Kullanıcı Adı:
Parola:
Bilgi Hatırlatma Yeni Üyelik
Beğen
Paylaş
Sayfa: Site:
Görüntülenme: 9980

Birkaç gün evvel, kapıda bir haber kağıdı gördüm... Postacı gelmiş ve beni bulamadığı için söz konusu haber kağıdını bırakmış olmalıydı.
Bana bir taahhütlü mektup gönderilmişti, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından. Meraklanmıştım.
Ve fırsat bulduğumda belirtilen PTT şubesine gittim. 

Mesai bitimine yakın bir vakitti. Yerler buzlu, hava da pek soğuktu. Küçük olan PTT şubesinde iki memur dışında kimse yoktu.
Memur, benim zarfı ararken, aynı zamanda laflıyorduk.

- Merak ettim, ne istiyorlar acaba, dedim.
- Sanırım sosyal güvenceniz yok, değil mi?
- Evet, yok. Neden sordunuz ki?
- Haberleri takip etmiyor musunuz? Zorunlu sağlık sigortası geldi.
- Hmm...
- Ama öyle bir şey ki, başka hiçbir yerde yok. Parasını da alıyorlar. 
- O halde ne anlamı var ki?

İşin iç yüzünü pek bilmiyordum... Ancak eve gelip zarfı açıp okuduğumda ise, gerildiğimi hissettim... Meseleyi internette araştırmaya giriştim.

Yeni devreye giren sisteme göre, sağlık güvencesi bulunmayan herkes otomatik olarak güvence altına alınıyordu. Burası gayet hoş duruyor... Ancak devamı hiç de öyle değil malesef. Zorla dayatılan güvencenin bir bedeli vardı ve durumu iyi olanlar bunu ödemek zorundaydı!

Bu durumda bu sağlık güvencesi, bir çeşit vergi gibi bir şey sayılır... Ama ne önemi vardı ki? Nasılsa ülkemizdeki vergi oranları gözle görünmeyecek derecede düşük ya; bir yenisi eklense ne olurdu sanki?
Düşündüm de, bu uygulamayı geliştirenler, Facebook'taki "Like / Beğen" butonu gibi "SEV" diye bir özellik de geliştirmeliler... Ki, sevsinler uygulamalarını!

İşin içerisinde anlamadığım bir şey vardır diyerek soğukkanlılığımı muhafaza etmeye çalışıyorum... Ama internetteki haberler de aynı şeyden bahsediyor... Garipsediğim nokta ise vatandaşların tepkisizliği... Herkes benim gibi habersiz mi yoksa?

Konu hakkında bilgisi olanların bizleri bilgilendirmesi önemle rica olunur.


Konuyu araştırmaya devam ediyorum...

cnnturk.com sitesinde 2012/01/15 'te yayına giren bir haberi aşağıya alıntılıyorum:

Buradan; asıl amacın pek de vatandaşın sağlığı olduğu hissi uyanmıyor bende. Gelirleri iyi olanlardan nasıl daha fazla kırparız çabası daha baskın duruyor.
Değilse neden herkes zorunlu olsundu ki? Dileyen başvursun, yararlansın; istemeyen de kendisi bilsindi.
Hem sonra, madem ki herkesin sağlık sigortasının olması çok isteniyor, o halde neden ücretsiz sağlanmıyor?

Yanlış anlaşılmasın, öyle çok geliri filan olan bir kimse de değilim. Bu şartlarda muhtemelen ben hiç prim ödemeyeceğim zaten. Ancak hiç de adaletli bir uygulama gibi gelmedi bana.

Önümüzdeki günlerde bu meseleyle ilgili olarak nelerle karşılaşacağım bakalım. Ay sonuna kadar gelir testi için başvuruda bulunmalıyım. Değilse üniversite yıllarımda aldığım kredilerden kaynaklanan devlete olan borcum, daha da artacaktır.

Dilerim gözden kaçırdığım şeyler olsun ve ben yanılıyorumdur... Hayrolsun...
Notlarımı buraya aktarmaya çalışacağım.


Ve bir başka alıntı: ("106 liralık taksimetre teste gitmeyene açıldı" başlıklı, Ali Tezel imzalı, 2012/01/26 tarihli yazıdan alınmıştır.)

Genel Sağlık Sigortası için şubat ayı sonuna kadar gelir testi yaptırma imkânı tanındı. Ama 1 Ocak 2012’de kapsama alınan 1.7 milyon kişiye 106’şar lira prim borcu şimdiden yazıldı bile. Testi hemen yaptırıp primi düşürmek önemli. Yoksa geriye dönük fark ödenmiyor

Konuyla ilgili video haberler:

STV'nin haberini yanıltıcı buldum. Haberde, söz konusu uygulama sanki isteğe bağlı bir lütufmuşçasına sunuluyor. Oysa gerçek öyle değil! İstemeseniz bile dayatmaya dahilsiniz.
Yaşasın özgürlüksüzlük!


Dayatılan bu sağlık sigortası ile ilgili ayrıntılı bilgi için aşağıdaki videoların izlenmesi tavsiye olunur. 

Vay be! Sanırım benim de kaçarım yokmuş! Ödediğim ev kirası bile zaten asgari ücretin 3'te 1'inden fazla olduğu için, her ay en azından 36 TL mi ödeyeceğim? 
Off ya! Dyojen'e öykünüyorum, doğru. Ama onun gibi fıçıda yaşayabileceğimi sanmıyorum... 
O halde bedelini ödemeliyim, öyle mi? Hmm... 

Bu türlü uygulamaları üretenlere yeni bir fikir vermek istiyorum. Ki, bir sonraki adımda yeni bir şey bulmak için çok zorlanmasınlar. 
Aldığımız oksijen için de para istesinler... Hatta daha sonrasında da verdiğimiz karbondioksit için bir şeyler düşünebilirler...

Yaşasın sevgili ülkem!

Bu mesaj, m1gin tarafından, 02.02.2012 08:36:57 itibariyle düzenlenmiştir.
İngilizce kelime ezberleme oyunu: vav.mbirgin.com
Dünyadan Bi Haber Yaşamak!
2012/02/03 3:47
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! (0 oy)

 Ey! mbirgin,

Konuyu bende çok iyi bilmiyorum,haberlerden takip ettiğim kadarıyla;

Durumu iyi olmayanlar ocak sonuna kadar form doldurarak, başvuruda bulundular,haberlerde, oluşan izdihamı gösterdi.

Bazı insanlar durumlarının perişanlığını ispat etmek için formlara "tezek" yaktıklarını yazmışlar!!!

Devlet,siz o tarihler arasında başvurmadığınız için otomatik olarak sizin o parayı verme gücünüz olduğunu düşünür,haksızmıyım?

Sonuç olarak "Geçti Bor'un pazarı,çıkart cüzdanı"

Dediğim gibi,durumu tam bilmiyorum,bilenlere tekrar danışmanızı öneririm.

Bilenden kastım SGK

Geçmiş olsun:))

Kafaya Geçirilen İp
2012/02/03 4:22
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! (0 oy)

Dünyadan haberler için teşekkürler citizen.

Başlangıçta ne nedir çok bilmiyordum. Ancak araştırdıkça, işin iç yüzünü daha iyi anladım. Bulgularımı ve uzmanların değerlendirmelerini (video ve haber) yukarıya ekledim.

Vardığım nokta ise şu: Memurlar yahut sigortası bulunan kimseler, zaten bağımlı idiler ve bu prim kendilerinden otomatik olarak kesiliyordu. Ancak bunların dışında kalan bir kesim vardı. Bunların da boyunlarına bir ip geçirilmeli ve esaret altına alınmalıydılar. Bunun için iyi bir bahane bulunmalıydı.

Bu kesimi daha kolay kandırmak adına, güya sağlıklarını düşündüklerini söyleyerek ipleri kafalara geçireceklerdi. İpin ucu da kendi ellerinde olacağına göre, diledikleri zaman, diledikleri oranda boğazları sıkabileceklerdi.

Sosyal güvenlik uzmanı Ali Tezel'in (videoda) ifade ettiği üzere, gelir hesaplama sistemi de değişmiş. Buna göre, yaptığınız tüm harcamalar sizin geliriniz olarak sayılmaktaymış;  ödediğiniz ev kirası, elektrik, su, gaz parası, hatta aldığınız erzaklar...
Büyük şehirlerde sadece bunlar bile minimum olarak asgari ücret düzeyine ulaşabilmektedir... Hal böyleyken, paşa paşa her ay belli bir ücret ödemeye mahkum ediliyor, halk.

Yine videoda ifade edildiğine göre, şu ana kadar gelir testine başvuran 750 bin kişiden 650 bin gibi büyük bir rakam prim ödemeye mahkum edilmiş. Yaklaşık %90 olan bu ezici oran, her ay haraca bağlanmış oluyor. Hiç yoktan, durduk yerde yeni bir gelir kaynağı elde edilmş olundu!

Bu bir zulümdür! Ve millet, bir sonraki seçimde bunun hesabını soracaktır! 

Geçerli yönetimi takdir eden ve hatta onlara oy veren ben dahi bu noktaya geldiysem, işin vahametini varın siz düşünün.

Daha ağır şeyler yazmamak için kendimi tutuyorum.

İngilizce kelime ezberleme oyunu: vav.mbirgin.com
Türkiye'nin Sağlıkta Geldiği Nokta
2015/09/26 17:23 - Güncelleme: 2015/09/26 20:46
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! (0 oy)

Güya vatandaşın sağlığı düşünülerek dayatılan genel sağlık sigortası (GSS) dolayısıyla hasta olsam bile hastaneye gidemiyorum.

Bu saçma uygulama devreye girdi gireli, benden zorla haraç talep edilmeye başlandı. Bugün (2015/09/26) itibariyle kontrol ettim ve 2300 TL borçlandırılmış olduğumu gördüm.

Sağlık hizmetlerinden hiç yararlanmadığım halde onun için para vermek ciddi anlamda rahatsız edici ve sinir bozucu bir durumdur. 

İşin sinir bozucu bir diğer yanı daha var. Adıma borç yazmayı biliyorlar.. Ancak hasta olduğumda hastaneye kabul etmiyorlar. "Uygulamanızı da alın gidin!" diye isyan edesi geliyor insanın... Yeri gelmişken, bu uygulamayı devreye sokan AKP'den soğumamın ve artık onlara oy vermememin başlıca nedenlerinden birisi bu dayatmadır.

Birkaç yıldır ağzımın arka kısmında çıkan ek bir dişin varlığından haberdardım. Önceden çok rahatsız etmiyordu ancak şu sıralar sol yanağımı yaralamaya başladı... GSS borcum dolayısıyla hastaneye gidemeyeceğimi bildiğim için, tırnak törpüleyiciyi elime alıp aynanın karşısına geçip dişimi törpülemeye çalıştım... İşte sevgili ülkemin sağlıkta ilerleyip geldiği muhteşem nokta!

Zaten birkaç senedir de, oyuk/çürük bir diş dolayısıyla, çenemin sol tarafını kullanamıyorum yemek yerken... Hadi sağ tarafla bir şekilde idare ettim... Ancak geçen hafta şiddetli bir diş ağrısı baş gösterdi. Günlerce süren sızısını azaltmak için internette okuduğum bilgilere göre bir şeyler yapmaya çalıştım. Ağzımı tuzlu suyla çalkalamak, bazı baharatlı çaylar içmek gibi...

Beri yandan, bir dayatma olan GSS (Genel Sağlık Sigortası) uygulamasını devreye sokanların; vatandaşın sağlığını düşünmekten çok, haraç toplayıp ek bir gelir kaynağı oluşturmak istedikleri en başından belliydi zaten. Önceki günlerde karşılaştığım bir istatistiki bilgi bu durumu gözler önüne sermektedir: 

"31.12.2014 tarihli SGK verilerine göre 3.423.378 GSS'li için yapılan sağlık harcaması 554.819.358 TL tutarındadır. Yine aynı tarihli verilere göre 11.201.255.192 TL tutarındaki tahakkuk etmiş toplam GSS primi karşılığında tahsil edilen toplam tutar olan 580.741.027 TL'nin sağlık harcamalarını karşıladığı görülmektedir."
Kaynak: http://www.memurlar.net/haber/536102/

Görüldüğü üzere, GSS vesilesiyle sağlık hizmetlerinden yararlanan vatandaşlar için toplamda 555 milyon TL harcama yapılmış olduğu halde, vatandaşlar 11 milyar TL borçlandırılmıştır.

Yaşasın sevgili ülkem! 

İngilizce kelime ezberleme oyunu: vav.mbirgin.com
Abonelik Bilgisi Abonelik
Özellikli Bağlantılar
İletişim | Kullanım Şartları | Reklam Bilgileri | Tüm Üyeler | Ne Nasıl Yapılır? | Arama | RSS | Twitter | Facebook | Youtube

Son Üyeler: Bircan123456, RyanCaleb, AtillaBan, Nesss, Eminecakir,
Son Oturumlar: