Kullanıcı Adı:
Parola:
Bilgi Hatırlatma Yeni Üyelik
Beğen
Paylaş
Sayfa: Site:
Görüntülenme: 10043
Hayatın İçinden Hikayeler
2012/12/10 2:15
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! 7,8 (3 oy)

 BALON

 

Küçük çocuk baloncuyu takip ederken, çok büyük bir şaşkınlık içindeydi. Onu hayrete düşürüp kendinden geçiren şey, “bizim eve bile sığmaz” dediği balonların, adamı gökyüzüne kaldırmaması idi. Baloncu adam durunca o da duruyor, sonra yine peşinden gidiyordu.

Adam bir ara kendisine baktığında, çocuk ürkek adımlarla ona doğru yaklaştı ve titrek bir sesle:

— Baloncu amca! dedi. Benim hiç uçan balonum olmadı.                                               

Adam, çocuğu şöyle bir süzdükten sonra:                                                   

— Paran var mı? diye burnunu büktü. Sen onu söyle.                                                                                                                     

— Bayramda vardı, diye atıldı ufaklık. Önümüzdeki bayramda yine olacak.

— Öyleyse o zaman gel, dedi baloncu adam. Acelem yok, beklerim.

Küçük çocuk, sessizce geri döndü. Hiç belli etmese bile gözleri dolmuş, yürümeye mecali kalmamıştı. Biraz sonra balonlara tekrar bakınca, hayretinden neredeyse bir çığlık atacaktı. Balonların tamamı, her nasılsa adamın elinden kurtulmuş, bir akasya ağacının üst dallarına takılıp kalmışlardı.

Çocuk, olup bitenleri hayretle seyrederken, baloncu ona dönüp:

— Küçükk! diye seslendi. Balonları ağaçtan kurtarırsan, onlardan birini sana veririm!
Yapılan teklif, yavrucağın aklını başından almıştı. Kalbi sanki yerinden çıkacak gibiydi.
Aceleyle ağacın altına yöneldi ve ayakkabılarını bir kenara fırlatarak tırmanmaya başladı. Bu arada akasya dikenleri sağına soluna batıp kanatsa bile, küçük çocuk duyduğu sevinç nedeniyle, onların acısını duymuyordu.

Küçük çocuk biraz sonra balonlara ulaştı. Yeşiliyle mavisiyle kırmızısıyla, şimdi hepsi elinin altındaydı. Onları tek tek okşamak isterdi ama, adam homurdanmaya başlamıştı. Balonların bağlandığı kalınca ipi, dikkatle çözüp aşağıya sarkıttı. Fakat balonlardan biri gruptan ayrılarak dikenli dallar arasına sıkışmıştı.
Çocuk onu kurtarmaya çalışsa, bu dikenler kesinlikle balonu patlatırdı.

Küçük çocuk kararını vermekte gecikmedi ve balona hiç dokunmayıp aşağı indi. Daha sonra baloncuya doğru yanaşıp:

— Bunlardan birini bana verecektiniz, dedi. Hangi balon o?

Adam, elinin tersiyle burnunu silip:

— Seninki ağaçta kaldı ufaklık, dedi. Çıkıp alabilirsin.

Küçük çocuk bu sefer ayakta duramadı ve bulunduğu kaldırımın kenarına oturdu. Artık hiç bir baloncuyu takip etmeyecekti. Dalların arasına sıkışan balonu, günün son ışıklarıyla yanıp sönerken, küçük çocuk yaşlı gözleriyle ona bakarak:

— Olsun, dedi sessizce. Bir ağacın üstünde kalsa bile, balonum var ya artık.

Cüneyd Suavi

 

Bu mesaj, gunduzalp tarafından, 10.12.2012 02:21:36 itibariyle düzenlenmiştir.
Balon
2012/12/10 11:02
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! 7,7 (2 oy)

Teşekkürler sevgili gündüzalp

İnsanla büyüdükçe ne kadar kirleniyor ya huu. Hayat şartları değiştiriyor insanı. Yada ne kadarını haayt şartları değiştiriyor, ne kadarı insanın içinde gelen bir katılık diye düşündüm.

Acaba o baloncu o hale getiren sebebler var mıydı. yoksa "kötü" insan mıydı kendileri... Hikayedeki kötüyü eleştirmek her zaman kolaydır.

Ve Hikayenin bence anafikri çocuklar... Nekadar  saf ve temizler.

"— Olsun, dedi sessizce. Bir ağacın üstünde kalsa bile, balonum var ya artık." düşüncesi nasıl bir sahipleniş, nasıl bir hüzünlü kabulleniştir.

Bir çocuğu mutlu etmek kendini mutlu etmektir aslında. Denenmiş görülmüş bir haldir.

Hikaye ayrı güzel, seslendiren de ayrı bir güzel... Yazan,seslendiren, gelip buralara taşıyan, taşınması için bu bembeyaz sayfayı hazırlayan ve bil cümle okuyan gözler dert görmesin...Kaldı mı dışarda kimse..:)

Abonelik Bilgisi Abonelik
Özellikli Bağlantılar
İletişim | Kullanım Şartları | Reklam Bilgileri | Tüm Üyeler | Ne Nasıl Yapılır? | Arama | RSS | Twitter | Facebook | Youtube

Son Üyeler: Sibelius, canumur, dcelik, onbesliler_60, Gonulden,
Son Oturumlar: