Kullanıcı Adı:
Parola:
Bilgi Hatırlatma Yeni Üyelik
Beğen
Paylaş
Sayfa: Site:
Görüntülenme: 68901
Amatör Yazarlar Yarışıyor 3
2010/12/08 3:46
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! (0 oy)

Ve, "Amatör Yazarlar Yarışıyor" uygulamamızın 3. bölümüyle yine huzurlarınızdayız! 

Bu uygulamanın daha önce başlatılmasını talep eden arkadaşlara (aklıma sadece vuslatnur geldi :P); bazı yeniliklerin peşinde olduğumuzu ve bu nedenle biraz ötelemek istediğimizi söylemiştik! 

Ve işte yeniliklerimiz... 

Kapalı zarf usulü oylama dönemi sona erdi! Artık oylamalar açık ortamda yapılıyor olacak! 
Buna göre, hangi seçmenin hangi yazıya kaç puan vermiş olduğu, açıklanmış olacaktır. 

Normal mesajlardaki oyların ayrıntısının da görülebilmesini talep eden eden arkadaşları (aklıma sadece abheri geldi :P) hatırladık ve oluşturmuşken, bu özelliği site içerisindeki tüm mesajlara genelleyebileceğimize kanaat getirdik! 

Oylama ayrıntılarını, bir mesaja (ya da konuya) oy verenler veya mesaj sahibi görebiliyor olacaktır...

Fazla mı ayrıntıya giriyorum ne! 

Gelelim ödül meselesine... Ta ilk "Amatör Yazarlar Yarışıyor" uygulamasında şöyle demişim:

Gönül, para veya maddi değeri bulunan bir ödül de olmasını isterdi...
Lâkin bir sponsor ortaya çıkıncaya kadar, elimizdeki imkânları değerlendirmek en güzeli bence.

Evet! Ve bu uygulamanın birincisine, çamsakızı çoban armağanı niyetine bir ödülümüz olacak... 
Hadi bu ödülümüze dair biraz ipucu vereyim... Değeri 1000 TL'nin altında olacak. 
Ama şu kadarını da söylemeliyim ki; yarın öbürgün yarışmanın galibi, verebileceğimiz 10 TL değerindeki bir hediyeye dudak bükerse, bozuşuruz yani! 
Öyle ya; 10 TL de 1000 TL'nin altında işte! 
İyisi mi; 10 TL eşdeğerinde bir armağanımız olacağını belirteyim de, olası büyük beklentilere mahal vermeyeyim. 

Bu ödül, "Reklamlarla Para Kazanmak" konusunun sponsorluğuyla sunulmaktadır... Yani oradan kazandıklarımızdan burası için bir pay ayırıyor olacağız. 

Ama yok, benim derdim maddi ödül değil, diyen bir yarışmasever iseniz; zaten her zamanki gibi, kazanan yazı "Köşe Yazıları" bölümünde ayrıca değerlendirilecektir. 

Aday yazı kıstaslarında da bazı yeniliklerimiz var...

  • Minimum uzunluk 3 paragraf olsun mümkünse... Maksimum uzunluk da sistemin kabul edeceği kadar olacaktır (yaklaşık 2 sayfa ). 
  • Sonuçlar, 10 aday katılımının sağlandığı ayın sonunda açıklanacaktır. 
  • En az 5 seçmen tarafından oylanmayan yazılar, değerlendirilmeye alınmayacaktır.

Seçmenlere de seslenmek istiyorum... Diğer seçmenleri etkilememek adına, sonuçlar açıklanana kadar, yazılar hakkında müsbet veya menfi yorum yapmamaya gayret edelim... Biliyorum zor olacak ama azıcık tutalım kendimizi. 
Hem sonra bu sayede, aday yazılar peşpeşe dizilmiş ve araya karışmamış olurlar... Yorum kısıtlamasına başvuruşumun asıl sebebi de bu olabilir... Böylece aday yazıları ayrı ayrı işaretleme ve bağlantılandırma zahmetinden kurtulabilecektim. 
Sonuçlar açıklandıktan sonra ise, meydan tamamıyla sizindir... 
Bununla beraber, ilk aday yazı gelene kadar, varsa bu yeniliklerle ilgili düşüncelerinizi yazabilirsiniz. 

Bu mesaj, m1gin tarafından, 02.01.2011 18:27:10 itibariyle düzenlenmiştir.
İngilizce kelime ezberleme oyunu: vav.mbirgin.com

sevgili hatip

süre konusunda bir açıklama yapmamışsın?? ne zamana kadar yazı gönderebileceğiz??

Şartlanım
2010/12/09 10:35
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! (0 oy)

Ey vuslatnur,
Konuyu başlatan üye, "hatip" olarak mı görünüyor sizin oradan? 

Yukarıda belirtilen yeniliklerle, "Amatör Yazarlar Yarışıyor" uygulaması daha bir otomatize kılığa bürünmüş oldu. Dolayısıyla bir editörün özel olarak konuyu takip etmesine gerek kalmadı sanki. 
Önceki uygulamalarda bu işi Hatip'in omuzlarına yıkmıştık... Bu vesileyle kendisine, önceki desteklerinden ötürü bir teşekkür daha etmiş olalım. 

Uygulama, en az 10 adet aday yazı katılımının gerçekleştiği ay bitiminde sonlanacaktır... Dolayısıyla, net bir zaman bulunmuyor. 

Bu mesaj, m1gin tarafından, 09.12.2010 10:36:34 itibariyle düzenlenmiştir.
İngilizce kelime ezberleme oyunu: vav.mbirgin.com
konusu...
2010/12/09 22:23
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! (0 oy)

peki yazdımız yazılar belli bi konuyamı hitap etmeli yoksa,serbestmi,herkes istedini yazabilirmi,

Belirti
2010/12/09 22:28
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! (0 oy)

Ey rahmeli, böyle bir kısıtlama belirtilmiş durumda değildir... Yani konu serbest. 
Daha çok bilgi için önceki "Amatör Yazarlar Yarışıyor" uygulamalarına da göz atabilirsiniz.

Bu mesaj, m1gin tarafından, 09.12.2010 22:28:59 itibariyle düzenlenmiştir.
İngilizce kelime ezberleme oyunu: vav.mbirgin.com

şartlanımmm

EY MBİRGİN ABİ

ben şartlanmışlık konusuna katılmıyorum sadace eğer belli bir zaman dilimi varsa ona göre riayet edelim diye sordum. lakin siz önce beni sonrada kuruduğum cümleyi yalnış anlamış olmalısınız.

bence üstüne yüklenim diye bir şey yok ortada. evet emeği var o inkar edilemez ama bu tür şeyler isteğe bağlıdır. yani isteyen yapar istemeyen değil.

benim burdan bunlar gözüküyor sayın MBİRGİN... SİZİN?

 

Taşınım
2010/12/11 1:27
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! (0 oy)

Ve ilk katılım, edra tarafından yapılmış bulunuyor... Kendisine teşekkür ediyoruz; lâkin bu uygulamada şiir kabul etmediğimiz için, mesajı "Şiir" konusuna taşınmıştır. 

Ey rahmeli ve vuslatnur, siz bu uygulamaya ne zaman katılacaksınız bakalım? 
Yoldan geçerken sadece uğrayıp da bakındınız mı yoksa? 

İngilizce kelime ezberleme oyunu: vav.mbirgin.com

Safi şiir olmayıp bir mektup yarışmasına yazılmış gerçekten bir mektuptu :)

 

Neyse katılanlara başarılar o zaman...Bir başkasıyla daha katılırdım ama neyse :)

Beklenmeyen Tepki
2010/12/11 1:39
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! (0 oy)

Ey edra, bu uygulamada sadece düz yazıları kabul etme kararı aldık... Sonraki uygulamalarda bu durum değişebilir tabi. Hatta zamanla, "Amatöre Şairler Yarışıyor" diye bir uygulama dahi başlatabiliriz, kimbilir. 

Bir düz yazınızla, sizi burada ağırlamaktan onur duyarız... Varsa sunmak istediğiniz bir yazınız, lütfen es geçmeyiniz. 

Bu konuya kabul etmediğimiz ve taşıdığımız mesajınızı düzenleyerek, bir başka şiirinizi eklemişsiniz... 
Sözünü ettiğiniz mektubunuzu bir başka yarışmaya saklama kararı mı aldınız yoksa? :)


Ve, değerli bir üyemizi daha yitirmiş bulunuyoruz. 
Yazısının bu konuya kabul edilmemesine tepki olarak, edra üyeliğini iptal etmiş bulunuyor... Üzüldüm...

Bilemiyorum... Bence ziyadesiyle hassas ve alıngan bir insan...

Birilerinin kendilerine göre belirlediği kriterlere uyulmamışsa, ne olmuş yani!?

Küsmek yerine daha açık bir şekilde kendini ifade etmesini beklerdim...

Bu gelişme üzerine, sadece düz yazıların kabul edilmesi hususu yeniden ele alınacaktır. 

Bu mesaj, m1gin tarafından, 11.12.2010 02:14:05 itibariyle düzenlenmiştir.
İngilizce kelime ezberleme oyunu: vav.mbirgin.com
Dayanamamak
2010/12/11 2:18
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! (0 oy)

 Aman yine yerimde duramadım,

Önce edra'nın gidişine üzüldüğümü belirtmek isterim.

Fakat ey mbirgin,"Bu gelişme üzerine, aday yazıların, düz yazılarla sınırlanması meselesi yeniden ele alınacaktır."

demişsiniz.

Nacizane düşüncem,buradaki yazışmalar sayesinde herkes kuralları öğrenmiş oldu.

Bu yarışmayı kazanan yazı  "Köşe Yazıları" bölümünde yer bulacağına göre,sadece düz yazı olması doğru değil mi?

Yarışmanın adı bile "Amatör Yazarlar ..." , "Amatör Şair ve Yazarlar Yarışıyor" değil.

Bence böyle bir durumda verilmiş aşırı tepki üzerine taviz verilmemeli,kim ve kime karşı olursa olsun.

 

Ve Karar...
2010/12/12 0:16
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! (0 oy)

Ey citizen,

Doğrusu benzer düşüncelerden hareketle, aday yazıların düz yazılarla sınırlandırılmasının uygun olabileceğine kanaat getirmiştim.

Taviz değil de, acaba doğru bir karar mı verdik, noktasında konuyu yeniden ele almak istedim... Ayrıca kriterlere uymayan gelebilecek yazıları başka uygun konulara taşımak zahmeti de vardı işin içerisinde... 

Öyle olsun bakalım... Bu 3. uygulamada öyle başladık madem, öyle devam edelim ve sadece düz yazıları kabul edelim... 

Yine de başka türlü düşünen arkadaşlar, kendi görüşlerini ifade ederlerse, en azından sonraki uygulamalarda dikkate alınabilir.

Bu mesaj, m1gin tarafından, 12.12.2010 03:13:16 itibariyle düzenlenmiştir.
İngilizce kelime ezberleme oyunu: vav.mbirgin.com

verilen kararı  yerinde bulduğumu söylemeliyim =) acizane kendi fikrim ;)

ve şiir tadındaki denemelerin ayrı katagoride yarışması bence hem daha zevkli hem de daha heyecanlı ve yerinde olur ...

ve yarışmaya katılan yazıların ardından yorum yapmayacağıma söz veriyorum =)

yorum yapmayacağım ki arayı kaynatmasın =) ve madem 10 yazıdan sonra ay sonunda açıklanacak 1. o halde butun yazılar yerını bulduktan sonra hepsını gozeterek oylama yapayım ben =) şimdiden heyecanlandım ya =)

Mehabalar.diğer yarışmaların yazılarına şöyle bi göz gezdirdim,birşey dikkatimi çekti.Yazılara yapılan yorumlar,yorumlar sona bırakılsa iyi olur,çünkü olumlu olumsuz her yorum puanları etkilicektir..Mesela ben bi  yazı yazsam M.birgin yazımı kötü eleştirse bu benim puanımı etkilese üzülürüm.Yarışma sonuçlanınca ne isterse söylesin...HAKSIZMIYIM....

Bu mesaj, rahmeli tarafından, 14.12.2010 20:50:18 itibariyle düzenlenmiştir.
Desenize Şenlik Başlıyor:)
2010/12/15 16:07
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! 7,7 (2 oy)

Sevgili Mbirgin Abi 3. uygulamanın da başlatılmasına çok sevindim. Hayırlı olur inşaalah...Formatın da belli kriterlerde olması işi daha akademik boyuta taşıdıBu durumdan memnunuz haliyle... Z.Sarı da uygulamaya katılırsa daha da memnun olacağız Ne zamandır da görüşemiyoruz, özledik valla yorumlarıyla, açık uçlu sivri açıklamalarıyla Z.Sarı'yı.

Uygulamaya Katılanlara, siteye emeği geçmiş ve geçecek olan sevgili dostlara şimdiden başarılar diliyorum,

İçinizde ki o sevimli çocuk susmamışsa hala, Ona aynakeş olun diliniz döndüğünce...Ağzına hemen emzik tıkamak yerine üstüne bal sürüp verin...Tatlansın dimağlarımız...

Kalemşörler haydi konuşsun kaleminizDamlada deryaya dalmak niyetiyle, Hayırlı okumalar, hayırlı ufuklar...

Ey Hatip sandığım Mbirgin abi      

ben ilk yazıyı hatip yazdı zannettim mbirgin abi.

''Bu uygulamanın daha önce başlatılmasını talep eden arkadaşlara (aklıma sadece vuslatnur geldi :P); bazı yeniliklerin peşinde olduğumuzu ve bu nedenle biraz ötelemek istediğimizi söylemiştik..''

cümlesini görünce kimin gönderdiğine bakmadan hatip sannadım k.bakmayın..

inş bu önceki yazılarımın telafisi olmuştur..

selametle...

Kaptırılmayan Semere
2010/12/17 3:35
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! (0 oy)

Biliyorum biraz zor olacak ey Z.SARI; ama siz zorlukları seversiniz, bilirim. 

Haklısınız ey rahmeli
Biraz da bu yüzden yeniliklerde öyle bir yaklaşım da takındık ya işte. 

Bu Hatip, bunca iştah kabartan cümleyi nasıl terkip ediyor, arkadaş ya! 

Ey vuslatnur, kocaman bir mesajdaki  bir cümleye bakarak onu Hatip yazdı zannettiniz, demek... Ne desem bilmem ki! 
Önemli değil de... Yani o upuzun mesajı oluştumak için epey zaman, düşünce gücü ve efor harcadım... Bunların semeresini başka bir üyeye neden kaptırmak isteyeyim ki yani! 

Bu mesaj, m1gin tarafından, 17.12.2010 03:37:28 itibariyle düzenlenmiştir.
İngilizce kelime ezberleme oyunu: vav.mbirgin.com
Amatör Yazarlar Yarışıyor 3
2010/12/17 15:26
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! (0 oy)

öncelikle sayın Hatipoğlu benden uzun zamandır haber alamama nedenınız ;

ısrarla çaldırdığım halde telofonunuza bakmamanız ve cevapsız çagrıyı gordugunuz takdırde gerı donmemenız =)

Neyse ben sivri açıklamlar mı yapıyorum yahu ?

hem dogruları soylemek nezaman sıvrı olmus

bakalım nasıb ... Nasıbımızde katılmak varsa katılırız yoksa katılmayız =)

 

Tamamen Dikkatsizlik MBİRGİN ABİ

tamamen dikkatsizlik

bu arada şu şiir mevzuu benmde dikkatimi çekti. aslında yazar ve şairler olsada bizler şiirlerimizde gönderebilsek...

yada başka bir arkadaş şiir bölümü organize etse nasıl olur???

Tezahür
2010/12/19 0:43
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! (0 oy)

Yarışmanın 3. etabının başlamasına ben de çok sevindim, katılacak tüm arkadaşlara başarılar diliyorum.

Bu arada bu etaptaki yeniliklerde gayet fevkalâde, az buçuk kendi payımın da olmasından mıdır nedir

Henüz bir yazı gönderen olmamış deyip kağıda kaleme sarılasım geliyor, lâkin şu sıralar elim kalem tutsa da yüreğim kelâm tutuyor ve ben bir türlü kelimeleri bir araya getirip cümle kuramıyorum...

Yine bu arada kulağıma birinciliği garantileyecek bir yazının birilerinin elinde olduğu ve bu kişinin yarışmaya "söz konusu yazı ile katılsam mi ki" gibi bir düşüncenin zihninde tezahür ettiği duyumunu aldım.

Anlayan anladı sanırım, ben açıklama yapmayayım şimdi :)))

 

Hatip
2010/12/22 15:33
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! (0 oy)

İlk öncelikle Sevgili M1gin , Okuma  iştiyak'ım bir serüven.Malum Soy isim de hatipoğlu olunca okumamak elde değil:) Hayat böyle daha naz'ı çekilir gibiFarklı tatlarda tatmak hayatı ,lezzet veriyor ister istemez.Ortaya da  lezzetli kelimeler çıkıyor haliyle:) İskender Pala'nın da deyimiyle Kitap sevgisi Sevgiliye duyulan özlem gibi bir şey...Can dostunla muhabbet gibi bir şey...Sıkıldığında bütün sıkıntılarını unutturacak kadar da büyüler seni...

Gel gelelim Z.Sarı'ya :) Telefonumda gelen aramalarda zuhali görmek bir kere çok güzel. Vefasıyla da ayrıdır bende Z.Sarı...Ama dönemiyorum, ya geç kalmış oluyorum:) Ya da malum öğrenciyiz, sermayemiz yetmiyor aramak için dönemiyoruz:) En kısa zamanda görüşmek dileğiyle:) Eee hatırlatayım en son hayat nasıl gidiyor diye sormuştu.Ben de malum Hayat=çile=Ben demiştim, hatırlatırım:)

Abheri'nin de kalemine özlem var buralarda iletirim kendisine...

Sevgi ve muhabbetle...

 

slm ey mbirgin abi 

şiir konusunu artık bir düşünsenizde bizde ona göre şiirlerimizi gönderebilsek??? 

Kısıtlamanın İptali
2011/01/02 18:13
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! (0 oy)

Düz yazı kısıtlaması, beni uğraştırmasının yanısıra, katılımcıların da hevesini kırıyormuş sanki. O yüzden, bu kısıtlamayı kaldırmanın uygun olabileceğine kanaat getirdim.

Evet arkadaşlar, yazılarınız için düz yazı zorunluluğu kalkmış bulunmaktadır... Kendi ürününüz olan herhangi bir yazı ile katılabilirsiniz... Aklınıza ne geliyorsa olur: Deneme, hikâye, şiir, mektup, fıkra...  

Ancak uygulamaya yeni bir şart eklendiğini de ifade etmeliyim:
En az 5 seçmen tarafından oylanmayan yazılar değerlendirilmeye alınmayacaktır. 

Bu mesaj, m1gin tarafından, 02.01.2011 18:47:44 itibariyle düzenlenmiştir.
İngilizce kelime ezberleme oyunu: vav.mbirgin.com
Önerii...
2011/01/04 14:20
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! (0 oy)

m.birgin,kısıtlamanın kalkması iyide,böylede karışık olmazmı,şöyle olsa mesela,iki katagori olsa,şiirler kendi kategorisinde,deneme,hikaye,mektup, bunlarda düz yazı kategorisinde yarışsın,2 birincimiz olur,oda ne güzel olur.ne dersin,diğer türlü hem haksızlık olur,mesela bi şiir çok güzel ,yada bi deneme çok güzel yazılmış bunlardan sadece biri birinci olacağı için,diğerine haksızlık olur,bence 2 katagori ,2de birinci olsun...

Sendeleyiş
2011/01/04 14:39
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! (0 oy)

Ey rahmeli,

En başta zaten öyle tasarlamış ve önümüzdeki zamanlar için bu türlü bir ayırımın olabileceğini söylemiştim. Ancak bunun düzenlemesi, takibi ve katılımcıları bilgilendirme ve yönlendirme durumları olabileceği için, ortaya karışık olması daha pratik olacaktır. 

E hadi artık arkadaşlar, işte kapsamı da genişletttik... En azından bir kişi katılım sağlasın da, bu konuya yazı dışında cevap kabul etmez hâle gelelim... Ki ben de bir o yana bir bu yana sendeleyip durmayayım. 

İngilizce kelime ezberleme oyunu: vav.mbirgin.com
Çırpınışlar
2011/01/05 13:16
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! 5,8 (3 oy)


ÇIRPINIŞLAR

Fısıltıların kanadında uçuşan kelebekler
Duymak ile duymamak yada
Duyamamak arasında
Bir ömür bir hafta yada altmış sene
Farkını hissetmek
Farkını bulmak
Arada bir yerlerde
O ince çizgide tutunmak
Kulağımıza fısıltılaşan ömür
Ömürsüzleşen ömürde ömür
Ömürün içinde hayat birikintisi
Birikintinin içinde ömür arayışı
Hayat ile hayatsızlık arasında
Sızıntıyı bulabilmek yada yakalayabilmek
Deryada denizi
Denizde deryayı
Bilmek ile bilmemek yada
Bilememek
Rüzgar uğutusunda
Şehir feryadında
Hayat ile hayatsızlık
Sessiz yada sessizleşememişlik
Ortasında yaşam yada hayat
Gülemeyip gülmek
Hissetmeyip hissetmek
Başta değil ortada
Ortada değil sonda olmak
Aramak yaşantıyı
Hayatı
Hayatın hissizliğini
Şehrin suçsuzlığunu
Ömürün nerde
Ne kadar olduğunu bulmak
Bilmek bilememek
Bulmak yada bulamamak
Feryadu figanlar içinde kalamamak
Ağlamak ama gülememek
Sesler duyamama
Hayatta iken
Savrulma ordan oraya
Yaşamamışken yaşayamama

Varken varolmama
Sebeplerde sebepsizlik
Nedensizlikte sonuçsuzluk
Arada bir yerde
Ortada bir şeylerde
Kalmak kalamamak
Olmak yada olamamak
Hissetmek yada hissedememek
Kendinden öteye ötelerede
Gitmek yada ...
Ve sonsuzlaşan sende
Sensizleşen sessizleşen sende
Seni bulmak yada bulamamak...

Hatice Kübra KARADENİZ

Bu mesaj, m1gin tarafından, 05.01.2011 14:34:58 itibariyle düzenlenmiştir.
YEMEN ELLERİNDE BİR ÇİFT ÇORAP
2011/01/31 23:45
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! 5,8 (4 oy)

Öykücü düşündü… düşündü ve aldı eline kağıdı kalemi. Aklından geçirdikleri vardı… Ali Rıza, Pamuk, Fındık ve şimdiye kadar dinlediği bütün yaşam hikayeleri bir bir geçti zihninden…


Heyecanlıydı nasıl bir gurbetin içine hangi oyuncularını koyacaktı. Gerçekten onların yaşadığı gurbeti anlatabilecek miydi? Her şey değişmişti. Yıllar yıllar öncesine gidip onların yaşadığı yokluğu, şimdide var olmayan saf hisleri nasıl anlatacaktı? Yalnız kalmak bütün bunları düşünmek ve yazmak istiyordu. Yıllardır yapmak istediği tek bir şeyin özlemi vardı daima derununda; “yazmak”! İnsanlara kapattığı dünyasını kelimelere açmak ve o şekilde var olmak istiyordu. Yazmak bir yetenek mi yoksa öğrenilebilir bir şey mi diye kafa yorarken kendini kitapların içine gömülü buldu. Anlatıyordu işte… nasıl yazılır, neler yapılır. Hiçbir zaman kurallara bağlı kalamamış içinden geleni olduğu gibi ortaya koymayı hep daha samimi bulmuş biri yıllardır hasretini çektiği şey için mi kurallara bağlanıverecekti? Yine yapamadı, yarım bıraktı okumalarını.
Anadolu’nun havasını soluyordu dünyaya göz açtı beri, tıpkı Ali Rıza gibi.

Ali Rıza bilemezdi, öykücü de bu satırların kahramanı olacağını… Öykücüye sebep olacağını. Ve kalem değmemiş nice güzellikler gibi o da varlıktan yokluğa geçiverecekti ki yakalandı! Ali Rıza’yı eskilere çok eskilere götürdü bıraktı, fakat oradan nasıl çıkartacağını bilemedi. Gerçekte olduğu gibi mi yoksa başka bir yol mu çizmeliydi ona? Mutlu mu etmeliydi yoksa bedbaht mı? Öykünün tamamlanması gereken sıkıntı verici günlerin birinde uyandı sabaha karşı. Gurbeti yaşamadan gurbeti anlatmaya zorladı kendini, sonunu getirmesi gerektiği öyküsünün başında buldu yine ama mutsuz değildi. Noktaya virgüle dokunmadan yazmak… yazmak, uzun uzun yazmak istiyordu. Kendi haline bırakılmışlığın rahatlığını bu defa bu öyküde aşsın da ortaya bir şey çıkarsın istiyordu! Küçük defterine baktı… İşte Ali Rıza orada hapsolmuştu. Yedi sene yaşadığı gurbet yetmiyordu da sanki şimdi de öykücü uzatıyordu ne zamandır bilinesi gerçekliğindeki gurbetini. “Kurtuluş savaşı günleriydi”… diye başladı önce ve anlattı kalemine değdiğince düşünceleri.

Kurtuluş savaşı günleriydi. Herkes yokluk içinde. Kimsenin kimseden isteyebileceği bir şey yok nerdeyse. Ekmek bulsalar katık, katık bulsalar ekmek yok. Bu yokluk her ne kadar yaşama direncini azaltsa da insanların, milli duyguları dipdiri ayakta tutmaktaydı onları. Ali Rıza’yı bütün bu olumsuzluklar içinde heyecanlandıran iki şey vardı: Biri yakında vatanını düşman elinden korumak için askere alınacak olması, diğeri de kalbinde baharlar açtıran Pamuk gibi birinin varlığı! O bayram günü uzaktan uzağa bakışlarının birbirine değdiği o an niyet etmişti Pamuk’un kaderi olmasına.
Aradan aylar geçti ama ne o bakışı, ne o niyeti unutmuştu Ali Rıza. Annesi karşısında çocukluğundan beri koruduğu sessizliği Pamuk için bozmuştu da bir çırpıda söyleyivermişti sanki nefesi boğazına duracak yerde. Annesi bu anı beklercesine vakarlı bir yüz ifadesi başını öne eğdi de bir oh çekiverdi sanki.

Pamuk, kadınlığına has bir seziyle biliyordu da kendine bile söyleyemiyordu. Ali Rıza’da onun kalbinde yer edinmişti aslında. O ilk bakışından aylar sonra herkesten saklı gizli işlediği çorapları nasıl vereceğini düşünürken buldu kendini. Vermesine verirdi de, ya bir gören olursa ne yapacaktı. Bu yörede bu çoraplardan örebilen bir tek o vardı. Ali Rıza soğuk bir kış günü bu çorapları giyer de gören olursa ne cevap verirdi anne babasına?! Hemen vazgeçti içinde tutamayıp elinde emeğine dönüşen sevgisini sunmaktan. Gerçekleşmesini istediği bir hayal gibi hapsoldu içine duyguları. Ne var ki bu defa Ali Rıza içinde tutamadıklarıyla çaldı bir gün kapısını niyet ettiğinin. Böylece gerçeklik giydi ‘’bir çift çorap’’ Ali Rızanın ellerinde hikayesiyle birlikte.


Ali Rıza bir gün yanına çağırdı Pamuk’u. Evde sadece ikisi vardı o gün. Bana iğne iplik getir dedi. Pamuk hiç soru sormadan usulca kalktı ve dikiş kutusunu getirdi. Ali Rıza siyah beyaz ipleri birer birer geçirdi iğnelerden. Al götür bunları koy sandığına. Yarın ben sana anne babamın yanında şu pantolonumu yama derim, sen de sandıktan bunları getirip dikersin. Kimse de anlamaz kirpiklerinin görmene engel olduğuna, iğneye ipliği takamadığına!

Sonra Yemen’e gönderdi Ali Rıza’yı, yanında Pamuk’un ördüğü çiçekli çoraplar, özlediği her şeyi anlatsın diye ona baktıkça. Belki acıkınca açlığını gidersin, hüznünü gözyaşlarına teslim ettiğinde o iki çift çorap silsin diye yalnızlığını… Dil bilmezliğini. Vatanından uzakta bayrağını görmüş gibi sevinsin diye. Pamuk’u, annesini, babasını… Sanki bir avuç toprağını görmüş gibi olsun diye de! Doğacak çocuğundan habersiz yollara koyulduğunda, kendinin başına geleceklerden ziyade Pamuk’un başına gelecekleri de bilmiyordu elbet. Kendi orada hasret çekerken, bir dönülmez yoldayken, bilmiyordu ki sıcacık yuvasında bıraktığı Pamuk’ta kendisiyle aynı kaderi paylaşacak. İnsanoğlu hayatta başına ne gelirse gelsin zaman ona öğretiyordu katlanabilmeyi her şarta, her yenilgiye. O yüzden Ali Rıza’da Pamuk’ta en katlanılmaz denene katlandılar zamanın öğreticiliğinde.


Pamuk’un bir türlü anlam veremediği savaş beklediğinden daha uzun sürdü, sanmıştı ki bebeğini birlikte kucağına alacaklardı. Ali Rıza’dan gelen birkaç mektupla öğrendiğinde düşündüğü gibi olmayan gerçekleri artık ümidini hepten yitirmişti. Kızını hüzünlü bakışlarla sever olmuştu, bir emanet titizliğinde her an gözünden ayırmıyordu. Aradan o kadar uzun bir zaman geçmişti ki, evli olduğunu bile unutmuştu adeta.
Ali Rıza aradan geçen yedi sene boyunca o kadar çok kez tekrarlamıştı ki zihninde hayat hikâyesini. Yaşadıkları gerçek mi yoksa büsbütün bir rüyadan mı ibaret, ayırt edemiyordu artık. Öyle ya; esir düştüğünden beridir kendi dilini bile konuşamamanın hasretiyle de yanar olmuştu içi. Evden ayrıldığı o ilk anda düşmüştü içine bütün sevdiklerini kaybetme korkusu. Hüzün veren ne varsa beynine üşüşmüştü. Yemen’in sarp dağları, dondurucu soğuğu bir şey yapamamıştı ona, zihnindekiler kadar. Orada kaldığı her gün dışarıda düşmanlarla cenk ederken; içinde de vatan toprağından, sevdiklerinden uzak olmanın acısıyla savaşıyordu.
Tam yedi koca sene, her anı bitmek bilmez bir hasretle yaşanan, bitti bir gün. Sonu gelmez denilenin sonu geldi, “Artık kavuşma zamanı”… dedi Ali Rıza… Bir tek isimleri kalmıştı dimağında; göremediği, duyamadığı, dokunamadığı bütün o bildiklerinin. Esaretten kurtulduğu o gün nasıl olup da Yemen’den evine gelebildiğine şaşırıyor ve hala yaşıyor olduğuna inanamıyordu.


Öykücü kendini çok yavan buldu. Hayalindeki bunlar değildi. Her bakımdan çok daha zengin bir öyküydü istediği ama bunun için yeterince zamanı olmadı, bekli de gereken önemi vermedi. Şimdi üzüntüyle karışık kararsızlık duyguları sarmıştı onu. Bunları görücüye çıkarsa mı, çıkarmasa mıydı? Sorular… sorular… sorular, kendini kötü hissettiriyordu. Tıpkı öyküsünün sonu gibi…


Ali Rıza sağ salim geldi gelmesine fakat, Yemen ellerinde kendisine teselli veren allı morlu çorabı işleyen elleri göremedi. Kimseye de bir şey sormadı, soramadı. Gurbetten dönmüştü ama sanki doğup büyüdüğü, dilini, dinini bildiği bu yerler bir anda yabancılaşmıştı ona. Pamuk bedenen hayattaydı ama, Ali Rıza’nın içinde öldürmüşlerdi onu Yemen’den getirdikleri ölüm haberiyle!


Aylar sonra bir gün cesaret etti Pamuk’un izini bulmaya. Çok uzağında değildi ama karşısına çıkmak olmazdı şimdi. Yaşasa da bir defa öldüğüne inanılan hayatta mıdır ki; işte bu yüzden çıkmak istemedi Ali Rıza Pamuk’un karşısına. Derdini anlatacak birini ararken kendini bilge bir ihtiyarın karşısında buldu. Öğrendi Pamuk’la ilgili bütün gerçeği. İhtiyar eli elinde küçük bir kız çocuğuyla geldiğinde kalbi duracak gibi oldu babasının. Hiçbir zaman duyamayacağı baba sözcüğü aklından bile geçmedi Ali Rıza’nın. Küçük kızın gözlerinde Pamuk’un gözlerini aradı, sonra ne yapacağını bilemez bir halde birden sarıldı Fındık’a… öptü, kokladı ilk ve son kez. Babalık içgüdüsüyle şimdiye kadar yanında olamayıp hiçbir şey alamamış olmanın verdiği eziklikle bir miktar para ve bir küçük paket tutuşturdu eline sadece o an, kendinin olanın minik ellerine. Ali Rıza o günden sonra sır oldu bilip tanıdığı bütün gözlere. Yemen’de ve eve döndüğünde yaşadıklarını bir çift çoraptan başka kimseye anlatmamıştı.
Fındık annesine koşup heyecanla sarıldığı an, allı morlu bir çift çorap düştü elinden…


Öykücü de buruk bir sevinç… Öykü sona erdi evet ama; hüznü de kalbine çöktü. Ali Rıza’nın hikâyesini noktaladı, kendini virgüllere bıraktı ve bütün bilinmezlikleri için üç nokta koydu… Müziğin sesini biraz daha açtı …

Mızıka çalındı düğün mü sandın
Al yeşil bayrağı gelin mi sandın
Yemene gideni gelir mi sandın
Dön gel ağam dön gel dayanamirem
Uyku gaflet basmış uyanamirem
Ağam öldüğüne ey ey inanamirem

Koyun gelir kuzusunun adı yok
Sıralanmış küleklerin sütü yok
Ağamsız da bu yerlerin tadı yok

Dön gel ağam dön gel dayanamirem
Uyku gaflet basmış uyanamirem
Ağam öldüğüne ey ey inanamirem

Ağamı yolladım yemen eline
Çifte tabancalar takmış beline
Ayrılmak olur mu taze geline

Dön gel ağam dön gel dayanamirem
Uyku gaflet basmış uyanamirem
Ağam öldüğüne ey ey inanamirem 

 

Bu mesaj, nihavend tarafından, 01.02.2011 00:00:07 itibariyle düzenlenmiştir.
Bu mesaj, nihavend tarafından, 01.02.2011 00:06:03 itibariyle düzenlenmiştir.

 

sayın m birgin abi

rica etsem amatör yazarlar grubuna  bir hareketlilik getirirmisiniz             

Ara
2011/03/05 4:10
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! (0 oy)

Ödül koyduk diye millet katılmak istemiyor olabilir... Kaldıralım olmazsa... 

Sizin öneriniz nedir ey vuslatnur

Bu arada, bir sonraki aday yazı gelene kadar gelecek mesajlar geçici olarak burada yer alacaklardır. Daha sonrasında aradan çıkarılabileceklerdir. 

Bu mesaj, m1gin tarafından, 05.03.2011 04:12:26 itibariyle düzenlenmiştir.
İngilizce kelime ezberleme oyunu: vav.mbirgin.com

 

benim önerimi mi soruyorsunuz EY MBİRGİN ABİ

benm önerim öncelikle şu yorumların kalkmaması,

ve daha sonrası için de eğer dedğiniz gibi ödülden dolayı kimse yazmıyorsa kaldıralım :)  ödülü madem kimse o yüzden yazmıyor bizde ödülsüz devam ederiz.

lakin ne kadar zaman geçti ama kimse den ses seda yok bence artık bişiler düşünmek lazım bu konu hakkında??? 

Bu mesaj, vuslatnur tarafından, 06.03.2011 19:59:37 itibariyle düzenlenmiştir.
Hür İrade
2011/03/10 5:16
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! (0 oy)

Ey vuslatnur,

Yorumların kaldırılmasının öncelikli amacını biliyorsunuz; aday yazıların peşpeşe dizilmesi ve gerek seçmeni gerek konu editörlerini yormamasıdır. Değilse her bir aday yazının vurgulanması gereksiniyor...

Ama bu konu aklımda... Şayet aday yazıları normal mesajlardan ayırt ederek, derli toplu bir şekilde sunabilecek bir yöntemi hayata geçirebilirsem, o zaman söz konusu kısıtlamayı kaldırabiliriz tabiki. 

Ödülü kaldırmayalım ama... Yani tamam rakam sembolik; ama yazmayanlar bu yüzden yazmıyor değillerdir sanırım. Ben lâf olsun diye dedimdi; bu yönde bana ulaşan bir dönüt bulunmuyor, değilse. 

Bir de  acelemiz yok bence. Ne zaman 10 adet katılıma ulaşırsak, o ayın sonunda sonuçları açıklayabiliriz... Katılım olursa iyi olur tabi; lâkin olmazsa da olmaz değil yani. 

Adayların; arkadaşlarının ricasıyla değil de, içlerinden gelerek ve kendi istekleriyle katılım göstermelerini kişisel olarak daha çok önemsiyorum...

Ki zaten biliyorsunuz; bu sitenin genel anlayışında, bu hür irade önemli rol oynamaktadır. Düşünün bir kere; bir ziyaretçi üye olmak için üyelik formunu açıyor ve şu minvalde bir mesajla karşılaşıyor:  
"Sitede üye olmayı gerektiren kısıtlanmış hiçbir içerik bulunmamaktadır. Yine de siz bilirsiniz." 

Sorarım size, siz olsaydınız üye olur muydunuz? 
Ha şey... Pardon! Siz olmuştunuz zaten, öyle değil mi? 

Neyse ya, konuyu saptırdım galiba... 

Bu arada bir önceki mesajımda, bir sonraki aday yazı gelene kadarki bu ara yorumların geçici olarak burada duracağını söylemiştim ya... Ya ben bu mesajımı beğendim şimdi... Kıyamam ki buna... 

O halde, bir an evvel bir yöntem geliştirsem fena olmayacak sanki. 

Bu mesaj, m1gin tarafından, 10.03.2011 05:32:11 itibariyle düzenlenmiştir.
İngilizce kelime ezberleme oyunu: vav.mbirgin.com
01
Abonelik Bilgisi Abonelik
Özellikli Bağlantılar
İletişim | Kullanım Şartları | Reklam Bilgileri | Tüm Üyeler | Ne Nasıl Yapılır? | Arama | RSS | Twitter | Facebook | Youtube

Son Üyeler: RyanCaleb, AtillaBan, Nesss, Eminecakir, Rumeysa58,
Son Oturumlar: