Kullanıcı Adı:
Parola:
Bilgi Hatırlatma Yeni Üyelik
Beğen
Paylaş
Sayfa: Site:
Görüntülenme: 18139
MERHABA AYLARIN SULTANI
2009/08/21 10:15
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! (0 oy)

     Ömür denen fani bazen günahlarla  bazende sevaplarla geçiyor. Zaman sadece arkaya dönüp baktığımızda fark ediliyor. Hatırlıyorumda  daha dün ilk orucumu tutmaya başladığım yılları yine böyle uzun ve sıcak günlere denk geliyordu. 8 yaş civarındaydım. 30 sene gecmiş aradan yine sıcak ve uzun günlere denk geldi mubarek.

     İşler ALLAH rızası gözetilerek yapılınca farklı bir tat alıyor. Bir yetimi sevindirmek, bir acı doyurmak, bir elbisesizi giydirmek sırf ALLAH rızası için yapılınca lezzetli oluyor. Ama şeytan denen düşman kibiri, gururu araya sokmak için alttan dirip üstten çıkıyor. Yanlızda değil şeytan, birde yardımcısı var . Nefis diye. Öyle bir yardımcı ki bazen şeytanın bile önünü geciyor.

     Bu mübarek ayda şeytan bağlanmasına rahmen nefis esiri olmamız için çirit atıyor. Tam da bu esnada şunu söylemek geliyor içimden DUALARIN ET MAKBULU KİŞİNİN GIYABINDA YAPILAN DUADIR . Onun için CENAB-I MEVLAMIZIN bizleri ve tüm ümmeti nefsinin ve şeytanın esiri olmaktan muafaza etmesini diliyor ve dileniyorum.

     Acizliğimi, güçsüzlüğümü, zayıflığımı, iradesizliğimi, sabırsızlığımı kabul ediyorum. Bütün eksiklerimi hiç bir eksiği olmayan, izni olmadan bir yaprağın bile düşmediği  iradesi sonsuz rabbimize arz ediyorum. Bütün günahlarımla şu mübarek günde kapına geldim. El açtım yalvarıyorum. Senden başka gidecek ne bir kapımız ne de bir yardımcımız var. Bizleri kapından boş çevirmeyeceğin ümidiyle yaşıyorum. Ne olur bizleri de bütün ümmetide affeyle. Bizlere bir daha günaha girme fırsatı nasip etme.

     Şu koca kainatı  sen olmasan yaratmazdım dediğin AHMED-İ MAHMUD-U MUHAMMED (S.A.V.) hatrına dualarımızı kabul eyle . Önderimiz kendisi  ve ümmeti için ne istemiş ise bizde istiyoruz nasip eyle. Önderimiz kendisinden ve ümmetinden neyi uzak etmeni dilemiş ise bizden de uzak eyle.

     Hakkıyla orucumuzu tutmayı, namazımızı kıllayı, ömrümüzü ayetler ve hadisler doğrultusunda yaşamayı nasip eyle. Yapabildiğimiz kadarıyla ibadetlerimizi kabul eyleAMİN....  


Bu mesaj, m1gin tarafından, 11.08.2010 02:24:36 itibariyle düzenlenmiştir.
ramazan demek ??
2009/08/21 17:43
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! (0 oy)

Secdeye varan başla,
Gözlerden akan yaşla,
Müslüman arkadaşla,
Ne güzeldir Ramazan.


1. Ramazan kelimesi, güz mevsiminin başında yağıp yeryüzünü tozdan temizleyen yağmur anlamındaki “ramdâ” kelimesinden türetilmiştir. Bu yağmur, yeryüzünü yıkadığı gibi Ramazan ayı da iman edenleri günahlardan yıkayıp temizler.

2. Ramazan kelimesi, güneşin şiddetinden taşların son derece kızması anlamındaki “ramada” kelimesinden türetilmiştir. Bu kökten türeyen “ramazan” kelimesi, kızgın yerde yalın ayak yürümekle yanmak demektir. Bu kelime, başına “şehr” kelimesinin ilavesiyle İslâm’ın beş temel esasından biri olan orucun tutulduğu aya özel isim yapılmıştır. Bu ayda Allah için oruç tutularak, açlık ve susuzluk çekilir ve böylece orucun harareti ile günahlar yakılır.

3. Ramazan kelimesi, kılıcı veya ok demirini inceltip keskinleştirmek için iki kaygan taş arasına koyup dövmek anlamındaki “ramada” kelimesinden türetilmiştir.

4. Ramazan kelimesi, Allah’ın güzel isimlerinden biridir. Allah’ın rahmeti ile günahların yanması dikkate alınarak, oruç tutulan aya bu isim verilmiştir. Bu anlamda “şehr-i ramazan”, “Allah’ın ayı” demektir.

 

Hoşgeldin
2010/08/11 2:10
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! (0 oy)

Susuzlukların ırmak olduğu günümüze kutla geldin, hoş geldin ey! Zamanlar güzeli ey, kut yağdırmaya bahçemize hoş geldin! Mü'minleri handân; mücrimleri giryan edendin sen! Ve şeytanı sûzân; inkarcıyı perişân edendin!.. Hoş geldin!..
Gufranımızdın, bağışlanmamızdın... Hoş geldin!.. Kitab'ımız, sadakamızdın... Hoş geldin!.. Selamımız ve salavatımızdın... Hoş geldin!..
"Cihânârâ cihân içindedir arâyı bilmezler
O mâhîler ki derya içredir deryâyı bilmezler"
Hatırası kora dönmüş uzak bayramların gülümseyişleriyle tutup ellerimizden iftar sevinçlerine karıştır aminlerimizi; çoğalttıkça çoğalt tazarruları gül dudaklarda. İki sevinç arasında, bunda ve ötede müjdelenen iki sevinç arasında bir alev gibi yak ruhumuzu ve bir anda yansın amel defterlerimizin kara sayfaları. Azrail tabaklarımıza bırakmadan ölümü hakiki oruçların iftarına ulaştır bizi. Terk ettiğimiz nimetlerini iftar sofrasında melekler koysun önümüze ve gönül kandilinin pasını temizlesin feriştehler. Riya desenlerinden arındırdığın nur hil'atlerini giydir seherlerde bize de, isterse ramazan hilalince arıklaşsın bedenlerimiz, gel ey!..
Fecirden başlayarak ta güneş batıncaya kadar sevda seherinden aşk pazarlarına düşelim çiçeksiz balların arısı gibi; ve güzeller zülfünün perçem tellerinde açalım gönül nergislerinin sarısı gibi. Tenha sokaklarda oruçsuz ve neşesiz koyma zamanı ve dağların yamaçlarında eserken gurub, uyuyan yelkenlilerimizi uyandır. Yakınında duralım zeytin dallarının ve bir zeytin ile varalım kırkıncı kapıya. Aynı dakikada düğümlenen zamanı paylaştır aramızda; aynı düğümde bağlanalım İrem denklemlerine. Süzülmüş benizlerle çarşıdan dönen şehzadeler söylesin son şarkısını özlemle kadirlerin ve nefesi gül kokan çocuklar okusun son medhiyesini hasretle bayramların. Gülabdanlardan dökülsün ellere cedlerin bereketi ve Var Eden'e ulaşsın ıtırlar iklim iklim, kuşak kuşak.
Onbir ayın sultanı, onikincim; muradım, mutluluğum, hoş geldin!.. Çifte sevince tek nimet; iki güzele bir âşık; gel, iyileştir içimizdeki yarayı...
Maah ey! Aydınlat kara düşüncelerimizi, barış getir, esenlik serp dünyamıza. Çığlıklar feryâda karışmasın çağında, mazluma imdâd, mü'mine dâd erişmesin hem!.. Gülümse bize.

İskender Pala

Yanıt: MERHABA AYLARIN SULTANI
2010/08/16 0:38
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! 8,5 (1 oy)

Sezai Karakoç'tan Ramazan tebriği
Şair ve fikir adamı Sezai Karakoç Ramazan ayının önemine binaen yazılı bir açıklama yaptı.
Çarşamba, 11 Ağustos 2010 11:20
Dünya Bülteni / Haber Merkezi

İkinci Yeni'nin en önemli şairlerinden ve Yüce Diriliş Partisi lideri Sezai Karakoç, bugün Ramazan ayına girme hasebiyle bir yazılı açıklamada bulunarak önemli mesajlar verdi.

Sezai Karakoç yaptığı yazılı açıklama ise şöyle; 'Allah’ın, müslümanlara, sonsuz lütuf ve kereminden bahşettiği manevî nimetler ayı Ramazan’ın 1430. sunu idrâk etmiş bulunuyoruz. Ne mutlu bize. Hamd ve şükürler olsun.

Mensubu olduğumuz İSLÂM MİLLETİ’nin, ramazanını can ve gönülden tebrik eder, bu kutlu ayı, her açıdan dolu dolu, en yüksek seviyede, en ulvi anlamda geçirmesini diler, onu, Hakikat Medeniyeti olan ve insanlığın biricik gerçek güven ve hayat kaynağı bulunan İSLÂM MEDENİYETİ’ni geçmişteki parlaklığıyla yeniden diriltmesi için, her yönden ve her boyutta İSLÂMIN DİRİLİŞİ için bir vesile yaparak harekete geçmesini, cehalet, zulüm ve vahşet karanlığına gömülmüş dünyayı mucizevî meşalesiyle aydınlatmayı vazgeçilmez bir görev olarak bilmesini, bu yönde bilinçlenmesini arzular, Cenabıhakkın günahlarımızı af ve merhametiyle bağışlamasını ve İSLÂM ÜLKESİ’nin, yeniden, eski zamanlarda olduğu gibi, bütünleşmiş, güçlü, hür ve bağımsız, huzur içinde, medeniyetin zirvesinde yüceliğe kavuşmasını dualarla temenni ederiz.
İzin ver, ramazanlar uyandırsın bizi Allahım! Uyandırsın, bilinçlendirsin ve diriltsin, Allahım!'

 

 

(Bu vesile ile bende tüm arkadaşların Ramazan-ı şerifini tebrik ederim.)

Sultana boyun eğmekte zorlanan, zorlanmayan herkesin korktuğu ve özlediği ay.

Alın, Sultandan bir Sultan AY...

İçindeki hikmete nazaran Sultan anılan AY...

İçindeki hikmetin içeriğine sırtımız dönük geçirdiğimiz AY...

Vesselam canlar

Mustafa Birgin kardeşim, size bir mail gönderme ihtiyacı doğdu, baştaki yazınızla alakalı...

http://www.kuran.ro/t61.html 

http://mustafaislamoglu.com/175_Hadis.html

Kasıt
2010/08/28 16:13
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! (0 oy)

Selam Aslancan,

"Baştaki yazı" ile, bu konuyu başlatan tiger tarafından gönderileni mi kasdettiniz? 

Gönlümüz, sunmak istediğinizi doğrudan buraya eklemenizden yana... Lâkin mail gönderilme gerekliliği olan bir durum söz konusuysa, buyurun: bilgi@mbirgin.com  

Verdiğiniz bağlantılarda özellikle vurgu yapmak istediğiniz bir bölüm var mıydı? Varsa ilgili bölümü kısaca alıntılayabilirsiniz, isterseniz. 

Bu arada, "Sultan Ay"a dair aktarmış olduğunuz dizeler hoşmuş... 

İngilizce kelime ezberleme oyunu: vav.mbirgin.com
Elveda Ey Şehr-i Ramazan
2011/08/29 19:32
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! 8,5 (1 oy)

Yeni bir konu olusturabilme hakkim olmadigi icin - 100 puani asmak gerekiyormus :-)) - acmak istedigim konuyu bu konu basligi altinda aciyorum. Mümkünse ve uygun görülürse, yeni bir konu olarak acabilirsiniz m1gin.

Satirlar o kadar dokundu, isledi ki yüregime adeta kurmak istedigim cümle ve kelimeleri bile hüzün kapladi. Umarim sizler de begenirsiniz. Ramazan ayinin son iftarina mahsus olan baska gelenekleri bilen, duyan varsa, paylasilirsa ögrenmis oluruz...

Ramazan Bayrami'niz mübarek olsun. Rabbim daha nice saglikli, huzurlu bayramlar nasip eder insaAllah... Selam ve dua ile...

 

*************************************************************************

Güzel Anadolumuzda öylesine güzel adetler var ki, keşke bunlar tamamen yok olmadan kitaplarda toplanabilse, hatta kamera ile kayıt altına alınarak gelecek kuşaklara hoş bir gelenek olarak aktarılabilse...

Çocukluğumdan hayal mayel hatırladığım ramazan ayının son iftarına mahsus hoş bir geleneğe geçtiğimiz yıl yeniden denk gelmiş ve kamera ile kayıt altına almıştım. Bu akşamki iftar saatini de bu nedenle iple çekiyorum. Sırf o duygulu anı bir kez daha yaşamak için...

Hiç kuşkusuz benzer adetler ülkemizin her köşesinde vardır. Hatta konuyla ilgili paylaşımda bulunmak ve araştırmak yapmak isteyenlere yardımcı olmak adına, kendi yörelerinde ramazana mahsus ne tür adetler olduğunu okuyucularımız yazı altına yorum şeklinde aktararak ilgililerin dikkatine sunabilirler.

Ben bugün sizlere, Batı Karadeniz’in yeşil ve mavisi içiçe geçmiş güzelliği ile meşhur şirin ili Bartın yöresinde, ramazan ayının son iftarında uygulanan geleneklerden birini aktarmak istiyorum.

Ramazanın son iftar saatinde oruçları açmak için ezanların okunması beklenirken, özellikle evlerdeki en yaşlı hanımlar yanlarına içine su doldurulmuş tas, maşrapa, ibrik, kova gibi malzemeler alarak, ezanın okunuşu ile birlikte, güneşin battığı istikamate doğru ellerindeki kaptaki suyu ileriye doğru serperler.

Tıpkı, gurbete giden insanların arkasından serpilen su gibi..

Özellikle evlerdeki bayanlar, yani ninelerimiz ve annelerimiz, Ramazan ayına adeta bir şahsı manevi, yani evlerine gelen, vakti saati geldiği için de gitmek zorunda kalan bir misafir mumalesi yaparlar. Ertesi yıl gene gelip, gene buyurması için, ramazan ayını adeta çok sevip sayılan hürmetli bir insan gibi kapıdan yolcu ederler.

Anadolu insanı, din görevlisi arkadaşların Ramazan ayının son 10 gününde söylemeye başladığı “Elveda Ey Şehr-i Ramazan” ilahileri ile girmeye başlar, bir yıllığına gurbete giden değerli bir varlığın uğurlanışı moduna...

Son teravihin son rekatındaki selamla, hüzün giderek derinleşir kalplerde...

Hemen peşinden 3 defa söylenen son ‘salat-ı ümmiye’, hani şu "Dede Efendi" tarafından yapılan bestesi ile, "Allahümme salli ala seyyidina..." diye başlayan büyük eser sona erdiğinde, birden derin bir sessizlik çöker mabetlere...

Son teravihin kılındığı gecede kalkılan son sahur, gurbete gitmeye hazırlanan sevgili bir dost ve arkadaş ile yenilen son yemek gibidir..

Son günün orucu ise, akşama uğurlanacak bir dostla geçirilen son gün atmosferindedir.

İmkanınız olsa da, son iftarda, Ramazanı kapıdan yolcu etmek için elinde bir kırba su ile bekleyen Anadolu kadınının o sırada söylediklerine bir kulak verme imkanı bulsanız.

Dudaklarından dökülen sözler, gelin edilen bir genç kızın, askere gönderilen bir yiğit delikanlının ardından söylenenlerden çok daha dokunaklı, çok daha kalbi, çok daha hissi ve içten olduğunu müşahede edersiniz.

Karşısında o sırada bir insan olmadan, sanki birini uğurluyormuş gibi dokunaklı sözler sarf edip gözyaşı dökmek nasıl birşeydir, keşke herkes bu estanteneyi hayatında birkez görebilse...

Son iftarda Ramazanı yolcu etmek, sadece ondan 1 yıl ayrı kalacak olmanın hüznü değildir. Ertesi yılki ramazana ulaşacak kadar ömrün yetmeme ihtimali de, ayrılık acısını derinleştiren ayrı bir duygu yükü olarak biner sinelere....

Ne edersiniz ki, ucunda ayrılık da olsa, hayat devam ediyor. Beklentiler ve umutlar ertesi yıl için yüreklerde birkez daha saklanıyor, tohumlanıyor ve yeniden yeşermesi için gün sayılıyor.

...Ve ardından bayram geliyor.

Ramazan Bayramının diğer adı Arapça ifadesi ile Fıtr Bayramı ki, fıtr kelimesi Arapça'da kahvaltı anlamına gelmekte ve ramazanın bitimiyle birlikte bayramın ilk günü yapılan ilk kahvaltıyı ifade etmektedir. Bu kahvaltı tüm evlerde, Ramazan ayının ve orucun bitmesi ve hakkıyla ifade edilmesinin bir nişanesi olarak yapılan bir tören niteliğindedir.

Bu vesile ile tüm okuyucularımın Ramazan Bayramını kutlar, sağlık ve esenlik içinde nice Ramazanlara ve bayramlara erişmesini temenni ederim.


Prof.Dr. Osman ÖZSOY

 

Bu mesaj, hazani tarafından, 29.08.2011 19:34:57 itibariyle düzenlenmiştir.
Hz. Peygamber'in Bir Ramazan Günü
2013/07/20 3:47
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! 6,5 (1 oy)

 

Sahur

Hz. Peygamber, bir Ramazan gününü mutlaka sahur yaparak başlatırdı. Sahur yapmanın faziletine ve bereketine dair Hz. Peygamber bir hadisinde “Bizim orucumuzla Ehl-i Kitap’ın [Yahudi ve Hristiyanlar] orucu arasındaki fark, sahur yemeğidir"buyurarak sahuru, Müslümanlar için ayırt edici bir özellik olarak vurguluyor. Hz. Peygamber’in sahur yemeğinde zaman zaman misafir bulundurduğunu da çeşitli hadislerden öğreniyoruz. Hz. Peygamber’in sahurla ilgili önemli bir uygulaması da sahur yemeğini geciktirmesi ve bunu tavsiye etmesidir.

Niyet

Hz. Peygamber’in oruç tutarken vazgeçmediği uygulamalardan birisi de oruca niyet etmesidir. Niyet edilmeden tutulan hiçbir orucun, oruç sayılmayacağını beyan etmiştir.  Ayrıca sahura kalkmanın da oruca niyet sayılacağı belirtilmekte…

İmsak-İftar Arası

Hz. Peygamber’in, oruçlu olduğu günlerde günlük işlerini ve diğer ibadetlerini aksatmadığını kaynaklar bize aktarıyor. Ancak Ramazan günlerinde müminleri, sözgelimi gıybet ve yalan söyleme gibi, bazı konularda her zamankinden daha çok uyardığını şu hadisinden öğreniyoruz: “Her kim yalan söylemeyi ve yalanla iş yapmayı bırakmazsa, onun yeme-içmesini bırakmasına Allah’ın ihtiyacı yoktur."

Hz. Peygamber’in imsak ve iftar arası en çok dikkat ettiği hususlardan biri de bedensel temizlik… Ağız ve diş temizliği için misvak kullandığını, ayrıca sıcak yaz günlerine denk gelen Ramazan aylarında serinlemek için başına su döktüğünü hadislerden öğreniyoruz.

İftar

Hz. Peygamber sahur yemeğini ne kadar geciktirmeye gayret ettiyse iftarını açmak için de o kadar acele etmiş ve akşam namazını kılmadan önce orucunu açmıştır. Ayrıca Hz. Peygamber’in tatlı bir yiyecekle, özellikle de hurmayla orucunu açtığı bilinmektedir. Hurma bulamadığı zamanlarda ise orucunu suyla açmış ve böyle yapılmasını tavsiye etmiştir.

Hz. Peygamber’in, orucunu açarken ettiği dua ise şu şekildedir: “Allah’ım, senin rızan için oruç tuttum, senin verdiğin rızkla orucumu açtım, kabul et. Sen dualarımızı işiten ve kabul edensin."

Teravih

Hz. Peygamber, Ramazan akşamlarını özellikle teravih namazı kılarak geçirmiş ve ashabını da bu namazı kılmaya teşvik etmiştir. Hz. Peygamber, teravihi kimi zaman cemaatle kimi zaman da tek başına kılmıştır. Teravihi cemaatle sürekli kılmamasının sebebi olarak da bunun zorunlu bir ibadet olarak yerleşmesini istemediği, zira ümmetine ağır geleceğini düşündüğü yorumu yapılmaktadır.  

Hz. Peygamber’in Ramazan’a dair uygulamaları tabi ki sadece bunlardan ibaret değildi. İtikaf ve fitre başta olmak üzere bu aya mahsus çeşitli ibadetleri bizzat yerine getirmiş ve tavsiye etmişti.

-Alıntı-

Abonelik Bilgisi Abonelik
Özellikli Bağlantılar
İletişim | Kullanım Şartları | Reklam Bilgileri | Tüm Üyeler | Ne Nasıl Yapılır? | Arama | RSS | Twitter | Facebook | Youtube

Son Üyeler: ezgi04, diren, Hallelujah, drercan, Semorgh5,
Son Oturumlar: