Görüntülenme: 9789

Daha önce Crossing the Bridge (İstanbul Hatırası) albümünü temin etmiş ve büyük zevkle dinlemiştim. Ve işte, Crossing the Bridge (İstanbul Hatırası) filmiyle karşılaştım.

Farklı renkler, farklı sesler, farklı ortamlar...
Crossing the Bridge (İstanbul Hatırası) olarak adlandırılan ve birçok müzik türü arasında yapılan bir yolculuk havasında olan bu yapım, daha çok müzikal bir belgesel...

Alexander Hacke 'nin bir anlamda kılavuzluk yaptığı bu filmde, konu edilen isimlerden bazıları: Mercan Dede, Baba Zula, Orient Expressions, Erkin Koray, Ceza, Selcuk, Brenna MacCrimmon, Selim Sesler, Aynur, Orhan Gencebay, Müzeyyan Senar, Sezen Aksu

Birçok şahsiyet ve müziklerinin yer aldığı bu filmde, bazen neşeleniyor, bazen duygulanıyor, bazen heyecanlanıyor, bazen kendinizi başka diyarlarda hissedebiliyor, bazen de bazı şeyleri itici bulabiliyorsunuz...

 Ve, video ile karşılaştığım yer olan compir.blogspot.com 'ten bu yapımla ilgili bir alıntıyla mesajımı bitireyim:

Fatih Akın filmlerini nasıl bilirsiniz? Kendisi hakkında zannediyorum hemen herkesin farklı bir düşüncesi vardır. Benim kanaatimi soracak olursanız, Temmuzda filmi ile kendine has bir uslübü olduğunu kanıtlamış, Duvara Karşı ile kendi kafasındaki karışıklığı maalesef ki uluslararası arenada Türkiye’yi yanlış tanıtma adına dışa vurmuş genç bir yönetmen.

Fatih Akın filmlerine belki de bu ve buna benzer bir kaç nedenle ön yargı ile bakmaktan kendimi alamıyorum. Istanbul Hatırası filmini izlemeden önce de aklımda bu soru işaretleri mevcuttu. Ancak gelin görün ki, hala aklımdan çıkmayan altı çizili cümleleri ile film belki de bir döneme tanıklık etmesi ile de kolay kolay zihinlerden çıkacağa benzemiyor. Ayrıca sahip olduğumuz kültürel çeşitliliğimize bizleri dahi hayran bırakıyor. Sanırım Amerika’nın oldukça dünyaya kapalı ve tekdüze yaşantısından sıyrılıp kısa süreliğine de olsa bu film bizlere nefes alma imkanı veriyor ve medeniyetimizle gurur duymamıza vesile oluyor.

’72 milletin geçtiği bir köprü olan Istanbul bu 72 milletin de tüm renklerini tüm seslerini kendinde birleştirmiş’ ana teması üzerine kurulu film daha ziyade bir belgesel tadında akıp gidiyor. Kimler yok ki filmde. Tarz olarak dünya görüşü olarak birbirinden bir o kadar farklı ama aynı zamanda her biri bu ülkenin ayrı birer güzelliği vazgeçilmezi olan onlarca müzisyen. Baba Zula’dan Replikas’a, Duman’dan Erkin Koray’a, Ceza’dan Mercan Dede’ye, Roman müzisyenlerden Müzeyyen Senara, Orhan Gencebay’dan Sezen Aksu’ya kadar daha niceleri hepsi bu filmde bir aradalar.

Kesinlikle izlenmesi gereken bir yapıt diye düşünüyor son söz olarak da sizlere filmden aldığım bir cümleyi aynen aktarıyorum:
Burda yaşıyorsan bazı şeyler kulağına zaten geliyor. Kulağını kapatsan bile her yerden bir ses geliyor.
İngilizce kelime ezberleme oyunu: vav.mbirgin.com
eyvallah
2007/07/20 12:28
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! (0 oy)

ustad, bizi onore ettin. hakikaten muzikleriyle insanda farkli duygular uyandiran bir film. hele hel yurtdisinda yasayan biri icin oldukca anlamli. tekrar saygilar

Abonelik Bilgisi Abonelik
Kullanıcı Adı:
Parola:
Bilgi Hatırlatma Yeni Üyelik
İletişim | Kullanım Şartları | Reklam Bilgileri | Tüm Üyeler | Ne Nasıl Yapılır? | Arama | RSS | Twitter | Facebook | Youtube

Son Üyeler: elfaubermiche, nrinnseym, durur, mustafa72, gulcan88,
Son Oturumlar: