldi hatırıma...

Evet ya! Siz haklıydınız ey denizz; ben hayal gücümüzün bunca geniş olduğunu ve konunun uçsuz bucaksız bir hâl alabileceğini kestiremedimdi. :P
Sonra belki yol henüz yakındır ve belki toparlayabilirim dedim... Ancak onca esip kükremenin akabinde, pirincin taşlarını ayıklamak ne mümkün!
Hani taş yerine kum olaydı, sulu çözelti hazırlayarak pirinci rahatça ayıklayabilirdik... Yahut demir parçacıkları olaydı, bu sefer mıknatıslar vasıtasıyla yine karışım ayrıştırılabilirdi. Lâkin siz de biliyorsunuz ki, bana hep taş atılmıştı. :P

Ortalığın sakin olmasının bir sebebi de, pirinçlerin beni oyalaması olabilir sanırım. :)
Ara ara anlık öfkelere kapılıp hemen sefer düzenlemeyi düşünmüyor değilim hani. Lâkin geçmişte kimi atalarımızın pirince giderken, ellerindeki bulgurlarından oldukları sahne gözümün önüne gelince teskin oluyorum.
Tamam taşlı maşlı olabilir ama olsun sonuçta ben zaten pirince sahip değil miydim ki!? O halde oturaydım oturduğum yerde. :P
Ayıklama süresince insanın aklına ne de çok şey geliyor... :)

Daha önce de kullanıyor muydu bilmiyorum ama şu sıralar denizz'in "ama ama"ları dikkatimi çekmeye başladı. Şirin ve keyifli duruyorlar sanki. :)
Hele biraz daha izlemeye ve işin tekniğini anlamaya çalışayım... Sonra belki ben de uygulamaya girişiebilirim. :)
Gerçi şu ana kadarki gözlemlerimle de bunu başarabileceğim kanaatindeyim, ama ama :) "karga, kekliği taklid edeyim derken kendi yürüyüşünü unutmuş" sözü kafama dank ettiği için, şimdilik iki ileri bir geri egzersizlerine devam etmekteyim. :)

Bu mesaj, m1gin tarafından, 05.12.2011 17:15:13 itibariyle düzenlenmiştir.
denizz 3.12.2011 22:51:18 Bildir!
değerli umman ama ortalık hala daha sakin:) şuu epsilon nerelerde yahu:) bana yoğunlukda boğul demişti ama sanırım kendisi çok yoğun olduğundan hiç uğrayamıyor:)eee bana dedi boğul yoğunlukda ama olan kendisine oldu:) epsilonda olmayınca....:):) anladınız sevgili umman:):)

evet ne kadar meşguluz demi çok doğru ve güzel dediniz.kim için yapıyorum diyebilmek gerçekden çok güzel.herkes kendince yoğunlukla uğraşıyor dünya telaşı işler güçler ama hep dünya hep dünya...ahiret içinde çabalamak lazım demi hemde çok fazla..

ama ama ama:) ben yoğunluğu çok seven biriyim sanırım bunu bazı yaşadıklarımdan dolayı seviyorum..çok yoğun olmak istiyorum.öyleyimde elimden geldiği kadarda yoğunluk istiyorum abartısz:) fazla mı oldum canımm ee aradada dinleneyim bari:):) ama ciddi söylüyorumki boş oturmayı sevmiyorum.artık yoğunluğa alışınca insan boş olunca yapacak birşey olmayınca can sıkıntısı çok oluyor..vee bugün ne yapsam demeyi hiç sevmiyorum(arada söylüyorum ama).

neyse ne çok konuştum yahu çenem iyice düştü:).
haa unutmadan savaşa ne gerek var demişsiniz:) savaşa gerek var yaa ben savaşcıyım karşı cephedede epsilon var:) sanırım sizde şuan tam ortadasınız ve iki tarafı savaştan vazgeçirmeye çalışıyosunuz ama ama:) sonunu düşünmeden savaşa devam ediyorum:):) Sonunu düşünen kahraman olamaz:):) çok konuştum ya:)
umman 30.11.2011 20:37:08 Bildir!
Sevgili Denizz,

Rica ederim.

Daha geniş bir zamanda upuzun bir yazı yazmanı bekleyeceğiz.Zannedersem bu zaman yarı yıl tailinde gelmiş olacak.

Evet haklısın ortalık çok sakin.

Ne kadar meşgulüz değil mi? Hayat akıyor,bizde akıyoruz, dünya dönüyor bizde dönüyoruz.Ve 'şu anın birdaha hiç yaşanmayacak olması' gerçeği, ayakları zamana dolaşık doğan insan için anlaşılması/kabul edilesi zor bir durum.
Ve zamansızlık kavramı sınırlı zihinlerimize ağır geliyor.

İnsan bir ömür boyu yoğun yaşıyor aslında.Bu yoğunluk içinde bir an durup derin bir nefes almak ve 'neredeyim?, neyapıyorum?, kim için yapıyorum?' diyebilmek ne güzel!

Sevgili site sakinleri! savaşa ne gerek var? Bu yoğunluk zaten bizide sizide tez zamanda yenilgiye uğratır.
denizz 28.11.2011 17:03:17 Bildir!
vaaavvvv üşenmeyip yazılanların hepsini okudum:)
eğlendim doğrusu:)
umman size çok teşekkr ediyorum.
epsilon cadı haa git yoğunlukda boğul emii:) bak şimdi ortalık sakin gibidi amma velakin lakin yine kızışacak:) ama benim buna zamanım olmuyo yaa şuraya bak kızgınlık zmanlarında benimde tam yoğunluğuma denk geliyo:):) vardır bundada bi hayır diyorum..

mbirgin demek burayı taşıcakdın ve bakdınki uğraşacaksın vazgeçtin:) yaa yaa yaa ben en başta demiştim:) sonra siz bilirsiniz demiştim:) neyse pekde birşey olmaz:)ama ben biliyodum böyle olacak diye bak sonra mbirgin kimdir savaş alanı olacak demedi deme:) ama yoğunluğumdan sonra tabim:)
ya aslında ben yazılanları değerlendirip yorum yazcakdım herzman yaptığım şey konu knuyu açtı :) ve ben yine çok konuştum:) neyse daha geniş bi zamanımda bende upuzun bi yazı yazıcam inşallah:)..
umman 24.11.2011 02:37:14 Bildir!
Sevgili mbirgin,

Cevap yazabilirim değil mi?

Onayladığınızı farzediyorum.

'O uyuz dinleyici' mekanı sıcak olduğu için tercih etmiş.Gürültülü ortamlarda uyumayı seviyomuş.Evde hanımla azıcık atıştığı için buraya sığınmış.Geçim telaşı yüzünden çok yoruluyormuş onun için progaramların tamamını dinleyemiyomuş..yani hikaye böyle uzayıp gidebilir.İsmini sorma ihtiyacı hissetmedim.Ama sizde neden tanımadığınız insanları mekana olıyorsunuz? Zaten ben onu ikna ettim bundan sonra hanımının her dediğini yapacak yani artık kendi evinde huzurlu uyuyabilecektir(tabi ev işlerinden vakit bulabilirse)

'Umman ın çiftliği', hayvanlarla olan yakın alakama uygun düşüyor gibi.Ama daha önce başka bir bölümde yazdığım üzre ben geriden takip etmeyi tercih ediyorum.

'Artakalanlar' cephesiyle ilgili sadece görmek istediklerinizi görmüş gibisiniz.

Saçlarınızı neden uzattığınız ve kesmediğinizle alakalı bir merakım yoktu aslında.Sadece bir şeyi tarif ederken başka bir şeyle örneklendirmeyi seviyorum.Nasip saşlarınıza imiş.

Ve sevgili epsilon,

Şu saatte mbirgin in ettiğine bakın! onca yoruma cevap yazmış. Bendenizin dayanamayıp cevap yazacağını biliyor da uyku haliyle saçmaladığımı  mı görmek istedi acaba?

Uzun uzun havalı mı havalı değerlendirmenizi bekliyorum.

Her ne kadar çekemeyenler olsa da...

Sanırım sizinle iyi anlaşacağız.
epsilon 24.11.2011 01:45:11 Bildir!
umman, yanlışın var, zararlı çıkan m1gin ama henüz haberi yok :) şu mesajı yazmasanız daha geç cevap yazacaktım ama inanın sizin yazdıklarınız, m1ginin yazdıklarından daha çok kamçılıyor beni :D
sohbetimside bir mesajı zaruriyetten 4 mesajda yazmıştım da demediğini bırakmamıştı siteyi dağıttım diye sonra da savaş çıkmıştı yanlış hatırlamıyorsam...
şimdi de farklı bir konuda geçen mesaja burda cevap yazdım diye çatıyor... haklı mıdır? haklıdır eyvallah... dürüst olmak gerekirse o kısım konunun bütünlüğünü bozuyor cidden. o zaman kısa bir bilgilendirme yapalım: denizz sohbetimside yoğunluğundan dem vurup ara vereceğini açıklamıştı dostlar ondan çattık kendisine... :))

demek sizde bir çekememezlik sezdiniz canım umman :) işte şimdi 3 ciltlik bir değerlendirmeyi hakketiniz :D şaka tabi ki :P

ben de uzun mu uzun havalı mı havalı bir değerlendirme mesajı yazayım diyorum ama sabah erken kalkacak olmak elimi kolumu bağlıyor :P

selamlar...
m1gin 24.11.2011 01:24:20 Bildir!

Ve geride kalan es geçtiğim mesajlara olan değerlendirmem aşadıdadır. :)

* * * * *

Aleyküm selam feyzanur, tabiki ara ara ses çıkarın ki varlığınızı bilelim. ;)
Demek işitme sorununuz var ve buna rağmen, ana hammaddesi işitsel çalışmalar olan www.mbirgin.com 'u takip ediyorsunuz, öyle mi?
Doğrusu bunu özel bir övgü olarak kabul ediyorum... Eksik olmayınız... Allah şifa versin size...
 

Zaten iki elin parmakları kadar az sayıda olan hayali dinleyenlerim arasında uyuklayanlar da var demek, öyle mi ey umman?
Lütfen en kısa zamanda onun ismini öğrenip bana iletiniz. Ki onu sizin huzurlarınızda canlı yayında sorguya çekeyim. :P

Daha sonraki bir mesajında umman, bu uyuyan kişiyle ilgili olarak şöyle bir şeyler yazmış:

Ah şu omzumda uyuyan miskin! En son kayıtta sinirlenip kayıt ile ilgili notları yüzüne yazmaya başladığımda uyandı ve şöyle dedi, 'Yıllardır bu kayıtlara katılıyorum.M birgin her (Enlem ve Boylam)kaydına aynı giriş cümlesi ile başlıyor.Bende her seferinde 'eyvah yine mi birinci bölümün tekrarı deyip, veriyorum kendimi uykuya.Yeni öğrendiğime göre hepsinde ayrı bir konu işliyormuş ve çokda eğlenceliymiş'

Nasıl yani? O uyuz dinleyici, programın canlı yayın olduğunun dahi farkında değil miymiş yani? :)
Ona, onu yıllardır orada tutan sebebin ne olduğunu soramadınız mı ey umman?
Orada bulunması karşılığında, benim bilgim dışında kendisine ödeme mi yapılıyordu yoksa?
Ya da kendini stüdyoda değil de evinde yahut otobüste mi zannediyormuş?

Tavuklar, ördek yavruları, peygamber devesi, karınca, evinize giren kuşlar, eskiden ailenizin bir üyesi olan eşeğiniz Karakaçan ve kedilerle kurduğunuz arkadaşlıklarınızı anlatabileceğiniz, size özel bir konu oluşturmak isterim ey umman. Konu başlığı ne olsun istersiniz? ;)

epsilon 'un; umman ile gerçekleştirdiğimiz hayallerle süslü mesajlarımızın "Hayâl Sahnesi" adlı yeni bir konuya taşınma önerisi güzel duruyor. Lâkin söz konusu mesajlar geride kalabilecek mesajlarla ilişkili olabildiklerinden ve de mesajların içeriklerine müdahale edilmek istenmediğinden bu taşıma işlemi pek rahat gerçekleşememektedir.

Mevlâna'nın "Birliğe Ulaş" isimli şiirini seslendirmemi dinlediğiniz ve "yaşar gibi okuduğumu" düşündüğünüz için teşekkürler ey umman.
Lâkin o güzel şiirin anlattığını gerçekte yaşayabildiğimi düşünmeyiniz lütfen. O türlü okuyuşum; bazı seslendirme tekniklerine ek olarak, o şiire olan sevgimle ve içeriğine olan özlemimle açıklanabilir belki.
Bu ifadelerden sonra sanki muhteşem bir şekilde okuduğum düşünülmesin ve aslında bir numara olmadığım görülsün diye, dinlenebileceği bağlantıyı ekleyeyim. :)

Ve umman, "Artakalanlar" cephesini ziyaret etmiş ve savaş sonrası kalıntıları incelemiş...
Doğrusu iyi bir çıkarım ve muhakeme gücü var... Vardığı sonucun bunca isabetli olması takdire şâyan:

Yaptığım gözlem sonuçlarını sunacak olursam; üzgünüm epsilon, gelinen son noktada seni mağlup, mbirgin i galip olarak gördüm

E haliyle epsilon 'dan itiraz sesleri yükselmiş, bu sonuç üzerine. Başka ne beklenebilirdi ki? :)

Sitede nasıl puan toplanacağı sorulmuş. "Ne Nasıl Yapılır?" konusunda cevabı bulunmaktadır. Değerli mesajlara puan vermek, mesaj sahibinin puanını arttırmaktadır.
epsilon, umman 'ın 100 puana ulaşmasını beklemek yerine, onun beğendiği mesajlarını oylayabilirse amacına daha hızlı varabilir. :)

umman 'ın bir mesajında; neden saçlarımın devamlı olarak uzadığına ve benim onları neden kestirmediğime dair anlamlı bir gerekçe olarak sunulabilecek bir bölümle karşılaştım: :P

'Aptal dostum olacağına akıllı düşmanım olsun' yaklaşımınız etkileyici.Tam da mbirgin e göre.Baksanıza! 'Zekası kafa tası sınırları aşmış ve saç olarak omuzlarına dökülmüş' gibi.. 
Bu mesaj, m1gin tarafından, 24.11.2011 01:26:20 itibariyle düzenlenmiştir.
umman 24.11.2011 01:11:32 Bildir!
Sevgili Hazani,

'Umman' ın sizdeki anlamını öğrenebilirmiyiz(eğer özel değilse).Aristotales in yaptığı tesbit gibi 'İnsanız ya işte merak ediyoruz,bilmek istiyoruz'

Bu arada geçmiş olsun.Allah şifa ihsan etsin

Ve Sevgili Mbirgin,

Bu yanıtınızda bir çekememezlik mi seziyorum ne!

Değerlendirmenizi de merakla bekliyoruz.
Özellikli Bağlantılar
İletişim | Kullanım Şartları | Reklam Bilgileri | Tüm Üyeler | Ne Nasıl Yapılır? | Arama | RSS | Twitter | Facebook | Youtube

Son Üyeler: gocmen4646, dansperipamuk, pamukprenses, gurkanburak, ab78420,
Son Oturumlar: