Kullanıcı Adı:
Parola:
Bilgi Hatırlatma Yeni Üyelik
Beğen
Paylaş
Sayfa: Site:

Enlem ve Boylam 47 (Temmuz 2012)

Merhaba değerli dinleyenler, yine yeni bir "Enlem ve Boylam"da, 47. "Enlem ve Boylam"da, "Envaiçeşit Müzik ve İçerik"le, Temmuz 2012 itibariyle huzurlarınızdayız.

Dinlemek için: Enlem ve Boylam 47 (Temmuz 2012)

Enlem ve Boylam, Mustafa Birgin

Bölüm: Enlem ve Boylam 47 (Temmuz 2012)
Hazırlayan ve Sunan: Mustafa Birgin
Katkıda Bulunanlar / Teşekkür: Erdal Göze, Şerife Göze, Mehmet Çoğal
Boyut: 36 MB
Süre: 31 dk.
Tür: Podcast
Teknik Özellikler: MP3, 160 Kbps, 44 KHz, Stereo
Fon Müzikleri:
Jeff Chenault & Andrew Izold - Exotica Revisited
Schneider TM - Masters
Pascal Comelade - Via-Crucis Del Rocanrol
Anne Sophie Mutter - Pablo De Sarasate (Zingaresca, Op. 20)
Autechre - Incunabula - Bike

Akış Çizelgesi:

Zaman Bölüm Açıklama
00 Giriş Açılış sinyali (Müzik: Balkan Tribes - Stay)
02 Engel Tanımayanlar Engelliler konulu bir öykü yarışmasında ödül alan Erdal Göze ile ayaküstü bir röportaj.
10 Bir Küçük Dünyam Var Erdal Göze'nin ödül alan öyküsünden bölümler.
Müzik: Asik Veysel - Bir Küçük Dünyam Var
23 Amerika'dan İzlenimler (Mehmet Çoğal) Avrupa ile Amerika kıyaslaması
31 Çıkış Kapanış sinyali (Müzik: Trilok Gurtu - Farakala - Mil-jul & The Frikyiwa Family)

Bağlantılar:

Bu sayfa, 31.7.2012 tarihinde yayınlanmış ve 4817 defa görüntülenmiştir.
Oyla!
9,5 (1 oy)
Abonelik Bilgisi
Yorumlar
m1gin 20.9.2012 01:12:14 Bildir!

Allah iyiliğinizi versin ey umman; sıradışı ve keyifli yorumlarınızı özlediğimi hissettim. :)

Evde bir başınıza iken giriştiğiniz çılgınlıklar pek hoşmuş doğrusu. Hayalimizde oluşan umman profiline de yakışıyor hani. ;)

Benzer bir deneyim, daha evvel citizen tarafından tatbik edilmişti. Ancak bir farkla ki, orada zorunluluk vardı:

umman 19.9.2012 22:56:03 Bildir!
Engel tanımayanlara selam olsun,

Araba kornası,şehir uğultusu ve kirli çamaşırlar eşliğinde yapılan kaydın kahramanlarına başka nasıl selam verebilirdim bilemedim.

Vakit akşam ise ve evde kimseler yoksa ışıkları söndürür,gözlerimi de sıkı sıkıya kapar evin içinde dolaşmaya başlardım.Yeri değişmiş bir sehpa ya da sandalyeye çarptığımda,ayağımdaki acının etkisiyle göz kapaklarım hemen eski durumuna dönerdi.Kısa süreliğine de olsa kör olmayı hiç
beceremedim.O zamanlar insanın yaşamadığı durumu anlayamayacağına kanaat getirmiştim.Özellikle de engelli durumlar için..

Erdal Bey yazdığı hikayede yaşamadan anlatmayı başarmış.Tebrik ediyoruz;anlamayı başardığı, bunu yazıya aktardığı ve ödül aldığı için.

Kördüğüm,körnokta, körbıçak, görmeden aşık olmak,bir küçük dünyam var benim.....zihnimde uçuşup dururken 'acaba gerçek kör biz miyiz?' diye düşünmeye başladım.
Özellikli Bağlantılar
İletişim | Kullanım Şartları | Reklam Bilgileri | Tüm Üyeler | Ne Nasıl Yapılır? | Arama | RSS | Twitter | Facebook | Youtube

Son Üyeler: Sinan6183, 5555, Abcdefg_123, mavisdidar, Cello,
Son Oturumlar: ckonya,