Kullanıcı Adı:
Parola:
Bilgi Hatırlatma Yeni Üyelik
Beğen
Paylaş
Sayfa: Site:

Sahne Senin İstanbul!

Zuhal Sarı
Sahne Senin İstanbul!

"Hayat bir oyundan ibarettir."
Bu sözü çok sık duyar ve söyleriz. Elbette bu sözü bizlere söyleten etken dünyamızda yaşanan oyun tadındaki gerçeklerdir. Bu oyun tadındaki gerçekler kimi zaman sanat ve ne yazık ki çoğu zaman da savaş biçiminde servis edilmekte. Bu oyun tadındaki gerçeği hayal kurarak canlandırmak ve sizlerle paylaşmak istedim.

Bilindiği üzere dünyamızın "Avrupa Kültür Başkenti" adında bir misyonu, bir sahnesi var. Dünyamızın bu sahnesine ilk 1985 yılında Atina çıkmış ve onu Floransa, Berlin, Paris, Linz gibi görsel ve kültürel renkliliği ile ilgi çeken dünya şehirleri takip etmiştir. Lakin beni en çok heyecanlandıran "Avrupa Kültür Başkenti" sahnesine 2010 yılında, şerefli komutan Fatih Sultan Mehmet tarafından fethedilen mübarek şehir İstanbul'un çıkacak olmasıdır.

Bir buluşma; kültür, sanat, yaşam... Bir yürüyüş; sivil toplum (burası bizi ilgilendirir), yerel yönetim, hükümet... Bu sözleri İstanbul'un tanıtım filminden hatırlayacaksınız:

"İstanbul'u dünya kentleri arasında ekonomik ve kültürel açıdan daha da büyük bir çekim merkezi haline getirecek 2010 sizin de katkınızı bekliyor. Hiçbir İstanbullu bu ideale kayıtsız kalmamalı."

Bir İstanbullu olarak ben de bu çağrıya kayıtsız kalmamalıyım dedim ve haddim olmayarak aldım elime kalemi. Öncelikle tanıdığım herkese İstanbul hakkındaki düşüncelerini sordum. Birçoğu; Boğaz, Kız Kulesi ve Adalar cevabını verdi. Soru kolay gibi görünüyor; ama aslında çok zor. İstanbul o kadar güzel ve efsunkâr bir şehir ki özelliklerini ayırt edemiyor, önceliği bir başka mekâna veremiyorsunuz. Bu nedenle Umut Mürare abimin cevabı çok ilgimi çekti. "İstanbul maskeli bir balo" dedi. Çok doğru bir tanım; renkli maskenin altına gizlenmiş; mutlu, mutsuz, çirkin ve güzel çehreler var bu şehirde.
Bu baloda sizi kendi düşünce deryanız ile baş başa bırakmak istiyor, satırlarıma kendi hayal dünyam ile devam ediyorum...

"Avrupa Kültür Başkenti" sahnesine öncelikle İstanbul uğrunda verdiği mücadeleyi anlatması için Sultan Abdülhamid'i çıkartıyorum. İkinci sıra, güzelliği ile insanları mest eden Hürrem Sultan'da. Seyirciye doğru oturduğu saltanat tahtında eşi Kanuni Sultan Süleyman'ı ve ahbabı Mimar Sinan'a yaptırdığı Süleymaniye Camii'ni anlatıyor. Bu arada perdede İstanbul mekânları görülmekte.

Sonrasında Hacivat ve Karagöz'ün sahneye çıkması ile etraf biraz daha canlanıyor ve renkleniyor.
Eğlenceden sonra;

"Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.
İçimde tüten bir şey; hava, renk, eda, iklim;
O benim, zaman, mekân aşıp geçmiş sevgilim.
"

mısraları ile başlayan "Canım İstanbul" şiirinin üstadı Necip Fazıl'ı kendi yazdığı şiiri okurken görüyor ve bir ah(!) çekiyorum.
 

90'lı Yıllar ve İstanbul

Bu kez sahneye buram buram haksızlık kokan taze bir piyes sunuyorum. Aslında bu seyre yabancı değiliz hiçbirimiz. Dekor şöyle; bir bina ve önünde mutluluğu, özgürlüğü engelleyen bir çit... Ve çitin öteki tarafında milyonlarca gözü yaşlı aile. Çitin önünde suçluların(!) binaya giriş yapmalarını engelleyen bir grup selim-i olmayan akıl ehli. İçeriye birinin sızması halinde yakılan selektörler...

Sahne bir an nasıl da medeniyetten uzaklaştı. İzliyorsun değil mi Fatih, İstanbul'unu protokol koltuğundan? Soruyorsun değil mi Ulubatlı Hasan'a; bayrağını diktiği İstanbul'unu?
Yanan selektörleri kim söndürecek, kim hizaya getirecek onları? Sultan Abdülhamid mi? Tanımıyorsun değil mi bu İstanbul'u?
Bizler bıraktığın kadar değiliz. Ama İstanbul'un yine aynı İstanbul! Bütün bu olup bitenlere rağmen ayakta, dimdik! İstanbul'u adam gibi yapan da bu değil mi zaten? Senden aldığı heybetini, duruşunu ve kararlılığını halen yitirmedi. İstanbul'un çok heyecanlı. Ona ordun ile birlikte dua et olur mu? Nasipse 2010 yılında "Avrupa Kültür Başkenti" sahnesine çıkacak. Her şeye rağmen yitirmediği güzelliğini, şanını sana yakışır bir şölen ile bütün dünyaya sunacak.

Ben hayal sahnemi son perdede kapattım. Şimdi sıra sende azizim! Sahne senin İstanbul!


Dinlemek için: M. Birgin & E. Göze - Sahne Senin İstanbul (Zuhal Sarı)

Bu sayfa, 9.7.2009 tarihinde yayınlanmış ve 11250 defa görüntülenmiştir.
Oyla!
8,7 (2 oy)
Abonelik Bilgisi
Yorumlar
Z.SARI 21.1.2010 08:05:14 Bildir!

Değerli asmer =) teşekkürler =)
 

Azizim İstanbul'u anlatmaya hiçbir kalemin kuvveti yetmez kaldı ki ben henüz bir kalem dahi değilim =)

Ama içimde Azizim İstanbuluma karşı dillendiremediğim bir aşk var =) bu kesin =)

Bende o gecenin muhteşem ışıklandırılmasını çekmeyi ve siteye eklmeyi çok isterdim =)

lakin bu bekleyiş neticesindeki evdeki gösteri ve hava fişek şölenini düşündük   ve saati geciktirmeyelim dedik
Ama sloganları ve milleti çektim  eklerim inşaallah, becerebilirsem tabi
Buarada eklediğiniz afiş hakkatten çok hoş

Bu mesaj, Z.SARI tarafından, 21.01.2010 08:11:13 itibariyle düzenlenmiştir.
asmer 20.1.2010 10:23:31 Bildir!

Bu yazıyı daha önce okumuştum
ama seslendirilmiş halini dinlememişim..
çok güzel olmuş.. arka fon, fonla metnin uyumu, okuyanların paslaşması.. ne güzel olmuş..
tebrikler efendim..

Sevgili Zuhal
harika bir yazı.. Daha önce neden yorum yazmadım bilmiyorum. Sanırım fiili olarak açılışı bekledim bende...:))

Daha Güzel Günlere inşallah...

Bu yazının altına bizzat yazarı tarafından eklenmiş resimleri de görmeyi ne çok isterdim..:) Nasip değilmiş diyelim bari bizde..:)

Ben de bu afişi çok beğendim ...Onu paylaşayım dedim .:)

 

Bu mesaj, asmer tarafından, 20.01.2010 10:26:48 itibariyle düzenlenmiştir.
Bu mesaj, asmer tarafından, 20.01.2010 10:29:26 itibariyle düzenlenmiştir.
Z.SARI 20.1.2010 00:30:46 Bildir!

2010 Avrupa Kültür başkenti İstanbul!!!

Bende Azizim İstanbul'u bu gecede yalnız bırakmak istemeyip ;16 Ocak gecesi  Haliç sahili kenarında perde arkasındaydım =)

20:10 da başlayacakmış gösteri =) malum yanyana bu rakamlar 2010 oluyor =)

Faruk abi ben Semris ve Merve,atladık gidiyoruz 

Taksim'de Tarkan konseri mi Haliç de Cumhurbaşkanı ve Başbakanın butona basması ile yanacak İSTANBUL 2010 yazısı

ve havai fişek gösterisinin başlaması mı ?
 

Bizim için tek seçenek HALİÇ SAHİLİ
Atladık arabaya gidiyoruz =)
veee vardık sonunda =)

haydaa e İSTANBUL 2010 iskelesi bize ters düştü ,ee dedik ayıp olur tersten izlemek

atladık arabaya =) karşı tarafa geçmeye =) kongre merkezide karşıda kalmış zaten
vardık karşı tarafa =) hadi tepeden izleyelim =)

haydaa vakitte daralmış =)arabayı park ettik =) ee bayağı trafık vardı ve bız arabayı bayağı uzağa park ettik ve 5 dk. var 20:10 a

ve başladık koşmaya  şükür yetiştik
 

ve makinayı ayarladık heyecan dorukta =)
bekle bekle bekle bu ne kardeşim =) saat 21:00 oldu tın yok etrafta
millet diyo ; 2010 da İstanbul dondu

neyse soğuktan donsakda değer azizim İstanbul'a
Yalnız ben beklerimde =) Semris ve Faruk abi çok acele ettiler enazından bir yerde oturalım dediler =)
Tam karar verdik gidiyoruz =) birde baktık ki mavi ışıklar yandı millet tam coşmaya başladı ki =) aradan 15 dk.geçti tın yok
veee ençok güldüğüm slogan ;IŞIKLARI YAKTINIZ BİZİ SALAK SANDINIZ
 

Baktık ki yok bayağı uzar bu iş , e izin saatimizde dolmak üzere evde gösteri başlamadan biz bu gösteriyi terk edelim dedik
sonrasında tamda kahve içeceğimiz sıcak bir yere vardık ki sesler gelmeye başladı ,Azizim İstanbul sahneye çıktı ve ben göremedim
Olsun Perde arkasından onu izledim
Hem yakışmazdı zaten azizim İstanbul'a öyle hemen çıkmak  Bu nedenle Naz yapmış ve bekletmişti bizleri
Bir Ömür beklemeye razıyım , Azizim İstanbulumu
Yakışır azizime



 

Bu mesaj, Z.SARI tarafından, 20.01.2010 00:43:57 itibariyle düzenlenmiştir.
Z.SARI 1.12.2009 21:08:15 Bildir!
Değerli abim yav bende inanın kaçtır söyleyeceğim =)neden enter tuşuna bastığım halde dize dize olmuyor? gönder tuşuna bastığımda düz yazı oluyor ? üzerimde nazar mı var ne =))) ÖRnek;.....
......
........
m1gin 1.12.2009 02:34:13 Bildir!
Ey Z.SARI,
Kaçtır söyleyeceğim, hep unutuyorum. :P

Yazılarınızı tek paragrafta yazmak zorunda değilsiniz ey! ;)

Aha da bakın, güzelim dizeleriniz karmaşık görünüyor. :P

Diğer türlü hem sempatik durur hem de okuyucunun iştahını açarlar. ;)

Aha da bakın, satır sonlarında 1-2 "Enter" iyi oluyor. :)

Takipteyiz... ;)
Z.SARI 1.12.2009 01:17:07 Bildir!
Bugün hayli yazasım var =)biri beni tutsun ;)yok ama birazcık yazayım,baş-göz ağrıtayım =)
Kadavralaşan ruhlara panzehir İstanbul(!)
İyiki varsın azizim sen olmasan çekilmezdi hani,Biitiğim An da yetiştin imdada...Azizim ne de çok sevmekteyim seni,ne de çok küstahlaşmışım ; kaleme alacak kadar seni;mazur gör,bir başka sevmekteyim seni...Yaşat beni hep toprağında ,son demde kovma beni toprağından...Bir nargile ısmarla bana sevdanın efkarına,sana sevdam bilirim yook derman...Ah azizim ah ...Canda canım istanbul!Hatırlıyorum bir camii tepesine gece çıktığımı ;haykırdığımı;Seni seviyorummm İstanbullll...yetmiyor haykırmak...sen bende ben sende kalayım azizim İstanbul'um...
Z.SARI 13.10.2009 16:51:28 Bildir!
Sayın sukran güzel duygularınızı yorum başlığı altında bildirdiğiniz için ben teşekkür ederim ya da sizin şükranlarınıza atfen ben de affen diyeyim =)ya da cezakallahulhayr =)
sukran 11.10.2009 22:54:13 Bildir!
Teşekkürler.. ecdadımız ancak bu kadar güzellikler şehri içinde anlatılabir..Binlerce şükranalrımı arz ediyorum...
Z.SARI 9.7.2009 18:20:33 Bildir!
TEŞEKKÜR;
bu köşede bana yer veren ve mükemmel seslendirmeyi yapan değerli m1gin abime,
okumaktansa dinlemeyi tercih etmemde ve seslendirmeye renk katan sayın E.GÖZE,
Vee ilk yorumu yapan (içimden geldi) IŞIK ablama (umarım sakınca yoktur =)
ve herkese...
ISIK 9.7.2009 11:25:46 Bildir!
Tebrik ederim sevgili Zuhal.İstanbul'u farklı bir üslupla anlatmaya çalışmışsın.Karış karış tarih kokan medeniyetler şehri İstanbul bu ünvanı fazlasıyla hakediyor. Ama kozmopolitik bir şehir. Güzelliğini çirkin gölgeler arasından göstermeye çalışıyor. Umarım 2010 yılında bu temsiliyetine gölgeler leke sürmez.
Bu arada M.Birgin ve E.Göze'yi de tebrik etmeden geçemeyeceğim.
Özellikli Bağlantılar
İletişim | Kullanım Şartları | Reklam Bilgileri | Tüm Üyeler | Ne Nasıl Yapılır? | Arama | RSS | Twitter | Facebook | Youtube

Son Üyeler: xfbhfbhxdfbh, frozenmrl, Serveto, van65, Papatya6217,
Son Oturumlar: