Kullanıcı Adı:
Parola:
Bilgi Hatırlatma Yeni Üyelik
Beğen
Paylaş
Sayfa: Site:

Enlem ve Boylam 1 (Ekim 2007)

Zor beğenmek, üretkenliği baltalayan bir faktördür. 
"Hata yapmayan, yapabileceğinin en iyisini yapmamış, demektir."
Zaten, zirveye bir anda çıkanlar, bir anda yerle bir olmuyorlar mı?
Belki de asıl güzel olan: "Mükemmele Adım Adım İlerlemek..."

Ve, ta 2005 yılı başlarında başlatmayı amaçladığım aylık periyotlu, bir anlamda radyo programı; ama daha çok "Podcast" formlu, "Enlem ve Boylam" isimli projemi nihayet başlatıyorum...

Sonraki  Enlem ve Boylam bölümlerinde değerlendirilmek üzere, gelebilecek önerilere açık olduğumu ifade etmek isterim.

Dinlemek için: Enlem ve Boylam 1 (Ekim 2007)

Enlem ve Boylam, Mustafa Birgin

Program: Enlem ve Boylam 1 (Ekim 2007)
Hazırlayan ve Sunan: Mustafa Birgin
Boyut: 44 MB
Süre: 48 dk.
Tür: Radyo Programı / Podcast

Program Akış Çizelgesi:

Zaman Bölüm Açıklama
00 Giriş (Sinyal) Başlangıç spotu
01 Selamlama Enlem ve Boylam üzerine birkaç kelam.
04 Müzik 1 Alihan Samedov - Balaban 6 - Today is History (Dance Mix)
09 Tanıtım "Kadının Fendi" (Komedi Oyun) (TGRT FM, Arkası Yarın)
15 Müzik 2 Alihan Samedov - Balaban 6 - Canım Lerik
18 Bir Gözlem Toplu taşıma araçlarında, büyüklerin halef tayini
21 Müzik 3 Alihan Samedov - Balaban 6 - Dilberim (Remix)
25 Müşteriye Özgürlük Dükkân ve alışveriş merkezleri arasındaki fark
31 Müzik 4 Eastenders - North African Groove (Putumayo Presents) - On The Ride
36 Ateşin Önemi Ateş üretim denemeleri
41 Müzik 5 Mustafa Demirci - İlahi Terapi / Uyanış - Huvallahullezi
46 Çıkış (Sinyal) Bitiş spotu
Bu sayfa, 17.10.2007 tarihinde yayınlanmış ve 13447 defa görüntülenmiştir.
Oyla!
9,2 (2 oy)
Abonelik Bilgisi
Yorumlar
m1gin 3.4.2017 06:08:06 Bildir!
Aleyküm selam hafizkardes, ilginiz ve mesajınız için teşekkürler.

Gerçekten 10 sene olmuş mu Enlem ve Boylam yayına başlayalı... Vay be, zaman nasıl da akıp geçmiş!

Üç sene evvel tanıştığınız ve istifade ettiğiniz siteye yeni mi üye oldunuz? Allah iyiliğinizi versin. :)

Merak ettim, acaba ne oldu da üye olmaya karar verdiniz? :)

Sitemize hoş geldiniz.
hafizkardes 3.4.2017 01:53:51 Bildir!
Esselamü aleyküm değerli m.birgin ve bu sitenin değerli üyeleri. Bu site ile üç sene önce radyo tiyatroları vasıtası ile tanıştım. Google'dan radyo tiyatrosu diye aratınca çok şükür kiböyle bir site ile tanışmak nasib olmuş. Bu üç senelik süre içinde birçok radya tiyatrosu , arkası yarınları dinleyerek güldüm, ağladım, çeşitli yönlerden istifade ettim. M.birgin ve sitedeki değerli üyelerin tatlı latif yorum ve düşüncelerini okuyarak çokca tebessüm ettim. Görmeden de size karşı muhabbet hasıl oldu. Allah için seviliyorsunuz.Şimdi yıl 2017 Nisan 2.. enlem ve boylam 103 bölüme ulaşmış bulunuyor..bende resmi olarak üye olmuş bulunmaktayım. Biraz önce Enlem ve Boylam'ın 1. Bölümünü dinleme bahtiyarlığına erişmiş bulunuyorum. Çokca istifade ettim. Müzikler çok güzellerdi.. Radyo tiyatrosunu tam heycanlı yerinde kestiniz..otobüsteki gözleminizde haklısınız..sanki tapulu koltuğuda miras bırakıyor.. değerli m.birgin başta sözlediğiniz gibi mükemmelliğe adım adım gitmek..siz bunu anlanladığınız anda 2007'de bu ilk kaydı yayınlamışsınız..ve şimdi 103 bölüm geride kalmış..maşaallah, tebrik ediyorum..
m1gin 28.11.2011 00:46:52 Bildir!
Selam umman,

Oturmak için dua etmiş ve bunu elde etmiştiniz... Lakin rezil de olmuştunuz. :)

Buradan hareketle; görünürde işimize gelen yerine, gerçekten hayırlı olanını istememizin doğru olacağı sonucuna ulaşmanız ne güzel. :)

85'lik dedemize, tecrübelerini anlattığı için teşekkür ediyoruz.
Her ne kadar kendisi "bu kadar basit" demiş bile olsa, benim gözümde pek öyle bir tablo canlanmadı nedense. :P

Yok yahu! Pilav, çorba, kuru fasülye gibi yemekler ekmek yapma makinemin sorumluluğundaydı. O gidip de yerine tost makinesi gelince, menü de değişmek durumunda kaldı. Şu günlerde bol bol milföy hamuru alıyor ve aralarına patates, ıspanak, kıyma ve benzeri içerikler ekleyerek börek ya da sembusek benzeri bir yiyecek hazırlıyorum. Sonra da çay veya kola ile bir güzel mideye indiriyorum. :)

Başlarda pek lezzetliydi de, hergün aynı menü olunca insan bıkmaya başlıyor ama sanki. :P

Çırpınmalarım, sizcileyin işin sırrına vakıf bir kimsenin karşısında ne cevap vereceğimi şaşırmamdan kaynaklanıyor olabilir. :)
Yani şey... Kem küm... Gördüğünüz gibi buna da cevap veremedim. :P

Dilekleriniz için teşekkür ederim.
umman 15.11.2011 05:18:29 Bildir!
Enlem ve Boylam 6 yı henüz dinleyemedim.Srayla gidiyorum ya...Sazan gibi birden ona atlamak olmaz tabi.

Toplu taşıma aracı İstanbul da bir tranvaydı.İstanbul un kalabalığı malumunuzdur.Bende evden çıkmadan 'Allah ım ne olur oturacak yer bulmam için fırsat ver diye' dua ettiğimi hatırlıyorum.O yaşlı amcayı tanımıyordum hatta ben hiç oturamamıştım ya da koltuğa yaklaşamamıştım ki, yer vermiş olayım..Bu olayı duamın kabulü olarak görüyor ve şükrediyorum.Amcayla aramızda (hatırladığım kadarıyla) iki kişi vardı ve arkam dönüktü.Olaydan sonra uzun süre 'acaba hasta mı görünüyorum yoksa yaşlı mı görünüyorum' diye düşünmüştüm.Vardığım sonuç şu oldu;'galiba ben arkadan hasta ve yaşlı görünüyorum'.Tabi bundan sonra haklı olarak bir karar aldım ve uygulamaya koydum.Ayakta yolculuk yapıyorsam uzun süre sabit durup,dalıp gitmeyecektim ve omurgama dik bir duruş pozisyonu verecektim.

Allah Teala bazı insanları düşünceleri,hayalleri ve hatta dualarıyla imtihan ediyor.Ben duamla imtihan olunmuştum ve vicdanım rahatsızlık duymuştu.Ve duamda değişiklik yaptım.Artık oturmak için yer bulmayı değil benim için hayırlı olan yolculuk şeklini diliyorum.
Ne dersiniz? Başıma gelen olaydan ibret almayı becerebilmiş miyim?

85 lik dedeme 'ateş yakma tekniklerini' sordum.Önce güldü sonra uzandığı yerden yavaşça doğrularak anlatmaya başladı.Yöntem şu imiş; Dağdan gürgen ağacını keserler.Sonra bunu hasılalarlar(zannedersem bununla bölmeyi/parçalara ayırmayı kasdediyordu).Kav denilen küşük parçalar haline getirirler.(Bununla kibritimizi elde etmiş oluyoruz)Sonra elimize çakmak taşını alıyor.Kav ı üzerine yerleştiriyor ve demir bir çubuğu taşa sürterek kıvılcım çıkarıyor ve aynı zamanda kav ın bu kıvılcıma temas etmesini sağlıyoruz.Ve işte ateşi elde etmiş olduk.Bu kadar basit. Ve sonunu şöyle bağladı'zaten babam cigara kullandığı için yanında hep kibrit bulundururdu.Yayla da bile...'
İşte burada sizin durumunuza biraz güldüm. Ta bi 'ne var yani benim de lehimim vardı' şeklinde savunmaya geçebilirsiniz.(Bu arada bu aletin adı lehim mi,benim aklımda leğim olarak kalmış..ama tabi benim lehim/leğim le pek alakam olmadığı için...bilemiyorum)

Lehim makinasının evde bulunma gerekçesini açıklamaya çalışırken yani aslında bahaneleri sıralarken konuyu nereye bağlayacağınızı unutmuşsunuz ya, aynı unutkanlığı okuyucuya da yaşattığınızı bilmenizde yarar var.
Bu arada ben tost makinesine yüklediğiniz görevlere takılmış durumdayım.Nasıl yani? Pilav,çorba,kuru fasulye,omlet,mantı yı da mı onda pişiriyorsunuz.Asıl sıradışı davranış bu olsa gerek..

Elinizde poşetlerle dükkanın önünden geçebilmek büyük cesaret.Ben, onuda yapamıyorum...'Ama Aysun abla,fiyatları çok yüksek tutuyosun,üstelik meyveleri kendimizde seçemiyoruz' diyemediğim için kaçarak gitmeyi tercih ediyorum.

'Cevaplayabilmek adına çırpınmak' mı? Hasta halinizle sizi yorduksa, affola?

Ama yazmadan da edemeyeceğim bu yazı çırpınmayı aşmış,Karadeniz den Rusya ya ulaşmış gibi görünüyor.

Rahatsızlığınız için 'geçmiş olsun', 'Allah acil şifa ihsan etsin'
m1gin 14.11.2011 20:35:38 Bildir!

İyi bir şeyler dinleme girişiminizin "Enlem ve Boylam" ile kesişmiş olması doğrusu onore edici; eksik olmayınız sevgili umman.

Şimdilerdeki "Enlem ve Boylam"  bölümlerinin süresinin daha bir kısa oluşu, daha münzevi bir hâl alışımla alakalı olabilir belki.
Tabi daha başka etmenler de var... Bir kısmını "Enlem ve Boylam 6 (Şubat 2009)" bölümünde deşifre etmiştim.

Toplu taşıma aracındaki durumunuzu göz önüne getirince zor olduğunu hissettim.
Merak ettim, siz o yaşlı amcaya yer mi vermiştiniz? Neden size ulaşmak istemişti? Diğerleri gibi süslü ve bakımlı olmadığınız için mi?

Ateş üretim modellerimin ilgi çekeceğini biliyordum.
Tam olarak hatırlamamakla birlikte, kayıttan sonraki ikinci yarıda ateş yakmayı başarmış olabilirim...
Ben dün ne yediğimi hatırlamazken, siz bana seneler öncesini soruyorsunuz... Olacak iş mi şimdi bu? :)

85'lik dedeniz, ateş yakma meselesiyle ilgili olarak neler söyledi acaba?

Yeni kiraladığım ve içinde henüz adamakıllı eşya bulunmayan evimde lehim makinesinin varlığını nasıl açıklayabileceğimi düşüneyim şimdi... :P

Gereksiz eşyaları sevmeyen bir kimseyimdir. Çok fonksiyonu bulunan yahut sonradan fonksiyon kazandırılabilen uygun fiyatlı ürünler tercih sebebimdir. 
Misal, yakın zamanda ekmek yapma makinesi almıştım da, sonradan ekmek dışında hemen tüm yemeklerimi onunla yapmaya başladığımı farkettim.
Pilav, çorba, kuru fasulye, mantı, omlet, patates kızartma, patates közleme ve daha pek çok şey... Zaten o da bir süre sonra pestilinin çıktığını haykıracak ve pes edecekti.
Onunla ilgili özel bir ses kaydı yapma niyetim vardı, onu eve getirmiş olduğum ilk günlerden beri... Lâkin bilmiyorum artık kısmet olur mu?

Ekmek yapma makinem vefat ettikten sonra, mini bir tost makinesi aldım. Şimdilik ağır görevleri o üstlenmiş vaziyette... Geçen gün ayağı sekti de bir gün dinlenme izni elde etti. Lâkin ufak bir operasyon geçirdikten sonra, yine eski zindeliğini yakaladı. :)

Neyse, konuyu saptırmayayım... Olayı lehim makinesine nasıl bağlayacağımı unuttum ya! Neyse direkt gireyim, madem... :P

Kimbilir belki o sıralarda mikrofonuma, kulaklığıma bir operasyon gerçekleştirmem gerekmiştir de o yüzden bir lehim makinesi satın almışımdır.
Yahut Konya'dan Ankara'ya göçerken, önemsediğim eşyalarımdan hafif olanlarını beraberimde götürmüş olabilirim.
Bir başka olasılık olarak da, bir alışveriş merkezinde fiyatını uygun bulmuş ve dahi iştahımı kabarmış olduğu için satın almış olabilirim.

Şu "müşteriye özgürlük" sloganı ciddi anlamda büyük yayın organlarınca topluma yayılmalı bence. Tüketici dernekleri de bilinçlendirme anlamında bazı kampanyalar yapabilir...  
Daha bugün, saatler önce bu yüzden yine keyfim kaçtı.
Bayram vesilesiyle Ankara'dan için Hatay'a geçmiştim. Dönüş bileti bulamadığım için bir anlamda mahsur kaldım. Antakya'daki evimizin alt katında bir bakkal dükkanı var.
Bugün gidip başka bir marketten bir şeyler alarak evin yolunu tuttum. Lâkin elimde poşetlerle söz konusu bakkal ile karşılaşmamayı da temenni ediyordu, her bir adımda.
Ancak malesef ki kapı önünde duruyordu. Bozuntuya vermeden ilerledim ve yanından geçerken selam verdim. Yanıt verdi. Lâkin ses tonundan hafifçe gönül koyduğunu hisseder gibi oldum.
Ve bu durumu zihnimde ikrar ede ede benim de keyfim kaçtı.
Havadan fazla mı nem kapıyorum ne?
Zaten bu gelişimde Hatay'ın havasını çok beğenmedim. Boğazımı ağrıtarak beni hasta etti. :P

Doğrusu bunca iyi bir dinleyici olduğunuzu gördükten sonra, sizi tebrik etmeden bitirmek istemiyorum.
Anlatıların özünü, barındırdıkları ince noktaları yakalamış ve titizce tahlil etmişsiniz...
Minik minik sorular sormuşsunuz belki, lâkin isabet ettirdiğiniz için, görüldüğü üzere cevaplayabilmek adına çırpınıyorum da çırpınıyorum. :)

umman 12.11.2011 02:15:57 Bildir!
'Bu gece iyi bi şeyler dinleyeyim'dedim ve karşımda Enlem ve Boylam ı buldum.

Bari en baştan dinleyeyim dedim.Süresi dikkatimi çekti.Zannedersem diğer bölümleri bu kadar uzun değil.Hayrola kayıt işerinden sıkılmaya mı başladınız?

Müzik tercihiniz her zamanki gibi yine kaliteli.

Toplu taşıma araçlarıyla ilgili gözleminizde haklısınız.Tamda anlattığınız gibi bir durum  başıma gelmişti...Omzuma dokunan bir el ile o tarafa doğru yöneldiğimde, yaşlı bir amcanın bir eli koltukta diğer eliyle de bana ulaşmaya çalışıyorken ki hali...Hemen koltuğun yanında duran bakımlı ve oldukca süslü iki hanım epey homurdanmışlardı.Buyrun siz oturun demiştim ama cevap bile vermeden sinirli hareketlerle omuz silkip başlarını diğer tarafa çevirmişlerdi.Mecburen oturmak zorunda kalmıştım.Tabi bir süre herkesin gözü bana takılı kalmıştı.Bu kadar ünlü olacağımı bilseydim modaya uygun giyinirdim.

'Müşteriye özgürlük'sloganınız alkışlanmayacak gibi değil. Ancak buralarda hala aynı geleneği sürdürenler var.Daha bir kaç gün önce bayram alışverişi için gittiğim markette şekerleri incelerken iki görevli etrafımı sardı, müşterilerden biri de baktığımı beğenmeyipi kendisinin aldığından almam için psikolojik baskı yaptı.Anlayacağınız dükkandan alışveriş merkezine dönüşmek kolay, alışılan davranış modellerinden olması gereken davranış modellerine geçişimiz zor olacak (en azından burada öyle)

Ateş üretim modelleri ilgimi çekti.Bunu 85 lik dedeme sormaya karar verdim.Acaba çocukken yaylada çobanlık yaptığında 'ateş yakma' meselesini nasıl hallediyordu.

Birde merak ettim o gece ne yediniz?

Size sunacak tavsiyem yok ama merak ediyorum en temel ihtiyaç malzemelerinin bulunmadığı bir evde leğimin ne işi var?
m1gin 16.10.2009 18:27:52 Bildir!
Ey asmer,

Satıcı kadın parça parça satamayacağını söyleseydi, ısrar etmezdim zaten. :)
Yeter ki, kan çıkmasın! Kan görmeye dayanamam! :P

Kaldı ki, tabakların adetle satıldığı yerler biliyordum. :P

Enlem ve Boylam 1. bölümünü beğenmiş olmanıza sevindim...
Hmm... Gülme efekti az mıymış? :P
İlk program olduğundan, tozutmak istememiş olmalıyım. :)
asmer 7.10.2009 20:23:30 Bildir!
sen ey m1birgin..
hem takımı bozuyosun hemde kızıyosun..
o takım meselesi ne kadar önemli olduğunu bilmiyosun işte kan çıkar kan:))
bahaneyle öğrenmiş oldunuz.. hani erkek ve kadınlar arasındaki 1001 fark tadında yazılar vardır ya onlarda bulabilirsin bu türden bir konuyu...
bizde de vardı eskiden ..
misalen...
çarşıya gidiyoıruz..bardak beğeniyoruz..tmm alalım diyorum adedini söylemek bile lüzumsuz :)) babında susarken...
Adem 3 tane alalım bundan ..
neee 3 mü..!!!
evet..sana bana emire....
hayde olurmu canıım en az 6 alınır ya da 12 takım yani..
niye farz mı
yok da..takım yanii...:)))

güzeldi ...müzikler de güzel.. gülme efekti mi azdı bana mı öyle geldi..:)))
Özellikli Bağlantılar
İletişim | Kullanım Şartları | Reklam Bilgileri | Tüm Üyeler | Ne Nasıl Yapılır? | Arama | RSS | Twitter | Facebook | Youtube

Son Üyeler: Nazlican, alef, tubacen32, kahraman1520, b.blgn,
Son Oturumlar: