Kullanıcı Adı:
Parola:
Bilgi Hatırlatma Yeni Üyelik
Beğen
Paylaş
Sayfa: Site:
Görüntülenme: 24219

Konya'da, Alaattin Tepesi'nde bir çay bahçesinde, bir gece vakti; kendisini tanıyanların, kişisel gelişimle özdeşleştirdiği bir isim olan Sefer Yeşil ile, Kişisel Gelişim üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.
Dinlemek için: M. Birgin & Sefer Yeşil - Kişisel Gelişim Üzerine (Ağustos 2007)

Üzerinde durulan bazı maddeler:

  • Hedefleri ve gelinen konumu not etmenin faydaları
  • Ne istediğimizi bilmek
  • Muhammed Bozdağ'ın kişisel gelişime yaklaşımı
  • Yaşanılan olaylara yaklaşım

Sefer Yeşil ile gerçekleştirilen başka söyleşiler için:

İngilizce kelime ezberleme oyunu: vav.mbirgin.com

Konya'da iken ara ara, Sefer Yeşil Bey ile bazı ses kayıtları yapardık.
Önceki günlerde bu kayıtlardan birkaçını dinledim ve buraya ekleyebileceğimi düşündüm.

İngilizce kelime ezberleme oyunu: vav.mbirgin.com

Sefer Yeşil' i tanımıyorum ama müthiş birşey teşekkür ederim.   

gülümseyin, düşünün ve uygulayın...

teşekkür ediyorum mbirgin :)

sorularla gelişim:) ama ama ben sefer yeşili sevdim yaa:):) bi yandan dinliyorum bir yandan gülümsüyorum gerçekden güzel olmuş:)

verilen cevaplar çok mantıklı..dilekler istek hailne gelmezse asla gerçekleşmez çok doğru ve insanın en büyük dıstuda düşmenıda kendisidir işte buna 10 verdim:):)

hangi mazaretler başarısızlık için geçerlidir hiçbir mazeret:):)

gerçekden her sabah bizesunulan bir fırsattır..

sağolun:):)

Balıkçı Kasabası
2014/04/05 10:20 - Güncelleme: 2014/04/05 10:34
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! 8,5 (1 oy)

Kendi halinde hoş bir balıkçı kasabasına yerleşmiş yaşayıp giden bir insan varmış. Teknesine biner günlük yiyebileceği kadar balığını tutar gelirmiş. En çok zevk aldığı şeyler balık tutmak ve yedikten sonra şöyle güzel bir cay eşliğinde uzanıp radyosunu dinlemekmiş. Bir gün yine balık tutmak için açılmış. Günlük yiyebileceği kadar balığını tutup kulübesine döndüğünde garip bir manzarayla karşılaşmış. Kulübesinin etrafında çok lüks arabalar ve insanlar varmış. Bu manzaraya ilk başta anlam verememiş. Kulübesine yaklaştıkça bu insanların şehrin gürültüsünden kaçıp hafta sonu kaçamağı yapmak isteyenler olduğunu anlamış. Kulübesine gelince hemen herkes etrafını çevirivermiş. Bu insanların giyim kuşamından ve kullandıkları arabalardan. Çok zengin insanlar olduğu da belli oluyormuş.

Etrafını çeviren insanlar sanki başka gezegenin insanı muamelesi yapmaya başlamışlar bu adamcağıza.’’Aaa balık tutmuşsun süper’’demiş içlerinden bir tanesi. Diğeri ‘’Neden 6 tane ‘’diye sormuş. Adam ‘’Günlük bu kadar yiyebiliyorum. Bir başkası’’Kaç saatte tutuyorsun bu kadar balığı’’demiş. Adam ‘’Benim saatle pek işim olmaz daha çok keyfini çıkarıyorum. Ama ille de bir zaman dilimi söylemek gerekirse 15 dakikada tutup gelebilirim.’’Ooo süper 15 dakika ha. Neden işleri büyütmüyorsun ki.’’Nasıl yani’’.Bak şimdi anlaşılan burada balık bolluğu var ve sende bu işi seviyorsun.’’Evet oldukça’’.İşte onu diyorum mesela yarından itibaren biraz daha fazla mesai ile daha çok balık tutmalısın. Adamcağız’’Eee daha sonra’’.’’Daha sonra bu kulübenin yanına bir tezgâh açarsın ve buraya bizim gibi gelen insanlara hizmet edersin’’.’’Eee daha sonra’’.’’Daha sonra işleri biraz daha büyütür. Civar köylere de satmaya başlarsın.’’.’’Eeeee daha sonra ‘’.Daha sonra çalışanlarını artırır bunu diğer şehirlere de pazarlamaya başlarsın.’’Eeeeee daha sonra’’.’’Ooo işler senin gayretine bağlı. Bir bakmışsın soğuk hava taşımacılığı kurup diğer ülkelere bile açılmışın’’Beyim daha daha sonra ne olacak.’’Yahu ne olacağı var mı? Daha sonra bol bol paran olur çekilirsin bir balıkçı kasabasına. Tutarsın balığını demlersin çayını açarsın radyonu gel keyfim gel.’’Beyim çok güzel dediniz de Ben şu an ne yapıyorum.

Evet, biz şu an ne yapıyoruz belki de hikâyedeki gibi bir yaşantımız olabilir mi? Ne demek hikâyedeki yaşantı. Hayatımız hep takaslarla geçiyor. Yarının mutluluğunu bugünün çalışmalarına ve acılarına bağlıyoruz. Şimdi çalışalım daha sonra rahat ederiz. Ama sen daha sonra bugünkü insan olamazsın ki. Her anın kendine özgü bir yapısı vardır. İstediğiniz kadar eviniz olsun anca bir tanesinde oturabilirsiz. İstediğiniz kadar mal varlığınız olsun anca mideniz kadar yiyebilirsiniz. Mevzu mal varlığı ya da mideye hizmet değilse. Ertelediğiniz ve gelecekte hayal ettiğiniz mutluluğu şu an yaşayabilirsiniz.

Bir Balıkçı Kasabası Daha Var
2014/04/08 23:32
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! (0 oy)

'Acaba gerçek olur mu?' demiştim, hikayeyi ilk okuduğumda.Ki üzerinden yıllar geçti. O zamanlar lise öğrencisiydim.Okuldan eve, evden okula...Hayatım çok yoğunmuş gibi gelirdi.

Gerçek oldu.Son üç yıldır balıkçı kasabasındaki amca gibiyim.Her şeyden ve herkesten uzakta.Sadeliğin ihtişamı içerisinde, doğa ile haşir neşir bir biçimde.

Balıklarımı tuttum, sonra sattım, kazandım,daha çok kazandım ve sonra zirvede iken ipin ucunu bıraktım ve yuvarlandım.

Tökezlemeli insan, sonra düşmeli, başarısız olmalı, üzülmeli,acı çekmeli....ancak o zaman anlar sahip olduklarının kıymetini...

Dedemi dinlerken daha iyi anlıyorum hayatı.Anılarını anlatmaya başlıyor,duygulanıyor ve heyecanlanıyor.Sonra bir el hareketiyle savuruveriyor bütün anılarını maziye.İşte hayatta bu el hareketi kadar kısa.

Ben balıkçı kasabasına erkenden ulaşanlardanım. Ya siz nasıl tanımlıyorsunuz yaşadığınız ortamı?

“Dünyaya ilgisizliğim kendime ilgimdendir’’.Mutlu olmamız için hiç bir şeye,hiç bir mekana ihtiyacımız yok.Kendimizi bilelim ve kendimizde olalım yeter.

Abonelik Bilgisi Abonelik
Özellikli Bağlantılar
İletişim | Kullanım Şartları | Reklam Bilgileri | Tüm Üyeler | Ne Nasıl Yapılır? | Arama | RSS | Twitter | Facebook | Youtube

Son Üyeler: tubacen32, kahraman1520, b.blgn, poli, vanda,
Son Oturumlar: