Kullanıcı Adı:
Parola:
Bilgi Hatırlatma Yeni Üyelik
Beğen
Paylaş
Sayfa: Site:
Okuduğum okul binası ile ev arası ulaşım, yaya olarak yarım saati aşıyor. Aynı mahalleyi paylaştığımız arkadaşlar genellikle, bir araca biniyorlar; bense, bunu bir fırsat addedip, kulaklıkları kulaklarıma takarak, müzik ve benzeri işitsel yapıtlar dinlemeyi tercih ediyorum. Ancak kışın, bulunduğumuz il olan Konya'nın iklimi sert oluyor.
Müzik Eşliğinde Ritmik Yürüyüş
Evrensellik Deyince
M. Nedim Yiğitbaş
Yaşamın kıyısında bir yerlerdeyim, uçsuz bucaksız yollardayım. Yol sonsuz gibi görünse de bir sonunun olduğunu ancak bu yolu bitiremeyeceğimi de bilmekteyim.  Nice Seyyahlarımız vardır; günlerce, aylarca hatta yıllarca dolaşmışlardır, ancak her gidip gördükleri yerden yeniden geçtiklerinde yeni bir şeyin farkına varmış; nasıl daha önce göremedik, diye hayıflanmışlardır.
Evrensellik Deyince
Hayatımın Önsözü
Eda Çolakoğlu
“Yeter artık” dediğim noktaya geldiğim zaman, hayata geçirmeye karar verdim bu uzun dile gelişi... Önceleri birçok durakta uzun ve çoğu zaman umutsuz bekleyişlerin nöbetini tuttum… Her durağın ayrı isimleri oldu elbette… Ama beklediklerim arasında ise en anlatmaya değer bulduğum “işte bu” dediğim bekleyişimdi.
Hayatımın Önsözü
Kriter
Abdussamed Batur
Biz Müslümanlar yerküre üzerinde insan oluşun tek gerekçesiyiz. İnsanlığın bir parçası değiliz. İsmet ÖZEL Herhangi bir şey düşünürken veya yaparken neyi kriter alacağız? Herhangi bir kriter olmaksızın bir şey yapmak mümkün mü? Kanımca kritersiz (kaynaksız) bir düşünme ve düşüncesiz bir eylem insan için mümkün değildir.
Kriter
Bir Şeyi Unuttuk!
Abdullah Hafızoğlu
Kâinata gelip yaşamaya başladığımızdan beri, hep bir şeyler bulma ya da bir şeyleri taklit etme arayışına girdik. Doğadan bir şeyleri taklit edip işimize yarayacak şeyler üretmeye çalışırız. Bu bazen hayatımızı olumlu, bazen de olumsuz etkiler. Bulduğumuz geliştirdiğimiz teknoloji, kullanım şeklimize göre değişik amaçlara yönelir.
Bir Şeyi Unuttuk!
Bir çift ayakkabının hikâyesi... Hayatın gerçek değerinden git gide uzaklaştığımız zaman dilimlerinde belki birkaç küçük ayrıntıda gizli sahip olduklarımızın sırrı. Oysaki ne kadar habersiz yaşamaktayız bize sunulan nimetlerden ve çoğu kez burun kıvırdıklarımıza muhtaç olan kimselerden.
Cennetin Çocukları (Children of Heaven)
Bir şehrin küçük bir şehir olduğunu anlamak için, o şehre büyük (üç büyükler) ve önemli bir maçın gelmesi yeterlidir. Şehir o hafta o maçla çalkalanır. Bütün ihtimal hesapları dillere dolanmıştır. Yenersek ne olur? Yenilirsek ne yaparız? Ya beraberlik? Şehir küçüktür. Maç önemlidir. İnsanların sesi birbirine çarpar. Karşı bir fikir dile getirilemez. Adamın dilini koparırlar.
Altı Evliya, Üstü Eşkiya
Bilinmeyen Yolculuk
M. Nedim Yiğitbaş
Kâğıdı kalemi eline alınca insan unutuverir her şeyi birden. Söylemek istediklerini ve anlatmak istediklerini samanlıkta iğne arar gibi aramaya başlar; tıpkı böyle bir durumdayken yazmayı bırakmayıp az da olsa, bir şeyler karalayayım dedim. Her insanın kendine göre hedefleri ve beklentileri vardır.
Bilinmeyen Yolculuk
Konuşma Takibi
Mustafa Birgin
"Söz gümüş ise, sükut altındır." "İki dinle, bir konuş." "Biliyorsan konuş, âlim sansınlar; bilmiyorsan sus, adam sansınlar." "Ağzı olan konuşuyor." Bu gibi sözler, hep bizi daha az konuşmaya, hatta susmaya sevk ediyor. Bir konuşma eğitimi kitabında bu anlam doğrultusunda bir bölüm okumuştum.
Konuşma Takibi
Merhabalar efendim ben Tecrübeli Tüketici Nisan Kumru. Burada, bu güne kadar, iyi günde kötü günde edindiğim tecrübe leri sizlerle paylaşarak, bana ayrılan yeri doldurmaya çalışacağım. Tüketici tarafından bakarsak iyi olan makbul olan Bilinçli Tüketici olmaktır. Bu kadar yıllık bir alışveriş geçmişim olmasına rağmen kendimi takdim ederken Bilinçli tüketici demedim.
Bilinçli Tüketici Değilim; Tecrübeli Tüketiciyim!
Yunan Klasik Çağı’nda tapınaklardan birinde bir gece Zeus’ un, (eski Yunan mitolojisinde tanrıların kralı, en güçlü ve önemli olduğuna inanılan tanrı) heykeli paramparça edilir. Bu durum halkta infiale neden olur. Zira tanrıların kendilerinden intikam alacağı endişesi tüm topluma yayılmıştır.
Kısa-Ca: Dünyada Kaç Kişiyiz?
Pes Etmek!
M. Emre Gül
Merhaba ben Emre, bu yazımda pes etmek hakkında yazacağım. Zaten bu, benim ilk yazım olacak. Bu konuyu seçmemin sebebi, aslında benim başka bir konuyu seçmiş olmamdı. Ama o konu hakkında pek fikrim yoktu; yazdım, yazdım, yazdım… Hiç güzel olmadı… Ya da bana öyle geldi. En sonunda, pes ettim!
Pes Etmek!
Kelimeler ve Kavramlar
Abdussamed Batur
Ulaşılabilirliğin maksimum olduğu fakat ulaşmanın minimum olduğu bir zamanda, kelimelerin işaret ettiği şeyin değil, sadece kelimelerin dikkati çektiği bir zamanda insan olabilmek ne kadar da zor! ‘Bir toplumu değiştirmek isteyen kimse, işe kavramlarla başlamak zorunda’ der Konfüçyüs.
Kelimeler ve Kavramlar
Uzun zaman bir yerlerde yazmamaya direndim. Sonunda bu direncimi kıracak biri çıktı. Aslında benim bu anlaşılması zor tutumumun da neden kaynaklandığını bilmiyorum; ama Mustafa’nın teklifine olumsuz bakmak da olmazdı.
Kısa-Ca: İlk Yazı
Takıntı
M. Birgin
Takıntı kelimesinin bana çağrıştırdığı kavramlarla başlayayım: Tik, saplantı, kuruntu, tutku, uğraşı, irade dışı zorunluluk hissi ... Takıntı, ilk anda kötü bir şeymiş gibi görünüyor; ama, yazının devamında görülecektir ki, hayli fonksiyonel bir kelime. Dahası, iyi yönde örnekleri de var.
Takıntı
12
Özellikli Bağlantılar
İletişim | Kullanım Şartları | Reklam Bilgileri | Tüm Üyeler | Ne Nasıl Yapılır? | Arama | RSS | Twitter | Facebook | Youtube

Son Üyeler: velioglu, isyankar26, Giyasettin, Recep250, fikirproje,
Son Oturumlar: