Bireysel Mesaj Gösterim Modu

Görüntülenme: 39030
Beri Gelsin; Edirne Meraklıları
2010/09/15 16:45
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! 8.1 (4 oy)

Beri Gelsin; Edirne Meraklıları

not: bu bir mektup değildir.
Ey Edirne….
Edirne ‘ m, nereden başlasam seni anlatmaya bilmem ki… Ya da soruyu şöyle sorayım: Acaba ben seni anlatabilir miyim, bunu becerebilir miyim?

Beceremesem bile nasıl ki; seven sevdiğinin bahsine müştaktır, söz dönsün dolaşsın sevdiceğime gelsin diye can atar, benimki de o hesap. Umulur ki; yazım mevzu hatırına okunur… Gül satıcısına değil güle bakılır, değer gül pahasıncadır, ona göre değer biçilir(aslında güle paha biçilemez de..) Şimdi ben de ancak üç yılın verdiği bir tanışıklıkla acemice anlatacağım; lafı uzatacağım, yer yer toparlayamayacağım, belki yazının sonunda “E yazı bitti ama biz Edirne adına ne öğrendik, bunları zaten biliyorduk” dedirteceğim. Bu hatalarımı Edirne ‘nin meşhur aynalı süpürgesine havale ediyorum, o bir güzel süpürsün inşallah ,Edirne hatırına. Şimdi ardım sıra süpürgemle daha rahat yazıma devam edebilirim. 

Hem ara ara aynadan yazıyı okuyanların tepkisine bakarım. Eskiden gelinlerin kayınvalidelerine gizli gizli bu aynadan baktıkları gibi…
Edirne kalbimde inzivaya çekildi. Yazımın bundan sonrasında sana sesleniyorum ey site üyesi; takipçisi sana!..
Her şeye rağmen başta bahsettiğim tüm eksiklikleri de göze alarak devam etmek istiyorsan; hala merak ediyorsan, yazının peşine takılırsın…
Bazen uzun uzun düşünürüm "Beni bu şehre ne bağladı?" diye. İlkin sadece mecbur olduğum, üniversite hatırına kaldığım, daha doğrusu zorla kaldığım bu şehre… Bu soruya verecek tek cevabım yok ama sanırım en önemli sebebi Edirne camileri. Zaten Edirne ‘nin özünü de onlar oluşturmuyor mu? Öze, manaya tutkun her insan gibi bu camilere tutkunum. “Bu lafazanlığınla sen mi?” diye sormayın sakın. Bakmayın lafın lastiğini son raddesine kadar çekiştirmelerime siz. Ben öz olanın temsilcisi değilim elbette,dedim işte tutkunuyum. Nasıl olmasın ki insan? Tatil boyunca dört gözle bekledim. Selimiye ‘yi Eski camii, Darul Hadis ‘i. İkisi maddi ikisi ama gönül gözü ile. Selimiye de namaz kılmaları canım çekti, -yağmur serinceliğine ikiz- kur'an dinlemeleri,avlusunda avare avare dolaşmaları ve minarelerini.
Selimiye minareleri..Bu heybete bu minareler: Kalemle çizilmişçesine ince -uzun, narin dört minare…Kalemle çizilmişçesine. Bu tabiri nereden hatırlıyorum bilmiyorum; bildiğim benim için ne kadar yerinde bir benzetme olduğu. Ustasının bu yapıyı oluşturmasındaki ustalığına mı, minarelerini hem incecik hem de 3 ayrı yoldan şerefelerine çıkılabilir özellikte tasarlayan dehalığına mı, çinilerdeki renklerin bu denli uyumunu , estetik zevkini sağlayan sanatkar ruha mı hayran kalırsınız bilinmez ama siz şimdi bunu düşünmeyin. Hatta müezzin mahfilinin mermer ayaklarından birinde bulunan ters lalenin hikayesini anlatan rehbere de kulak kabartmayı bırakın artık. Bazı esatirin bahsettiği; cami ortasındaki havuzun suyu da aklınızı kurcalamasın. “Olur mu hiç, bu sudan içen burada mı kalırmış ki, herhalde söylentidir”bırakın hadi bu soruları sormayı da. Bırakın her şeyi ruhunuzu dinleyin… Nedense biz hep biryerleri gezeriz,rehberi can kulağıyla dinleriz, en önemli anektodları aklımızın bir köşesine kayıtlarız lakin –başta kendim olmak üzere- oranın ruhundan kam almak aklımıza gelmez. Belki de nefsimizin işine gelmez. Bir yeri gezeceksek, hem rehberle hem de ayrıca yalnız olarak gezmeliyiz. Biri birikim ve aklımız için, diğeri de ruhumuz…”E hadi çok konuştun, ruhumuz dinlendi, Selimiye gezildi” diyebileceksek çıkarken arasta tarafından çıkalım ki; Edirne nin meşhur meyveli sabunlarından alalım sana.Her tarafta bunlardan var. Burada meyveli sabunun heykeli bile yapılmışken sana hediye etmemem ayıp olur değil mi? Şimdi sana düşen uzattığım meyve sabunları dolu sepeti almak. Bakma öyle mahzun...Edirne Selimiyeden ibaret değil elbet ama okuyanların da bir sabrı var mubarek.
Vedalaşıyoruz; ben "güle güle" diyorum, sen "hoşçakal". Ama ben seni yine bekliyorum, bir dahaki sefere başka yerlerini ve yine Edirne 'yi anlatmak üzere...Ruhumuzu dinlemek üzere...
Edirne'den ayrılırken kokla son bir kez daha Edirne kokusuna sabun karışmış sepetini.Unutma Edirne'yi de vesselam...

Bu mesaj, mehasin tarafından, 15.09.2010 23:58:19 itibariyle düzenlenmiştir.
Abonelik Bilgisi Abonelik
Kullanıcı Adı:
Parola:
Bilgi Hatırlatma Yeni Üyelik
İletişim | Kullanım Şartları | Reklam Bilgileri | Tüm Üyeler | Ne Nasıl Yapılır? | Arama | RSS | Twitter | Facebook | Youtube

Son Üyeler: Gundzilla, Ebenin, guest3, guest2, guest1,
Son Oturumlar: