Kullanıcı Adı:
Parola:
Bilgi Hatırlatma Yeni Üyelik
Beğen
Paylaş
Sayfa: Site:
Görüntülenme: 16126
Fıkraaaa.
2009/06/12 13:06
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! 6,5 (1 oy)

 

Elazığ’da adamın biri kahveye girer ve oyun oynayanlara hitaben:

“Hop abeler, bi dakka. Hanımından gorhanlar ayağa gahsın.”

Ani bir gürültü, haydaaa herkes ayakta. Bir kişi hariç.

Kahvenin tamamı hayretler içinde.

Soruyu soran adam, oturan adama yaklaşır ve:

“Abe helal olsun be, deliganlı adam mışsın.

Harbiden sen hanımından korkmaz mısın?”

Adam nefes nefesedir. Heyecanı biraz geçince:

“Yav gardaşım ele bi laf ettin ki, dizlerim bağı çözüldü, galhamadım.” der.

Yanıt: Oruç Musun_?Fıkra
2009/06/12 13:24
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! 6,5 (1 oy)

KAYNANA OLMAK SANATIR...
Genç bir çocuk heyecanla annesine gelir ve aşık olduğunu, evlenmek istedigini ve tanıştırmak istedigini söyler.
Ama sadece eglence olsun diye eve 3 kız getirecegini ve annesinin evleneceği kızı tahmin etmesini ister.
Ertesi gün 3 güzel kızla eve gelir.
Otururlar, bir süre sohbet ederler. Bir süre sonra çocuk heyecanla annesine sorar:
'- Tahmin ettin mi' diye.
Anne duraksamadan cevap verir:
'- Ortadaki kızıl saçlı.'
Oğlan hayretle annesine sorar: '- İnanılmaz, nasıl bildin?..'
Anne cevap verir:
'- Bir tek ondan hoşlanmadım.

.......
2009/06/12 13:27
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! 5,5 (1 oy)

Evin beyi geç saatlerde eve döner.Zili çaldığında karşısına suratı beş karış asık,uykulu uykulu bekleyen hanımı çıkar.Adam mahcub mahcub:"Hanım,beni beklemeseydin yatsaydın"der.Kadın başlar söylenmeye:
"İşyerine şu bilgisayarı almadan evvel işlerin uzun sürse de bittiği gibi eve gelirdin.şimdi ise yüzünü göremez olduk.Kötü şeyler yapmazsın biliyorum ama en azından akşamları yanımızda olsan."
Adam biraz düşündü ve "haklısın" dedi "yanınızda olmalıyım".Ve yarım kalan işlerini akşamları bilgisayardan tamamlayabilmek için eve bir bilgisayar bağlattı.Artık herkes hayatından memnundu.
günler sonra...
Anne bilgisayar başındaki oğluna seslenir:"Ahmeeet!yavrum kalk şu bilgisayarın başından.Ne anlıyorsunuz şu meretten bilmem.Aman yarabbim şu gözlere bak mosmor olmuş.kalk çabuk şunun başından.ben kapatırım.yav bunun kursuna da gittik okurken ama nereden çıkıyoduk.heh buldum.o da ne?kadınlara güzellik tavsiyeleri mi ?dur bakıyim."eşinizi kendinize bağlamanın 10 altın kuralı"vay be neler varmış şu internette...ay harika bişey bu."
1 hafta sonra...
Adam yorgun argın eve gelir.Hanım şişmiş gözlerle kapıyı açar.Adam içeri girer ve uzanır."hanım çok karnım aç,ne yemek yaptın bugün?hadi sofrayı hazırla.kadın mahcub mahcub:"şey henüz bişey yapmadım ama 15 dakikada bişeyler hazırlarım merak etme"
Adam yerinden fırlar:"neee!hiçbişey hazırlamadınmı?şişmiş gözleriden anlamıştım zaten,bütün gün bilgisayar başındasın di mi"
o arada küçük oğlan söze karışır."baba ya annem bana bilgisayarda hiç oyun oynatmıyo"
"senin sağlığın için yavrum"
"hayır,ne zaman hadi anne birazcık da ben oyniyim bilgisayarla desem "dur oğlum şu örneklere de bi bakıyim diyo"
"şimdi anlaşıldı neden evde yemek yok.yavv,hadi şu bilgisayara indirdiğin onlarca tariften hiçbirini yapmazsın da bi tarhana da mı pişiremedin be kadın !!!

Yanıt: Oruç Musun_?Fıkra
2009/06/12 14:33
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! 2,5 (1 oy)

Çok güldüm RmzTeselli  sağolasın. Fıkra yazmak için o kadar çok malzeme varki günümüzde .Çağımızın uçuk gençliği  ve  yararlı fakat bi o kadar da insan ilişkilerine taban yaptıran ,çocukları hırçınlaştıran v.s.bilgisayar.

Yağmur, Yarın :)
2010/06/07 0:41
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! 5,5 (1 oy)

Film ekibi, çölün kızgın güneşi altında çekim yapmaktadır. Zor şartlar altında calışırlarken, ihtiyar bir kızılderili sete doğru yaklaşır ve yönetmenin yanına giderek:
"Yağmur, yarın!" der ve gider. Şasıran yönetmen, ertesi gün yağan yağmuru hayretle izler. Bu sırada ihtiyar kızılderili yine gelir ve "Fırtına, yarın!" der ve yine uzaklaşır. Gerçekten de müthiş bir fırtına çıkar ve çölü birbirine katar. Yönetmen emreder:
"Çabuk bana o kızılderiliyi getirin! İstediği parayı verin. O olmazsa biz bu filmi bitiremeyiz!".
Adamlar, kızılderiliyi bulur ancak yaşlı apaçi bir türlü razı olmaz. En sonunda teklif edilen bir milyon doları reddedemez ve adamlarla birlikte kampa gelir. 1 ay boyunca ihtiyar kızılderilinin söylediği her şey tutar, yağmur der yağmur, çöl fırtınası der, çöl fırtınası, kavurucu sıcak der, kavurucu sıcak...
Yönetmen gayet memnun, filmi çekmeye devam eder. Derken bir gün yaşlı kızılderili susar ve hiçbir şey söylemez. Yönetmen: "Nasıl olsa geçer" diye düşünerek bekler. 1 gün, 2 gün, 1 hafta, 1 ay derken yönetmenin sabrı taşar ve kızılderiliyi bir kenara çekerek öfkeyle sorar:
"Bana bak! Sana bu iş için dünyanın parasını ödedim! Eğer susmaya devam edersen, seni buradan atacağım en sonunda!"
Kızılderili omuzlarını silker: "Radyo,kırıldı!"
 

Yanıt: Fıkraaaa.
2010/08/04 19:56
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! 5,5 (1 oy)

DÖŞEĞİNDEKİ KAYSERİLİ


KAYSERİLİNİN BİRİ ÖLÜM DÖŞEĞİNDEDİR:

KAYSERİLİ: SEVGİLİ KARIM BURADA MISIN?

EŞİ: EVET HAYATIM BURADAYIM.

KAYSERİLİ: SEVGİLİ OĞLUM MEHMET BURADA MISIN?

MEHMET: EVET BABACIM BURADAYIM.

KAYSERİLİ: OĞLUM AHMET YA SEN BURADA MISIN?

AHMET: EVET BEN DE BURADAYIM.

KAYSERİLİ: GÜZEL KIZIM SEN BURADA MISIN?

KIZI: EVET BURADAYIM BABACIM.

KAYSERİLİ: ALLAH HEPİNİZİN CEZASINI VERSİN. DÜKKANDA KİM DURUYOR O ZAMAN? 
 

            .............................................................................

 

Kaplumbağaların birgün suyu bitmiş.Ne yapacaklarını konuşurken iki kişi gönüllü olarak yola koyulmuş.20 yıl geçmiş, göle varmışlar ama kova almadıklarını anlamışlar.Biri diğerine ben kova getiririm ama ben gelene kadar içmeyeceksin demiş ve diğer kaplumbağa içmeyeceğine söz vermiş.Aradan 60 yıl geçmiş ve hala giden kaplumbağa gelmemiş. Göl kenarında bekleyen kaplumbağa, ''giden gelmeyecek, ben suyu içeyim de neslim sürsün'' demiş. Tam suyu içecekken çalıların arasından bir ses:

Bak böyle yaparsan gitmem ama!
 

Bu mesaj, acizgonul tarafından, 04.08.2010 23:51:23 itibariyle düzenlenmiştir.
Abartının Olağanlaşması
2010/08/07 16:45
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! 6,7 (2 oy)

Hoş geldiniz acizgonul,

İlk fıkradaki Kayserili göçüp giderken dahi, ailesinin geçim kapısının kapanmasına sinirleniyor... Ne kadar da düşünceli. 

Sonraki fıkradaki kaplumbağaları, kurbağalarla karıştırdığım için, 20 yılda göle varmalarını abartılı bulmuştum. 
Ancak bugün hatamın farkına vardım da, fıkrayı yeniden okuyarak keyiflendim. 

Mesajım konuya uygun olsun diye, bir fıkra da ben ekleyeyim hadi. 

İri yarı ve yapısı yerinde bir müşteri mağaza giriş katındaki tezgahtara sorar:
- E.e.e.eerrrkkkek.lller re.re.e.e.yonu ka.ka.ka.cın.cı ka.ka.katta?

Tezgahtar cevap vermez... Adam tekrar sorar:
- E.e.e.eerrrkkkek.lller re.re.re.e.e.yonu ka.ka.ka.cın.cı ka.ka.katta?

Tezgahtar yine duymamış gibi yapar. Adam sinirlenerek, aynı soruyu bir kez daha yinelerse de, tezgahtar yine oralı olmaz. Bunun üzerine adam, söylenerek mağazadan uzaklaşır.

Duruma şahit olan bir diğer müşteri, merakını yenemez ve tezgahtara sorar:
- Neden adama bir cevap vermediniz?

Tezgahtar yanıtlar:
- Da.a.yyak mı yi.yi.yiye.yi.yim yaaani!? 

 

Bu mesaj, m1gin tarafından, 07.08.2010 16:52:50 itibariyle düzenlenmiştir.
İngilizce kelime ezberleme oyunu: vav.mbirgin.com
Yanıt: Fıkraaaa.
2010/08/08 23:14
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! (0 oy)

Hoşlar buldum..Teşekkür ederim..Harika bir siteHer gün yeni şeyler keşfediyorumm..

Fıkra da güzeldi ayrıca..Teşekkürler..

Nasıl yetişeceksin ?
2010/08/11 1:49
Bildir! Alıntı ile cevap yaz Oyla! 7,5 (1 oy)

Mübarek Ramazanda jet imam haberleri daha çok duyulmaya başlıyor, bende bu vesileyle çorbada benimde tuzum olsun kabilinden bir nükte paylaşayım dedim bu sayfaya :)

Sultan II.Mahmud Han zamanında bir zât, Ramazanda bazı ahbab ve tanıdıklarını iftara davet etmiş. Meşhur şair İzzet Molla da davetliler arasındaymış.

Yatsı ezanı okunmuş, cemaatle namaza başlamışlar. İmamlık eden zât, namazı neredeyse iki secdeyi bir edecek kadar acele kıldırıyormuş. Çok kısa zamanda sonuncu rekatın tahıyyatına gelmişler. O aralık dışarıdan bir adam gelip namaz kıldıklarını görünce:

-Hazır abdestim varken ben de cemaate yetişeyim, diye düşünüp safa dahil olacağı sırada cemaat selam vermiş.

İzzet Molla dönüp adama şöyle demiş:

-Be adam! Biz içinde iken yetişemiyoruz, sen dışarıdan gelip nasıl yetişeceksin? :)

Bu mesaj, abheri tarafından, 11.08.2010 01:51:16 itibariyle düzenlenmiştir.
Abonelik Bilgisi Abonelik
Özellikli Bağlantılar
İletişim | Kullanım Şartları | Reklam Bilgileri | Tüm Üyeler | Ne Nasıl Yapılır? | Arama | RSS | Twitter | Facebook | Youtube

Son Üyeler: yavuz45, ensar5454, Sinan6183, 5555, Abcdefg_123,
Son Oturumlar: